Bir Sonu Var Mı?

Bir Sonu Var Mı?

A+ A-

Peki gıdalar ile ilgili sürekli tartışılan konular bizi nerelere götürmektedir? 

Sürekli tartışma konusu olan ve neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda bir sonuca varamadığımız bu durumların bizi bazı konularda bir yerlere götürmeli artık.

Gerçek bilim minik adımlar ile yavaş yavaş ilerleyerek en nihayetinde uzman görüşlerinde bir mutabakat oluşturmaktadır. Bu durum beslenme konusunda da aşağı yukarı gerçekleşti. Yani birçok görüş ayrılığı olmasına rağmen belli başlı doğrular var ve bu doğrulardan biraz bahsetmekte de fayda görüyorum. Işte bu konulardan bazıları; 

Günde dört ve beş porsiyon olacak kadar bol bol meyve ve sebze yenmesi, sebze ve meyvelerin iyice yıkanması ve ne kadar renkliyse o kadar farklı bileşen alımı sağlanacaktadır. 

 Haftada birkaç kez balık yenmesi ama bu sırada da hamilelerin ve küçük çocukların taze veya donmuş ton balığı gibi içinde yüksek miktarda cıva olan türleri de sınırlandırması gerektiğini aklımızda çıkarmamalıyız.  

Kırmızı et ara ara yenilebilir ve kümes hayvanları tercih edilebilir. Bu iki tür et ise tabağın küçük bir kısmını oluşturmalı geri kalan kısmı sebzelerle tam tahıllı besinler ile doldurulmalı.  

Yumurtalardan şu an ki kanıtlara göre korkmaya gerek yoktur, günde iki yumurta bile kan kolesterolü üstünde muhtemelen pek etki göstermeyecektir. 

Özellikle içinde tuz ve doymuş yağ içeren işlenmiş gıdaları minimuma indirin. Az yağlı süt ürünleri mükemmel kalsiyum kaynağıdır ve beslenmeye dahil edilmelidir. 

Çaylardan ise Yeşil çay birçok faydası ile mükemmel bir içecektir ve kahve de ortalama miktarlarda tüketilirse çok az probleme neden olmaktadır. 

Kuruyemişler diyetlerimizin olmazsa olmazı fevkalade atıştırmalıktır.  

Kanola veya zeytinyağı kullanın ama sık sık kızartma veya mangaldan uzak durun. 

Bitter çikolata ise tatlılar içinde en masum kalanıdır. 

Günde bir iki kadeh alkollü içecek sorun yaratmamaktadır. 

Harcanan enerji ile Toplam kalori alımının dengelenmesini söylememe bile gerek yok zaten. Ayrıca öyle piyasada mucize yiyecek veya içecek olmadığını da aklımızdan çıkarmamalıyız. 

Neticede hayatta ağzımıza götürdüğümüz her lokma ile endişelenmekten çok daha güzel şeyler var. Önemli olan genel olarak beslenme alışkanlıklarımızdır. 

 Her gün bir tür besin yiyerek kabus gibi bir beslenme alışkanlığına sahip olabileceğimiz gibi ara sıra kaçamaklar yaptığımızda da iyi bir beslenme biçimine sahip olmak mümkün. 


Kaynakça

pexels.com 

31-07-2021
Şükriye Kocaarslan

Şükriye Kocaarslan

Diyetisyen

Merhaba ben Şükriye, bu kısımda size bugünki Şükriye’nin varoluşundan bahsetmek istiyorum. Kırıkkale’nin bir köyünde beşinci sınıfa kadar okuyup yani öyle bildiğimiz okuma değil tabi bu bir sınıf düşünün içine 1.,2.,3.,4. ve 5. Sınıflar var ve hepimiz bu sınıfta o senenin eğitimini almaya çalışıyoruz. Kimi zaman bizim üstümüzdeki sınıfların dersini merak edip dinliyoruz kimi zaman alt sınıfların dersini dinleyip geçmişi yad ediyoruz tabi bundan sonraki eğitim hayatım fazlasıyla yolunda gitti Kırıkkale’nin köyünde bu şekilde başlayıp Edirne'de Trakya Üniversitesi beslenme ve diyetetik bölümünü bitirmeme kadar geçen bi eğitim hayatı şimdilik… ve bu şartlar altında kazandığım diyetisyenlik unvanımı da en doğru şekilde değerlendirmek için Medya Çuvalı'nda ve sizlerleyim…

kriyekocaarslan@hotmail.com

@sukriyekocaarslan