Etkin Sebep

A+ A-

        Sosyoloji; oradan oraya savrulan, değişen ele avuca sığmayan, akıp giden bir yapıda bilimsel tabana serilir. Peki bizler için önemli ve şaşırtıcı olan nedir? Her birimiz için farklı olmakla birlikte ortak noktalarımız da olabilir. Belki de bizi buluşturan şey, akıp gitmenin durulma ve kırılma noktalarıdır. Neden değiştik, neden değişiyoruz, neden değişmiyoruz?  Bilmediklerimizden korkarız, bildiklerimizle de yüzleşmiyorsak yine bizim için bir korku söz konusu olur. Bizi bildiğimiz kadarının ötesine geçmeye çalışmaya iten güç nedir. Neden toplumsal araştırma yaparız?

    Sosyologlar, toplumu disiplinler çerçevesinde incelerler. Bilginin bilimsel dayanaklı üretimi ve bu üretimlerin devamı için sistematik olarak kullanılan bir yol olan toplumsal araştırmaların alternatiflerinin bize nasıl yön verdiğine de bakmak gerekir. Örneğin otorite, bunlardan biridir. Bilgiye ulaşmanın ucuz ve kolay bir yoludur ancak her zaman güvenli bir bilgiye bizi götürür mü? Hangi bilgiler ve bilenler daha baskındır ve bu baskınlıklar pek tabii medyatik etkileşimler ve olay örgülerine göre değişken olduklarından tek ve kesin kabul edilebilir bilgi bizim için söz konusu değildir. Bu alternatifler zaman zaman birbiriyle ilişkilidir örneğin gelenek, geçmişin baskınlığıdır. Geçmişte doğru olan şey, her zaman bugünün doğrusu olabilir mi? Sağduyu, herkesçe kabul görmüş ama çelişkilerde sabitlenmiş bilgi üretebilir. Farklı olay örgüleri için herkesçe mantıklı gelen şeylerin bir anlamı olmayabilir. Kişisel olarak deneyimlediğimiz her şey de doğru ve kesin değildir. Aşırı genelleme yaparak sahip olduğumuz tek bir bilginin birçok konu için geçerli olduğunu düşünmek yanıltıcıdır. Bazı olaylara ya da kişilere özel bir ilgi duyarak objektifliği kaybetmek hatta bu kişiler ve olaylar üzerinden etrafında o özellikleri taşıyan insanlara aynı yüklemeyi yapmak kesinlikten uzaklaştırır. Benim en çok üzerinde durmak istediğim ise “Erken Bitirme” ve “Hale Etkisi” yönleridir. Bir şeyi araştırırken bulduğumuz ilk şey okyanusa atılan küçücük bir taştır belki. Ama onu kesin ve net bilgi olarak almak, baştan savma yapmak bizi olduğumuz yerde saydırmaz mı? Herkesçe kabul edilmiş bir şey için yeterince objektif olamayabiliriz. 


Bugün, bizleri etkileyen her ne varsa bizi araştırmaya iten şeylerdir. Ve araştırmanın yöntemleri ayrı bir konu olmakla birlikte bahsi geçen bu alternatifleri de etkilemiştir. Tepkiselliğin boyutları, dönütlerimizin boyutları etkindir. Bütün bu sebeplerin belki de bir sonucu olarak diyebiliriz ki; toplumsal bir kurum olan bilim, üretim halindedir ve bu üretimler, kurduğumuz çarkı döndürür. Araştırmalar bunun bir parçası olabilir. Ve bahsi geçen alternatifler, bizi kesin ve net sonuçlara ulaştırmayabilir. Objektif olmak ve algılarımızı açık tutmak bizi bilimsel bilgiye yaklaştıran unsurlar olabilir.


Kaynakça

https://unsplash.com/photos/aJTiW00qqtI

unsplash.com/photos/WmnsGyaFnCQ

http://unsplash.com/photos/jVojxJGIyFE

07-11-2020
Havva Göktaş

Havva Göktaş

Öğrenci - Sosyoloji

‘’Kendim için bilen biri diyemem. Araştıran biri oldum hep, hala da öyleyim. Artık yıldızlarda ve kitaplarda aradığım yok. Damarlarımda çağlayarak akan kanın verdiği dersleri dinlemeye başladım.’’

Hermann Hesse – Demian

havvagoktas136@gmail.com