Bob Ross'un Türkiye'de Bıraktığı Etki

A+ A-

Bob Ross hepimizin TRT 2’de yayınlanan “Resim Sevinci” orijinal adıyla “Joy of Painting with Bob Ross” adlı televizyon programı ile tanıdığı bir isim. Tabii hepimizin derken 90 kuşağından bahsediyorum. Bob Ross ’un hayatından kısaca bahsetmek gerekirse, 1942’de ABD Florida’da dünyaya geliyor. Babasıyla birlikte marangozluk yapıyor daha sonra ise 17 yaşında hava kuvvetlerine yazılıyor. Alaska’ya gönderiliyor ve orada görevine devam ediyor. Buradaki görev süresi içinde boş zamanlarında etkilendiği Alaska manzaralarından yola çıkarak resimler yapıyor. Görevinden emekli olduktan sonra resim eğitimleri vermeye başlıyor. Daha sonrasında resim sanatında aldığı mesafe ona reklam teklifleri ile beraber televizyon programlarına kadar uzanan bir yol açıyor, yapılan programlar o dönemlerde 60 televizyon kanalında aynı anda yayınlanıyor ve ünü giderek artıyor. 1995 yılında 53 yaşında lenf bezi kanseri sebebiyle vefat ediyor.

Uzun yıllar süren program Türkiye’de “Resim Sevinci” adı ile 1993 yılından itibaren TRT2’de yayınlanmaya başladı. Bob Ross klasikleşen sözleri, imajı ve doğaçlama yaptığı manzara resimleri ile Türkiye’de de akıllara kazınan bir isim haline geldi. Buraya kadar her şey güzel, Bob Ross herkesin resim yapabileceğini anlatmasının, göstermesinin ve teşvik etmesinin yanı sıra resim sanatını topluma sevdiriyordu, fakat Türkiye’de başka etkilere de sebep oldu. Toplum olarak sanat ile pek barışık olmadığımız, dışladığımız, bilgisiz olduğumuz ve aramızın limoni olduğu bir gerçek. Böyle olunca Türkiye’de toplum içerisinde Bob Ross resim sanatının en büyük ustalarından biri ve belki de tek ustası zannedildi. Halk arasında resim çizdiği bilinen kişilere “Hani şu TRT’de bir adam var ya kıvırcık saçlı, sen onun gibi resim yapabiliyor musun?” veya “TRT’de bir adam çıkıyor ya, sen onun gibi manzara resmi yapabilir misin?” gibi sorular soruluyordu. Bunun sonucunda artık resim deyince akla manzara resmi, ressam deyince akla Bob Ross geliyordu. Akademilerde ise hiç sevilmezdi Bob Ross “Onun yaptığı sanat değil, piyasacı o” gibi sözlerle eleştirilirdi (Kendileri ne yapıyordu o da ayrı mesele.) Aslında resim sanatı ile ilgili bilgisizliğin ortaya çıkmasındaki temel sebebin de kendileri olduğunu hiç anlamadılar. Bu da ayrıca tartışılması gereken bir konu.

Uzun lafın kısası Bob Ross ‘un ülkemizde böyle bir etkisi var belki fark edilmiş, belki edilmemiş. Ama tabii ki bu, Bob Ross’u kötü yapmıyor. Kendisi; içi sanat sevgisiyle dolu, azim ederek, çalışarak binlerce manzara resminin altına imza atmış ve resim sanatını geniş kitlelere sevdirmiş değerli bir kişilikti. Bugün bile bazı dijital yayın mecralarında yayınlarının binlerce kişi tarafından izleniyor oluşu, yaptığı işin büyüklüğünü her seferinde bize gösteriyor.


Kaynakça

Görsel: https://www.flickr.com/photos/haiden1991/549347271

06-08-2021
Oğuzhan Sivri

Oğuzhan Sivri

Edebiyat

1984 yıllında Ankara’da doğdum. Eğitim hayatımın büyük bölümünü Ankara’da tamamladım ve doktora basamağından devam etmekteyim. Resim bölümünden mezun oldum ama bunun dışında edebiyat ile de ilgileniyorum. Soyut Düşlere Sürreal Göndermeler isminde bir kitabım var. Bunun yanında çeşitli yerlerde yazılarım ve ulusal-uluslararası dergilerde makalelerim bulunuyor. Birçok alana ilgi duyuyorum ve bu alanlarla ilgili elimden geldiği kadar yazı yazmaya çalışıyorum.

oguzhan.sivri@yandex.com.tr

oguzhan.sivri

ankara psikolog