Travmaları Mutfakta Atlatanlar

Travmaları Mutfakta Atlatanlar

A+ A-

Morali bozukken ölüm uykusuna yatıp, üç beş gün uyuyup on beş gün yataktan çıkmayanlar. Nasıl oluyor da yapıyorsunuz bunu anlamıyorum bense dibine kadar yaşıyorum. Vurup kafayı yatamıyorum.

‘Uyuyarak iyileşmeyi beceremeyen, yemek yiyerek iyileşir.’

Poğaça kokusunun mide ağrılarına, yani strese iyi geldiği ispatlanmış olmasa bile bu kesin! Deneyin... Mahalleye yaydığınız poğaça kokularınız, etrafa saçtığınız gülücüklerle eş değer. 

Peki ya çikolatalı kekin gözyaşlarını dindirdiğini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız acilen ağlayarak kek yapın. Baş ağrılarınıza veya ölmek isteyen vücudunuza turşu kurmayı emredin! Hemen gözyaşlarını bileklerinizin tersiyle silip, saçlarınızı geriye atın ve koşarak markete gidin. Özenle, bir hanımefendi gibi salatalıkların küçüklerini, fasulyelerinin orta boyunu seçin ve hızla eve dönün. Biraz önce karaları bağlayıp, ölmek isteyen ruhunuza seslenin: ‘en iyi turşuyu ben kuruyorum ben!’  Turşuyu kurup rafa kaldırdığımızda, artık ölmek istemeyeceksiniz. Kafa da bir şeyler kurmak yerine turşu kurmak daima iyi gelecektir. Kışa kadar bekleyip, tursunuzun tadına bakmak isteyeceksiniz... Yani mecburen kışı görmeniz lazım.

Dizine yatıp ağladığınız kimse yoksa, kabaran kekinize yaslanıp ağlayabilirsiniz işin sonun da gülmezseniz, namerdim. Ayrıca ağlayarak sardığınız sarmaların üstüne domates ve soğan dilimleyip ocağın altını yaktığınızda, yanan alev kadar güçlü hissedebilirsiniz kendinizi.

İşin en şeker tarafı kendi başınıza ağlayıp, kendi başınıza güçleniyorsunuz. Yaptığınız harika yemeklerle mutlu oluyorsunuz... En güzeli de derdinizi hafife alan ve anlattığınıza pişman eden kimsecikler yok ortada.

Sadece yemek yiyerek değil yemekler yaparak atlatılan travmalar vardır.

Ağlayarak yaptığınız kekin kokusunu başka keklerde bulamadığınızda, anlayacaksınız başarılı güçlü geçen travmalarınızı.

Gün boyu yatak da değil mutfakta olan tayfa yaptığı yemekleri yerken; ‘ne kadar güzel, ellerime sağlık! Bir dükkan açsam, neler yaparım' diyerek mutluluk gözyaşlarına boğulabilir ya da sevgilisinden ayrılıp harikalar yaratan kız ‘ben kaybetmedim , o beni kaybetti. Böyle yemek yapanı nereden bulacak? deyip gurur göz yaşlarına boğulabilir. Bazıları hem yapıyorum, hem yiyorum hem de kilo almıyorum deyip coşku ile sevinç gözyaşlarına boğulabilir.

Ama önlüğü çıkartan herkes, gururla mutlulukla ayrılır masadan...

 

 


Kaynakça

pexels.com

30-09-2021
Sümeyye Göktepe

Sümeyye Göktepe

Hayatın İçinden

Merhaba ben Sümeyye, kış mevsiminde dünyaya geldiğimden yada ilgimden bilmiyorum en sevdiğim mevsim kış fakat sonbahara tutkun bir insanımdır. Hayvanları çok severim ve doğaya bayılırım. Kendimi bildim bileli genellikle kendimle alakalı pek alakam olmaz ama bütün objelere amuda kalkarak bakmışlığım vardır. Kendimi bildim bileli yazıyorum ama dediğim gibi kendimi ne zaman bildiğim hakkında pek fikrim yok. İlk yazmaya başladığımda yedi sekiz yaşlarındaydım. Mezarlığım vardı çocukken, bütün ölen karıncalara bahçemizin bir kenarında mezarlık yapardım. Bir gün çok üzülüp ölen karınca gibiymişim gibi mektup yazmıştım. O zaman nasıl güzelbir şey olduğunu anlamıştım yazmanın, zihninizi kağıda döküyorsunuz kimse sorgulamıyor, günler sonra okuduğunuzda keyif alıyorsunuz. Lise de edebiyat öğretmenim sayesinde yazmaya devam ettim. Bir kaç kez okuluma başarı kazandırdım fakat daha sonra yazılarımı kimseye göstermedim. Şimdide tesadüfler üzerine tanıştığım Medya Çuvalı ve ailesi ile gönül bağı kurmaya karar verdim.Yarışmacı arkadaşlara başarılar diler, sevgilerimi sunarım. Bu arada en sevdiğim şey mısırdır. Evet evet yediğimiz koçanı olan.

 

5539570810

5539570810

sumeyyekarakis0810@gmail.com

https://www.instagram.com/sumeyyegok95/