Futbolun Kapitalist Sistem İçindeki Dönüşümü

Futbolun Kapitalist Sistem İçindeki Dönüşümü

A+ A-

Spor; toplumsal hayatta önemli bir boş zaman etkinliği olarak görülmekle birlikte bireylerin kendilerini tanımlamasında önemli bir araç olmuştur. Aynı zamanda kimlik ve aidiyeti inşa eden bir etkinliktir. Her kesim için “büyülü bir oyun” niteliğinde olan futbol; sahalardan televizyonlara taşınarak geniş kitlelere ulaştırılıp yeni bir algı yaratmaya çalışılmıştır. Söz konusu ilginin artmasında etkili olan küreselleşme faktörü ise teknoloji ve medya ile futbolu ticari boyuta taşımaktadır. Kapitalist sistemin hâkimiyet kurduğu bu alanın yansımalarını ise taraftarlık olgusunda görebiliyoruz.

İnsanların kalabalıklarda bireyselleşmesi ve bunun yanında yoğun iş ve hayat temposunun kişiyi ezmesi ile kişi mensubiyet duygusunu yitirebiliyor. Böylece insanlar için ‘taraftarlık’ olgusu, kişiye boş vakit aktivitesinden çok daha fazla şey ifade ediyor.

 

TARAFTARLIK VE YERELLİK

Medyanın bu işin içine girmesi ve özellikle televizyonun büyük bir rol oynaması ile futbol; kültür endüstrisinin ürünü olmakla beraber; izleyicilere yeni bir ideoloji alanı sunup, yerel takımların öneminin yitirilmesinde etkili olmuştur. Bu şekilde var olan toplumsal düzen ve ilişkiler; üç büyükler olarak adlandırılan kulüpler ile diğer şehir kulüpleri arasındaki farklılığı, büyüklüğü kitlelere, medya aracılığıyla  benimsetmiştir. Böylece Türk futbolu; medya vasıtasıyla üç büyükleri hedef alan yayınlar yaparak şehir takımlarının etkisini azaltıp ilgiyi büyük takımlara çekmiştir. Popüler kültürün içinde önemli bir yeri olan futbolun medya ilişkisi içinde yaratmış olduğu yeni bir gerçeklik alanı oluşmuştur. Yerellik yok olurken ayrıcalıklı bir alan olarak görülen popülerlik ile büyük takımları tutma iç güdüsü öne çıkmıştır. Zamanla yok olan ‘yerellik’ gibi bir kavramdan bahsediliyor. Artık insanlar kendi şehrinin takımını tutmaktansa herkesin gözdesi olan büyük takımları tercih ediyor.

        TARAFTARLIK VE EKONOMİ

Futbol ile ilgili diğer bir önemli kavram ise ekonomidir.

“Çatışmacı yaklaşıma göre spor, sınıf egemenliği ve sömürü sisteminin bir parçası, modern kapitalist toplumu yansıtan bir ayna gibi nitelendirilmektedir. Ayrıca spor, kapitalist sistemin devamı için son derece etkili ve önemli bir alan olarak işlev görmektedir.” (Talimciler.A,2015,s90)

. Bourdieu’ya göre, “dün işçi sınıfının malı olan futbol, bugün orta ve üst sınıflara hitap eden düzenlemeleri içinde taşımaktadır. Alt sınıf mensupları tribünlerin daha kötü yerlerine yollanmaktadır. Habitus kavramsallaştırması spor ve sosyal sınıflar arasındaki ilişkinin ortaya konulması açısından anahtar bir rol üstlenmektedir. Buna göre her toplumsal sınıfın kendi sınıfsal yapısına özgü farklılıklar söz konusudur.” (Talimciler.A,2015,s95)

 Bu bağlamda baktığımızda; içinde bulunduğumuz endüstriyel futbol çağının en belirgin özelliklerini passoligte görmekteyiz. Tribünlerdeki her koltuğun fiyatı; görüş açısı, konforu ile doğru orantılı olarak belirleniyor. Maraton, kale arkası vs. gibi ayrılıp tribünlerdeki seyircileri oturdukları bölümlere göre kabaca farklı ekonomik sınıflara ayırmak mümkündür. O halde stadyumda yer alış ile gündelik hayattaki konumun neredeyse örtüştüğünü görüyoruz. Taraftarları ya da seyircileri sınıflara ayırıyor. Bu durumda taraftarlar tüketici iken futbolun kendisi bir pazarlama etkinliğine dönüşüyor.

TARAFTARLIK VE KİMLİK

Taraftarlık kavramı, beraberinde kolektif bilinci doğurur. Bu kolektif bilinç yalnızca maç günleri stadı doldurmak, aynı maçı izlemek değildir. Taraftarlık bunlara ek olarak güçlü ilişkiler ağı kurmayı gerektirir. İlişki ağı ise; ortak hafıza, ortak dil, tutumlar ve diğer taraftarlarla oluşan kamusal alanı ifade eder. Bu uğurda güçlü ilişkiler kurma gerekliliği artık ortak futbol kulübünü tutanların birlikteliğini aşarak kendi özgün varlığının oluşması demektir. Güçlü ilişkilerin oluşmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri aidiyettir.

