Dalmaçya Kıyıları - Split

Road-tribimiz hız kesmeden devam ediyor.! Dubrovnik ’te gördüğümüz güzel manzaraları ve aldığımız pozitif enerjiyi attık hafızaya . Şimdi yola devam . İstikamet Hırvatistan’ın en büyük ikinci şehri ,Dalmaçya Bölgesi’nin idari merkezi ve aynı zamanda bir liman şehri olan Split . Gün ortasında yola devam ederken , bir tarafı uçsuz bucaksız Adriatik Denizi , diğer yanı envai çeşit yeşil olan yolumuzu , tepeden bütün ışıltısıyla eşlik eden güneş alabildiğince aydınlatıyor. Ekim’in ilk günlerinde Türkiye’de sonbahar kendini göstermeye başlasa da burada yaz hala devam ediyor . Hava ılık , günler uzun . Tıpkı birilerinin dediği gibi ‘’ Summer never ends , it just changes places ‘’

Keyifle geçen yolculuktan sonra Split’e vardık . İlk işimiz iki gece kalacağımız aparta yerleşmek oldu.


Sonra da ver elini Old Town . Malum Hırvatistan adalarıyla meşhur bir ülke . Split ’e kadar gelmişken bir ada ziyareti yapmadan dönmek olmazdı . Brac ve Hvar arasında kararsız kalıp , en sonunda tercihimizi Hvar ’dan yana yapıp soluğu Korcula ’da aldık . Nasıl mı ? Birazdan geleceğiz oraya .


Öncelikle Old Town ‘ a gidip açlığımızı yatıştırmamız lazım .Tavsiye üzerine gittiğimiz Wine & Cheese Bar Paradox  ‘ ta ‘’ Hangi şarapla hangi peynir iyi gider , hangi peynire ne marmelatı eşlik eder ’’ konularında genel kültürümüzü ikiye katladıktan sonra şaraba ve peynire yumulduk .





Ardından Split’in kordonu , palmiyelerle çevrili , yürüyüşe çıkmış insanlarla , hediyelikçilerle , barlarla cafelerle dolu cıvıl cıvıl Riva kısmından geçerek limanda feribot bileti satan kioskların olduğu yere geldik . Yarınki ilk feribotta Hvar gezimiz için yerlerimizi ayırttık .



Ve tekrar old town’a dönerek , buranın en meşhur dondurmacısı Luka Ice Cream ’den dondurmalarımızı alıp , eski şehri keşfetmeye başladık .






Şehrin tarihi 4. Yy ‘ a kadar uzanıyor . Surlarla çevrilmiş sınırlar içinde yer alan eski şehir bölgesinin eski hali tahrip olmuş olsa da ,


 

305 yılında Roma İmparatoru Diocletianus için yaptırılmış Diocletianus Sarayı , onun hemen bitişiğine yer alan Saint Dominus Katedrali , şehrin harika manzarasını gözler önüne seren Marjan Tepesi , Bacvice , Obojena Svjetlost , Žnjan  ve Kasuni plajları Split’te zaman geçirmek isteyenlerin uğrak noktalarından .



Ertesi Gün

Günün ilk ışıklarıyla gözlerimizi açar açmaz limana doğru koşmaya başladık . Feribotu kaçırmamız an meselesiydi . Neyse ki nefes nefese yetiştik ve Hvar adasına doğru yola koyulduk . Krilo – Kapetan Luka , Jadrolinija gibi firmaların feribotları adalara gidiyorlar . Günübirlik mi konaklayarak mı gezecekseniz ona göre hangisinin saatleri daha uygunsa biletlerinizi alıyorsunuz. Biz de nitekim öyle yapmıştık . Feribot Split’ten yola çıktı ,ilk önce Brac adasına uğradı ve Hvar’a doğru devam ettik .


Hvar ’da inen insan sayısı çok olunca oturduğumuz koltukta kalabalığın dağılmasını bekleyelim dememizle  bekleme süresinde motorların tekrar çalıştığını farketmemiz bir oldu ! Hvar’dan ayrılıyorduk  .! Meğer bu feribot Korcula ve Mljet’e uğrayıp en sonunda Dubrovnik’e varıyormuş . Birşeyler yapmamız lazımdı. Kaptanla konuştuk bizi indirmesini söyledik anlamadı . ‘’ Bir sonraki adada inersiniz ‘’ dedi. Elimizdeki dönüş bileti Hvar’dan Split’e olduğu için o da geçersizdi artık . ‘’Bir sonraki adadan Split’e dönen feribot var mıdır ? Varsa hangi saatte döner ? ’’ gibi sorular beynimizi kemirirken kendimizi Korcula adasında bulduk .


İlk işimiz feribot bileti satan gişeyi bulmak oldu. Neyse ki aynı gün dönüş feribotu varmış . Biz hemen o feribota binip Hvar’a dönmeyi isterken ‘’ Feribot akşam 19.00 da Korcula’dan hareket ediyor ’’ demesin mi ! Resmen tüm günü bu adada geçirip , akşam doğruca Split’e gitmeye mahkumduk artık . Elveda Hvar.. Umarım bir gün yollarımız tekrar kesişir .

 

Not : Korcula adası , Krka Şelalesi ve biraz daha Split , gelecek hafta  ‘’Dalmaçya Kıyıları ‘’ yazı dizimizin son bölümünde
sizlerle olacak.

05-04-2018