Günlüğüm

Günlüğüm

A+ A-

Günlüğüm.

 

Küçükken bir çok güzel ve süslü defterlere günlük başımdan geçenleri yazmışım sanırım buna günlük deniliyor evet evet tam anlamıyla bir günlük. O kadar güzeller ki okurken çocukluğuma dönüp o güzel günleri tekrar yaşıyormuşum gibi geliyor, şimdi ki zamanda önemsiz gelen ve sıradanlaşan ne varsa  ne kadar  da değerliymiş, küçükmüş aslında mutlu olduğum şeyler ve gözümde ne kadar büyüklermiş. Şimdi ki halime baktığımda hala o günlerden izler taşıyorum hayatımda ve bazıları hala gözümde ve gönlümde çok büyük yerlere sahipler, beni heyecanlandıran şeyler birbirlerine hala benziyorlar. Mesela uzun yolculuklar, bilmediğim bir yerlere gitmek,gidene kadar ki yolculuğumda varacağım yerin hayalini kurup nasıl bir yer diye düşünmek.

Marketten gelen anne ve babamın ellerinde ki poşetleri heyecanla karıştırmak ve seveceğim bir şey çıkacak mı diye umutlanmak, bayramlık alırken de hala heyecanlanıyorum. Havaların sıcaklaşmasıyla beraber balkonda yapılan ilk kahvaltı hala beni çok heyecanlandırıp mutlu ediyor.

Sevdiğim insanlarla oyunlar oynamak ve güneşin doğmasıyla beraber yola düştüğümüz o kalabalık piknikler de ve daha bunun gibi birçok şey var beni hala çocukluğumdaki gibi sevindiren ve heyecanlandıran, bunları o zamanlar  yaşadığım da yazmaya değer buluyormuşum ve her detayını severek yazıyormuşum.

 Fakat bir yerde yazmayı bırakmışım artık bir anda kesilmiş gibi o güzel günler , bırakın günlük tutmayı yazacak özel bir defter bile almamışım. Bu beni gerçekten üzüyor. Neden ve ne zaman yazmayı bıraktım inanın ki bilmiyorum ama tahminim hayatın beni zorlamaya ve yorulmaya başladığım da, çünkü ne vaktim oluyordu nede yazmaya değer bir şeyler, hayatım monotonlaşıp günler aynı olmaya başladı işte o zaman yazmayı bıraktım, çünkü derslerim ağırlaşmıştı sabah 6 da kalkıp servisle okula gidiyordum lisedeydim  eve gelip yemek yedikten sonra yorgunluktan erkenden bayılıyordum, dünyayı mı kurtarıyordum hayır ama o yaşta gerçekten çok yorucuydu ve artık günlerin böyle bir kısır döngüye girmesiyle kayda değer bir şeylerin olmadığını düşündüm belki de.

Şimdi ki aklım olsa bırakmazdım. Çünkü şimdi çok özlüyorum lise zamanlarımı her ne kadar kısır döngü gibi aynı gözükse de günler eminim ki kayda değer günler ve anlar yaşamışımdır hatırladıklarımın yanı sıra okuyup hatırlayamadıklarıma da gülmek ve hüzünlenmek güzel olurdu. Her zaman güzel şeyleri yazmazdım beni üzen ve kıran şeyleri de yazardım. Uzun lafın kısası günlük tutmayı bıraktığım için üzgünüm.

 

Ama siz benim gibi yapmayın, bu yazıyı okuyorsanız ve bu satıra kadar geldiyseniz kendinize yazmaya değer bir şeyler bulun ve günlük tutmaya başlayın, çünkü zaman çok hızlı geçiyor ve göz açıp kapayıncaya kadar çok şey yaşıyoruz. Ben de artık yazmaya ve kayda değer şeyler yaşamaya söz veriyorum kendime, ne olursa olsun hayatımız da iyisiyle kötüsüyle yazacağımız şeyler var. Geriye dönüp baktığımızda mutlu olacağımız anılarımızı okumaya değer o yüzden bu günden itibaren günlük tutuyoruz ve ilerde bu yazdıklarımızı okuduğumuzda yüzümüzde kocaman bir gülümseme olacağına inancımızı tam tutuyoruz.

 Bu yazının ikincisini de yazmayı düşünüyorum. O zamana kadar kendine iyi bak sevgili okurum. Bilirsin ben seninle konuşur gibi yazarım buna alış.

20-03-2022
Şura Eren

Şura Eren

Hayatın İçinden

Merhaba ben Şura, Tokat’ta doğdum, evin en küçüğü olmanın güzelliğiyle rahat bir çocukluk geçirdim, bu zamana kadar bir çok alan ve hobi denedim çok severek yaptıklarımda oldu hiç yapamadıklarımda ama hepsinden bir şeyler öğrendim.. Buraya hayatımın içinden bir şeyler yazacağım umarım kalplerinize dokunabilirim. Sevgiyle kalın.

suraeren.1@hotmail.com