DECCAL

A+ A-

‘Sakin bir şekilde yeniden düşünür müsün? Rica ediyorum’ dedi Elyasa.

İsa ve Elyasa aynı masa etrafında oturmuşlardı. Zülkarneyn, onlarla konuşma mesafesinde ayaktaydı. Akıl hastanesinin yemekhanesindeydiler ve orada üçünden başka kimse yoktu.

‘Çok düşündüm’ dedi İsa ‘Deccal’ i ya da bir başkasını öldürmeyeceğim’

‘Ama Şeytan’ ı öldürdün’ dedi Elyasa.

‘Pişmanım’ dedi İsa ‘Bugünkü aklım olsa asla öldürmezdim’

Elyasa, ayağa kalktı. Zülkarneyn’ e baktı. ‘Ne olacak şimdi?’ diye sordu.

Zülkarneyn, iki elini yana açıp omuzlarını yukarı kaldırdı. O da bilmiyordu.

Elyasa, yeniden oturdu. İsa’ nın gözlerine bakarak konuştu. Sesine yumuşaklık katmaya çalışsa da telaşı hissediliyor ve ikna gücü zayıflıyordu. ‘Yemekhanede niçin kimse yok?’ diye sordu sonra kendi cevapladı ‘Çünkü dün bütün gün tam bir saatte tamamlandı ve insanlar bu yüzden çok korktu. Bunu Deccal yaptı. Biliyoruz hepimiz. Bu Deccal’ in işi. Nasıl yaptı? İstemeden yaptı. Enerjiye ihtiyacı var. Çok enerjiye ihtiyacı var. Dünya’ nın dönme enerjisini kullanabileceği bir düzenek kullanıyor. Bu düzenek Dünya’ yı çok hızlandırdı ve bir gün bir saatte tamamlandı. Bunu isteyerek yapmadı. Ama kullanacaktır. Düzenekle oynayacaktır. Bir aylık günler, bir yıllık günler, on dakikalık günler hazırlayacaktır. İnsanlar daha çok korkacaklar, kargaşa her yere, her şeye hakim olacak. Tamam kimse ölmesin. Deccal de yaşasın ama bir düşün! İnsanların, çocukların hatta hayvanların ve hatta bitkilerin korkularını düşün. Hem ona niçin bu kadar çok enerji gerekti biliyor musun? Kendini tanrı ilan edince geçmişi değiştirmesi gerekti. Deccal hakkındaki kayıtları, gerçek tanrının mesajlarını silmesi gerekti. Zamanda geriye gidecek ve insanlık tarihini tamamen değiştirecek. İsa lütfen… lütfen bir düşün… bir daha düşün. Onu senden başka öldürebilecek bir güç yok yeryüzünde’

İsa, ayağa kalktı. Çok rahat görünüyordu. Gülümseyerek Zülkarneyn’ e baktı. ‘Yine hologram mısın? Yoksa burada mısın?’ diye sordu.

‘Hologram görüyorsun’ dedi Zülkarneyn.

‘Onu öldürmek için nasıl bir silah kullanmam gerektiğini biliyor musun?’ diye sordu İsa.

‘Bilmiyorum’ diye cevapladı Zülkarneyn.

‘Ona sarılmam gerekiyormuş. İnsanlar kimlere sarılır biliyor musun? Annelerine sarılırlar. Babalarına, çocuklarına sarılırlar. Kardeşlerine sarılırlar. Çok sevdiklerine sarılırlar. Ve sarıldıkları yaşasın, mutlu olsun isterler. Sarılabileceğim kimsem yok bu dünyada. Deccal’ e sarılmam isteniyor benden çünkü Deccal’ in ölmesi için bu gerekli. Ben kimseyi öldürmeyeceğim. Kararlıyım ölümle ulaşılacak hiçbir çözümün içinde olmayacağım’

‘Ama tanrının isteği bu’ dedi Elyasa.

‘Benim de tanrıdan isteğim budur. Kimseyi öldürmek zorunda kalmayayım’

Elyasa, yeniden baktı Zülkarneyn’ e. Zülkarneyn gülümsedi. ‘Bir İsa daha var’ dedi ‘Madem Deccal geçmişe gidecek o İsa’ yı da görecektir. Belki o İsa sarılır Deccal’ e’

Elyasa, başını iki yana salladı ‘Geçmişi öyle karıştıracak ki… İsa hiç doğmayabilir’

‘Geçmişe ilk yolculuğunu İsa’ nın devrine ve Nasıra’ ya yönlendirebilirim’ dedi Zülkarneyn.

‘Olmaz’ dedi Elyasa ‘Çünkü… çünkü sarılma sırasında İsa da ölecek’

İsa, kahkahalarla gülmeye başladı. ‘Bunu bana ne zaman söylemeyi düşünüyordun’ dedi ve yemekhanenin kapısına doğru yürüdü.

‘Nereye?’ diye sordu Elyasa.

‘Sevebileceğim bir kadın bulmaya gidiyorum. Eğer bulabilirsem o kadına kendimi sevdirmeye çalışacağım’ dedi İsa ‘Kendi yarattığınız Deccal’ inize kendiniz sarılın’


Kaynakça

Kullanılan görsel ressam UĞUR AKALIN' a aittit.

04-04-2021
Osman Akalın

Osman Akalın

Öykü Yazarı

Bünyan doğumlu yazar Ankara'da yaşamaktadır. Turuncu ve yeşile gönül bağı vardır. Yıkanmış beton kokusunu ve leylak kokusunu önemser. Bu kokularda çocukluğunu ilk gençliğini muhafaza eder. Öfke, intikam duygusu yoktur. 'Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına' şarkısına müpteladır. Kızarmış patatesi ve beyaz peyniri çok sever. Hayal gücünün, sabrının ve hoşgörüsünün sınırları henüz kendisi için de muammadır. Asla pes etmez. Mucizelere inanır. Profil resmi Uğur Akalın' a aittir

osmanakalin38@gmail.com