“Kimlik kurma insanın içinde yaşadığı dünyanın saldırılarına karşı geliştirmiş olduğu bir tür korunma mekanizmasıdır. Bu korunma mekanizmasını bir toplulukla gerçekleştirmek, bireysel olarak gerçekleştirmekten daha çok kazanç sağlayacaktır. Birey ortak paydalar etrafında aynı dili konuşabildiği insanlarla bir araya geldiğinde kendisini güvenli bir ortamda hissedecek ve dış dünyanın olumsuz etkilerine karşı bir grubun desteği ile karşı çıkabilecektir. Taraftarlık bu anlamda bir kimlik oluşturma olgusudur ve bu kimliği oluşturmak için yoğun çabalar sarf etmeniz gerekmez. Bir kulübün taraftarı takımında kendisi için anlamlı bir yan bulur ve takımına kendisinden bir şeyler verir.”(Talimciler.A,2015,s103).

Bu aidiyet futbol kulübüne, takıma olan aidiyettir. Futbolu düzenli takip etmek, taraftar olmak için yeterli değildir. İçinde neşenin, üzüntünün, dayanışmanın vb. duyguların bir arada yaşandığı alandır. Sosyallik ve sahada olanlar dışında bir kolektif hafıza taraftarlığın en önemli koşullarından birisidir. En belirgin örneğini günümüz futbol maçlarında; birbirine yabancı o kadar insanın tribünlere geldiğinde omuz omuza verip tezahürat etmesinde görmekteyiz.

Genel olarak spor; içinde yaşadığımız toplumdan ve toplumsal ilişkilerden bağımsız bir alan değildir. Spor içinde futbol, kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. Toplumsal olgu olarak ele aldığımız futbolu; insanlar, hayatından bir parça haline getirmiş ve taraftarlık olgusunu her daim yaşamak için tüm çabalarını göstermektedirler. Aynı zamanda futbol, oyun olmanın ötesine geçmek ve başarı elde etme düşüncesi ile oyunun ruhunu, özünü yok etmeden ‘her ne olursa olsun başar-kazan’ mantığını sahalara yerleştirmektedir.

 

 


Kaynakça

KAYNAKÇA Aydın, M.B., Hatipoğlu, D., Ceyhan, Ç., Endüstriyel Futbol Çağında “taraftarlık” adlı makale,2008 Yrd. Doç. Dr. Koçer, Mustafa. Futbol Derneklerine Üye Olan Taraftarların Şiddet ve Holiganizm Eğilimlerinin Belirlenmesi: Kayseri Örneği adlı makale, sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı:32 Yıl:2012-1 (111-135s.) İpek, Halis. Futbol Bir Oyun adlı makale. Şenel, H.Ersin. Futbol Taraftarlığı Kamusal Bir Alan Yaratır Mı? adlı makale. Spor Hukuku Enstitüsü Üyesi Av. Kıraç, Erkan. Futbolda Şiddet ve Çıkış Yolları adlı makale. Şentürk, Ünal.Popüler Bir Kültür Örneği Olarak Futbol adlı makale. C.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi Mayıs 2007 Cilt : 31 No:1 25-41 Irak, Dağhan. Sporun Burjuvalaşması: Kitle İletişim Çağında Burjuvazinin Dönüşümü adlı makale, 2015 Aycan, A., Polat, E., Uçan, Y., “Takım Özdeşleşme Düzeyi İle Profesyonel Futbol Müsabakalarına Seyirci Olarak Katılım Kararını Etkileyen Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” makalesi. SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 2009, VII (4) 169-174 Becker, Howard. Toplumu Anlatmak. Heretik yayınları,2016. Talimciler, Ahmet. Sporun sosyolojisi-Sosyolojinin Sporu. Bağlam Yayıncılık, 2015 Bora,T., Horak,R. Futbol ve Kültürü. İletişim Yayıncılık. Kasım,2014 GÖRSELLER KAPAK GÖRSELİ https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/beyzbol-sahasinin-havadan-gorunumu-264279/ GÖRSEL - 2 https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/yesil-sahada-cok-renkli-futbol-topu-47730/

23-06-2021
Zeynep Şen

Zeynep Şen

Sosyolog

Hızla gelişen ve değişen dünyada inovatif yaşayan, kriz çözme mekanizmasına sahip, yaşamda aktif rol alan birisiyim. Kazanmayı ve öğrenmeyi seven bir yapım, buna bağlı olarak geliştirdiğim donanım aracılığı ile sizlere de katabileceğim şeyler olduğuna inanıyorum.

zzeynosen@gmail.com

https://www.behance.net/zeyzeynoli629d

zzeynepp.sen

https://www.linkedin.com/in/zeynep-şen-115544204/