Büyük Beklentinin Hayal Kırıklığı 'Ömer Faruk Laçinbala'

A+ A-

Merhabalar efendim umarım herkes iyidir…

Futbol ile Basketbol yorumlarım ayrı olacaktır. Sadece bu seferlik 2 milli takımımızı da değerlendirmek istedim.

Öncelikle futbol ile başlayalım. Türk insanı için futbol; esnafı, memuru, işçisi ya da her kim olursa olsun fanatik insanların günlük ya da haftalık yaşamını etkileyen en önemli spor türü olarak anlatabiliriz. Artık renklerin bir öneminin kalmadığı Avrupa Futbol Şampiyonasını da nasıl beklediğimizi anlatmaya gerek yoktur. Herkesin turnuva öncesin de çeyrek final görebilir dediği Türk Milli Takımımız, İrfan Can’ın olağanüstü golüyle tek gol ve 0 puan ile turnuvayı tamamladı. Sadece şu soruyu sormak gerek,  maç esnasında pozisyona bile girmekte zorluk çektiğimiz 3 maç içinde kendinize “biz çok geride kalmışız” soruları sorduğunuz anlar oldu mu? Pardon geri de kalmak için aynı kulvar da yarışmak gerekir. Biz onu bile yapmadık!!

Sonuç olarak geldiğimiz en kötü yer ise oynadıkları kulüp takımlarında değerlerine değer katan futbolcularımızın değerlerinin düşmesi oldu. Biraz teknik detaya girelim. Maçları ele alalım. İtalya maçında ilk yarıyı öyle ya da böyle berabere getirmişken, öngörülebilir plan bu  olabilir mi? Gayet olabilir. Sonuçta İtalya ile oynuyorsun. Fakat, Spinazzola antrenmanda bu kadar boş alan buluyor mudur?  Emin değilim. İkinci yarı için konuşuyorum tabii ki. Çünkü Kenan Karaman, hoca timeout hocaaa demiştir muhtemelen. Artık onun yorulduğunu görüp ona göre değişiklik yapmak gerekirdi. Kanat akınlarının çok oluşu Şenol Güneş’i nasıl 3’lü savunmaya itmedi anlamak zor. Neyse bu maçı toparlamak gerekirse günümüzde değildik iyi hazırlanamadık gibi sebeplere sığınabiliriz. Galler maçı böyle olmasaydı tabii ki.

Galler deyince aklımıza kim geliyor? Futbolu bırakmasa muhtemelen Ryan Giggs geliyordur. Günümüz de ise Gareth Bale ve Aaron Ramsey gibi oyuncular gelir akla. Peki, şunu hemen soralım? Kenan Karaman’ı İtalya’nın kanat oyuncularını kovalaması, Okay’ı çapa olsun diye defansın önüne koyan Şenol Güneş, Galler gibi takıma neden aynı şeyleri deniyor? Siz de sıkılmadınız mı ön liberonun yeteneksiz ve güçlü bir oyuncu profilidir denmesinden. Seviye olarak senden düşük bir takıma karşı bu kadar önlem niye? Üstelik önlem alırsın işe yarar. 2 gol yiyip sayısız gol pozisyonu veriyorsun ve rakibin penaltıyı Hazar Denizi semalarına yolluyor. Bu kabul edilemez bir şey. İsviçre maçı ise artık formalite oldu. Zaten bizden daha iyi takım olan İsviçre kolayca yendi bizi.  Pardon bizden daha iyi olan takım dedim. Takım olan takım, takım olamayan topluluğu yendi.

Aslında uzun uzun değinmek isterdim fakat siz değerli okurların fazla zamanını almak istemedim bu konu da. Zaten önümüzde ki günler de takımlarımız için yazılarım olacak. Sık sık Türk futbolunu genelleyerek anlatmaya çalışacağım. Gelelim daha önce hiç Basketbol düzeyinde Erkekler bazında katılamadığımız, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları eleme maçlarına.

Biz, Uruguay, Çekya’nın oluğu grupta karşılaştık bu ekiplerle. Uruguay’ı Cedi Osman’ın bireysel oyunuyla geçmeyi başardık. Rakip Çekya olduğunda ise ilk defa takım oyunu sergileyerek benimde beklemediğim şekilde rahat yendik Çekler’i Yarı Final’de takımın %60’ı olan Giannis Antetokounmpo, Papapetrou gibi oyunculardan yoksun Yunanistan ile karşılaştık. Turnuva’nın en önemli favorisi olarak gösterilen Kanada ise Çekya’ya elenmişken bize olimpiyat yolu kuvvetli bir şekilde gözükmüş oldu. Yunanistan, karşısında ilk periyodu çift haneli farkla bitirmişken,  takıma sükûneti getirecek oyuncu(lar) olmayınca panik havasıyla fark eridi ve Yunanistan 3. Periyotta öne geçip maçı koparttı. Maçlardan çıkarılacak dersler var elbette. Çok yetenekli genç oyuncularımız var. İskelet olarak iyi durumdayız fakat. Tutkal görevi gören oyun kurucu eksikliği göze çarptı turnuvada. Larkin olmayınca bocaladığımız, ne yapacağımızı bilmediğimiz hücumlar gördük. Oyun aklı gerekiyor şüphesiz hücumlarımıza. Larkin’in eksikliğini çok hissettiğimiz zamanlar oldu. Özellikle Yunanistan karşısında ilk periyot iyi oynamışken. 2. Periyotta hücumları har vurup harman savurduk. 2 önemli oyuncuları Slokuas, Calathes gibi oyuncuların bağlantılarını durduramayıp, gereksiz zorlamalar, topun kıymetini bilememek gibi unsurlarda eklenince fark kaçınılmaz oldu.

Fakat basketbol da karamsar değilim. Larkin’in dönmesi, önümüzde 1 sene olması gibi sebeplerden. 2022 Avrupa Basketbol Şampiyonası için  milli takım adına çok ümitliyim.


Kaynakça

Kullanılan Görsel:

unsplash.com

08-07-2021
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

ankara psikolog