Suskunların şarkısı ol. (Belle)

Suskunların şarkısı ol. (Belle)

A+ A-

Sanal bir dünyada istediğin herhangi bir şeye dönüşme vaadi. Chizu stüdyolarından çıkan 2021 yapımı bu animasyon filmi çoktan tüm animasyon sevenlerin listesini süsledi. 

Sadece çizim kalitesi ve müzikleri ile değil konusuyla da kendisini izleten gözlerinizi ayırmak istemeyeceğiniz bir animasyon. Şu an içinde bulunduğumuz dünyanın düzeninden hatırı sayılır bir oranda bahseden bir film. Sosyal medyanın hüküm sürdüğü bu zamanda, sahte karakterlerin, sanal yüzlerin arkalarında yaşamını sürdüren bizler aslında kimleriz. Gerçek olmaktan korktuğumuzdan mı oluşturduk bu sahte dünyaları yoksa gerçek olanda yeterince özgür değil miyiz? Sebebi her ne olursa olsun sanal dünyaların; oyunların, filmlerin, müziklerin daha doğrusu duyguları dolaylı yoldan deneyimleyebileceğimiz her türlü ortamın hayatımızdaki ve karakterlerimizdeki yeri çok büyük. 

Bu animasyonda da Suzu adındaki ana karakterimizin annesi ile başladığı şarkı söyleme macerasına annesinin vefatı sonucu küstüğünü istese bile şarkı söyleyemediğini görüyoruz. Onun bu mız mız, depresif, ağlak durumuna oldukça sinirlenen arkadaşı ise ana karakterimizi U adı verilen bir sanal gerçeklik uygulamasıyla tanıştırıyor. Sizi her şeyi olabilirisiniz vaadiyle karşılayan bu uygulamaya giriş yapan kızımıza bir avatar tanımlanıyor ve kendi benliğini o avatarın arkasına saklayan ana karakterimiz herkesi etkileyen, kalbinizde bir yerlere dokunan şarkılarını söylemeye başlıyor.  

Ana karakterimizin Belle olarak tanımladığı bu avatar dünyaca bir üne ve fan kitlesine kavuşurken aniden ortaya çıkan ve işlerin düzenini bozan Ryu adındaki canavar ile herkesin keyfi kaçıyor. 

Filmin bu noktasından sonra modern bir güzel ve çirkin izlemekteyiz. Hem Disney versiyonundan hem de ‘Güzel ve Çirkin’ in orijinal hikayesinden harmanlayıp oluşturdukları sahneler bir yandan tanıdık bir yandan ise kendine özgü geliyor izleyenlere. Belle’i sıkıntıya sokan bu canavarı her şekilde karış karış arayan ana karakterimiz canavarımızın o herkesten sakladığı kalbindeki yaranın öyle klişe sebeplerden olmadığını ve gerçek kimliğinin bir o kadar şok edici olduğunu keşfediyor. 

Ryu adındaki canavarımızın aslında babası tarafından istismar edilirken kardeşini korumaya çalışan bir ağabey olduğunu öğreniyoruz. Suzu avatar halinde değil de gerçek kimliğinde o çocuklarla iletişime geçiyor ve onlara yardım etmek istediğini söylüyor. Ryu ise Suzu’nun Belle olduğuna ya da onlara yardım edebileceği gibi boş vaatlere hiç inanmıyor ve iletişimlerini koparıyor. 

Bunun sonucunda Suzu arkadaşlarının da desteği ile sanal ortamda kimliğini ifşalıyor ve Belle’in liseli bir kız olduğu herkes tarafından öğreniliyor. Ana karakterimiz çağrısının canavara daha doğrusu kalbini çoktan herkese kapamış olan o çocuğa ulaşması umuduyla şarkı söylemeye başlıyor. 

Şunu söylemeliyim ki şarkı söylediği o sahneler tam bir görsel şölen. Şarkı hem kulaklarınızdaki hem ruhunuzdaki kiri pası çözüp atıyor. 

Söylediği şarkılarla hem kendi sesini bulan hem de başkalarına ses olan ana karakterimiz aslında modern dünyamızdaki idol kavramının da çok büyük bir özeti. İdolleştirdiğimiz insanların hayatımızdaki o büyük desteği ve gücü gösteren bir animasyon, şarkılarla güçlenen yoluna devam eden bir nesli gösteren bir animasyon ve son olarak başkalarına ettiğimiz yardımın kendimize de uzattığımız o yardım eli olduğunu gösteren bir animasyon. 

Hikâye kurgusu bakımından güzel ama işleyiş bakımından ufak tefek sıkıntılar yaşasada kesinlikle izlenmeye değer bir film olduğunu söylemeliyim.  

-Şevval Dumanlı- 

 

 

20-08-2022
Şevval Dumanlı

Şevval Dumanlı

Animasyon - Anime

Selam, ben Şevval. İçinde 91 ama yaşadığı yıl sayısınca 20 yaşında olan bir gencim.  Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Uluslararası ilişkiler bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim.  Genellikle çevredekilerin absürt veya farklı bulduğu bence çok eğlenceli olan ilgi alanlarım var. Yazılarımla az da olsa iç dünyamı yansıtabilmeyi umuyorum. Dil öğrenimine ve sanata, daha doğrusu çizgi film dünyasına çok yoğun bir ilgim ve tutkum var. Bu nedenle daha çok bu konularda gelişmek için çabalıyor, yapabilirsem de uzmanlaşmak istiyorum. Dünyam bazen renkli bazen ise mezarlıklar kadar kasvetli olsa da hiç şüphesiz bir derinliği olduğuna inanıyorum. Sadece öğrenebildiğim yere kadar öğrendiğim ve veda ederken bunu da yapamadım ya diye bir pişmanlığımın olmayacağı bir hayat yaşamak istiyorum. Çok büyük beklentiler içerisinde olmadan yaşadığımız andan biraz keyif alalım diyorum.

dumanlisevval@gmail.com