UTANÇ

UTANÇ

A+ A-

Kötü gelecekten korkarız. Ancak kötü şeyler tam olarak hayal ettiğimiz gibi değildir yine de kafamızda onları olduğundan daha büyük, daha korkunç yaşarız. Buradaki duygu, kabus görürken en korkutucu anda uyanıp devamını getirememeye benzer. Devamını getirsek en korkunç ne olabilir ki?

Utanç duygusunda da aslında kim olduğumuzla ilgili henüz yüzleşmediğimizi sandığımız karamsar bir gerçeklik yanılgısı olduğunu düşünüyorum. İyi anlamda kim olduğumuzla ilgili hayaller ve bunun görülmesi bizi hayata bağlarken, utanç duygusundaki aslında kim olduğumuz korkusu bizi yakıp kavurur. Bu var olmak ve yok olmak ikiliği kadar sert ve ağır olsa gerek insan için.

Korkmadığında utanmıyorsun, kendine güvendiğinde utanmıyorsun, kendini affettiğinde utanmıyorsun. Hala utanarak hatırladığımız anılara farklı açılardan bakmayı deneyerek, korkularımızı hatta hayatta gertçekten ne istediğimizi bulabiliriz.

“Eğer ne olmak istediğinizi öğrenmek istiyorsanız sizi kendinizden utandıran şeyin ne olduğuna dikkat kesilin. Bu utanç, tabiri caizse ego-idealinizin ilanıdır.” - Adam Phillips

Ego-ideal kavramı, Freud’a göre kişinin kendisi hakkında oluşturduğu idealize edilmiş benlik algısını ifade eder.İdealize ettiğimiz bu kalıplar bize dair çok şey anlatır.İnançlarımız, doğrularımız, yanlışlarımız, idealler, kim olmayı asla istemediğimiz yani hayatta ne/kim olmak istediğimiz ve arzularımız benlik algımızla ilgilidir.

Tutkularımızı ararken sadece heyecanlandığımız şeylere odaklanmayıp, utanç duyduğumuz şeyleri inceleyerek de kendimizle ilgili sağlamalar yapabiliriz. Aynı zamanda bu kapsamda düşünerek insanları gözlemlediğimizde herkesin benzer şeyleri istediğini ama bu benzer şeylerin çok farklı örüntülerle düşünüldüğünü fark edip, kimseyle gerekenden fazla empati yapmaksızın herkesin hakkının verildiği bir sevgi duygusunu içimizde hissedebiliriz.

Duygularımız bizim rehberimiz olsa da ve tüm duygular gerekli olsa da bunların ölçümünü doğru yapabilmek için geliştirmemiz gereken doğru bakış açısı; kim olup olmadığımızdan utanmaya hiç gerek olmadığı.

Bizler aynıyız, sadece bir araya geldiğimiz parçaların kombinasyonları farklı ve bizler milyarlarca kombinasyondan biriyiz.

13-05-2024
Yeşim Tangana

Yeşim Tangana

Sanat Tarihçisi – Grafik Tasarımcı

Dünyanın en özel ve karmaşık merkezlerinden biri olan İstanbul’da doğup büyüdüm. Sanata olan ilgim, ait olduğum uyruk ve sosyo-ekonomik koşullar birleşince kendimi Marmara Üniversitesi’nin Sanat Tarihi bölümünde okurken buldum. Sonrasında formasyon eğitimi de alarak Marmara Üniversitesi bahçesinden uzaklaştım.

Staj dönemime ek olarak, çeşitli okullarda çocuklar için boyama ve resim atölyesi derslerini sürdürerek öğretmenliğin tadına baktım ve kendimi adama şansı olan bir alan oluşundan dolayı çok da sevdim. Çocuk tiyatrosunda rejisör olarak, müzede önemli ressamların sergi rehberi olarak çalıştım. İlgi alanlarımın çokluğu ve deneyimlemeyi sevmemden kaynaklı, kendimi ‘’hangi işi yaparken daha çok keyif alıyorum?’’ sorusuna cevap verirken keşfetmekten hala sıkılmadım. Dijital Pazarlama sektörünün içerik yazarlığı, grafik tasarım, sosyal medya, kategori yönetimi, online satış ve operasyon gibi farklı alanlarında farklı kurumlara hizmet verdim ve veriyorum.

Ancak ben kendimi daha çok psikoloji, sinema, antropoloji, astroloji, alternatif ve tamamlayıcı iyileştirme yöntemleri gibi insana mercek tutan alanlarda geliştirdim. İleride yapmak istediklerim doğrultusunda, Sosyoloji alanında lisans eğitimi alarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Tüm bunlara ek olarak 2018 yılından beri kendimi Usui Reiki ile destekliyor ve isteyenlere Reiki eğitimi ve terapisi vermekten keyif alıyorum. Fotoğraf çekmeyi, doğa ile temas halinde olmayı, taşlar ve bitkiler toplamayı, aklımın aldığınca yaşamla, evrenle akış halinde olmayı, onun varlığını hissetmeyi, sınırlarını gözlemlemeyi seviyor, topladığım bilgileri kendi üslubumla aktarmaktan keyif alıyorum.

 

Spotify. Link

 

yesimtangana2@yahoo.com