Çalışırken De Anneyim Ben !

Merhabalar :) 

 

Tanıdığım, tanımadığım bir çoklarınız gibi çalışan bir anneydim ben; tam üniversiteyi bitirdim, dinleneyim derkeeenn; kendi için bir şey yapmaya pek de fırsat bulamadan, yalnız 6 ay boşluktan sonra işe başlayan ve 2 yıl öncesine kadar da canını dişine takarak çalışan bir anne… Çalışma hayatının tamamında değil tabiki; ilk zamanlar yalnızca çalışan, çalışma hayatı içinde anne olan… Kendisine verilen görevleri çocukları kadar kutsal gören, ama her şeyden, herkesten önce bir anne…  Nereye gidersem gideyim, nerede olursam olayım, biri sağ yanım, biri sol yanımdaymışçasına (aynı resimdeki gibi) yaşayan bir anne…

İki kızım var benim, var demek ne kadar doğrudur bilinmez aslında. Onlara sahiplik değil kılavuzluk yapmaya çalışıyorum. Gücüm yettiğince, aklım erdiğince… Bazılarınızdan daha iyiyim belki annelikte, bazılarınızdan da kötü. “Kime göre, neye göre?” diye bir tabir duydum geçenlerde, beğendim de! “Kime göre, neye göre” iyiyim ya da kötüyüm bilinmez ama kendimce dünden daha iyi olmaya çabalayan bir anneyim.

 

Yazımın ilk başında da bahsettiğim gibi; uzun bir zaman annelikle çalışma hayatını bir arada götürmeye çalıştım. Kör topal geçti gitti günler. Yoğun bir tempoda geçen 18 yıldan sonra işyerimin de şehir dışına taşınması sebebiyle, çocuklarımla da daha fazla ilgilenebilmek için işimden ayrıldım. Böyle bir seçim yaptım.

 

20 yaşında başladım çalışmaya, çocuk sayılacak kadar zayıf, ufak tefektim. Halen hatırlıyorum işyerinde; bir odaya girdiğimde çalışanların, “kimin çocuğusun, kimi görmeye geldin” dediklerini gülümseyerek. İlk göz ağrımdı bana göre. Gözümü orada açtım. Oradayken evlendim, anne oldum. Veeee şükürler olsun ki; onurlu ve gururlu bir şekilde kendimce emekli oldum. Ayrılırken prim günüm dolmuştu. Bayrağı arkadaşlarıma devrettim. Şimdi uzaktan izliyorum onları. Fırsat buldukça ziyaret ediyor, eski günleri yad ediyorum. Özlediğim de oluyor çalıştığım zamanları, iyi ki evdeyim dediğim de oluyor bazen. Ama her gün çocuklarımla zaman geçirebilmek öyle mükemmel bir şey ki! Anlatılmaz, yaşanır; dediklerinden… Tabii aç parantez; okul döneminde pek güllük gülistanlık olmasa da ilişkimiz, çoğu anlarına tanıklık edebildiğim için şanslı hissediyorum kendimi.

Beni tanıyanlarınız varsa, yazdıklarıma şaşırabilirler okurken. Çünkü; çevremde çok konuşan biri olsam da çoğu zaman, ketumumdur bazı duygularımı anlatmada. Belki ilk defa duyacaklar bundan sonra yazdıklarımı da.

Çok konuşan boş konuşur mu dediniz, doğru ve güzel bir söz.

Ancak; bazen binlerce kelime içinde ser verip sır vermem kendimle ilgili, bazen de bir dakikada ömrümü anlatabilirim size…

Eğer sürç-i lisan edersem affola, ama bir anneye ufacık bir faydam olursa ne ala :)

 

Bir hikaye vardır bilir misiniz?

Kumsalda karaya vuran deniz yıldızlarını denize atan adam hakkında;

Yanındaki adam sormuş; “Bu çaban neyi değiştirecek?”

Diğer adam da; bir deniz yıldızını daha eline alıp denize atarken, “O’nun için çok şey değişti” demiş.

Ben de bu hikayeye inanan biri olarak diyorum ki;

belki BİRimiz BİRimiz için çok şey değiştirebiliriz…

 

01-04-2019