Kendi Kaderim İçin Ok Atmaya Geldim! (Brave-Cesur)

Kendi Kaderim İçin Ok Atmaya Geldim! (Brave-Cesur)

A+ A-

Seçimlerimizin getirdiği sorumluluklar ve kaderimizi yeniden ve yeniden şekillendirmemiz. Disney, Pixar stüdyolarından çıkan ve bir çoğunuz tarafından bilinen Brave adlı animasyon filmi tam olarak bu temayı işliyor. Pixar'ın renkli dünyasından farklı olarak gizemli renklerin ve Disney'in prenses ve kraliyet anlayışından uzak olarak yabani dünyaların kapılarını aralayan bir film bu. Renkleri ve hikayeleri ile aldatıcı peri masallarına değil gerçek dünyanın efsanelerine ev sahipliği yapan bir film. Karakterleri, müzikleri ve hikâye anlatımı ile o kadar özel bir film ki ilk kez vizyona girdiğinden beri kaç kere izlediğimi inanın bilmiyorum. 

 

Seçimlerimizin çoğunun analitik düşünceden uzak ve duygu patlamalarına daha yakın olduğunu hiç fark ettiniz mi? Atacağımız her adımı saniyesi saniyesine düşünemeyiz bazen sadece içimizdeki o vahşi hayvanın güdülerine bırakırız kendimizi. O güdüler bazen bize zahmetsiz yolu seçtirir; çoğu zaman ise çokça ders alacağımız, seçtiğimiz güne pişman olacağımız o yolu.  

Merida adındaki güçlü, cesur ve inatçı ana karakterimiz gençliğinin baharında, prensesliğin getirdiği sorumluluğun altında ezilmektedir. Dersler, ahlak kuralları, her daim gülümseme ve dik durmanın önemini anlamaya çalıştığı günler dışındaki sarıldığı tek eğlencesi oku ve yayıdır. Dağdan dağa, o bayırdan şu bayıra, ateş şelalesinden ormanın derinliklerine kadar atını koşturmayı seven bu özgür ruhlu gencimizin annesi yani kraliçe genç kızının evlenme vaktinin geldiğine inanır ve damat adaylarının gönderilmesini talep eder. Bir noktada maceramız da başlamış olur çünkü özgürlüğünün en küçük kırıntısına kadar sahip çıkmak isteyen Merida'nın tüm bu görevlerden ve sorumluluklardan ve prenseslik saçmalığından canına tak etmiştir artık. 

Üç farklı klanın en büyük oğulları aday olarak çıkartıldığında prenses adayların yarışacağı konuyu seçer. Okçuluk. Yüksek puanı yapan prensesi alır adlı bu yarışmaya sadece ailelerin ilk doğanlarının katılabileceğini öğrenmiş olan Merida kararını vermiştir. 

Kendisi için ok atar. Kendi kaderi, kendi benliği, yaşamı ve sonuna kadar savunmaya hazır olduğu özgürlüğü için. Kendisinden başka kimsenin ama hiç kimsenin adına karar vermeye izni olmadığı için, ona verilmeyen söz hakkını bileğinin gücü ile geri almak için.  

Herkes hayatında bir veya iki kere böyle bir anda bulmuştur kendisini. Oku atmak ya da atmamak arasında kalınan ve tabiri yerindeyse iki ucu da çıkmazda olan o seçim anında. 

Oku atarak alacağınız sorumluluğun ağrılığı ile atmayarak mahkûm olacağınız kaderiniz arasındaki seçim. Geleni karşılayabilecek kadar cesur musunuz? Ya da gidecek olana elveda diyebilecek kadar iradeli? Bu gibi seçimler insanların kendi benliklerini kaybetmesi ya da tekrar keşfetmesi arasındaki uçurumu simgeler. Alacağınız her bir yeni risk kendinizde açacağınız bir diğer level demektir, bu yüzden ben yeteri kadar risk almayı çok daha etkili buluyorum.  

Büyükleriniz sizlerden daha iyi bilir. Mantığının yarattığı sıkıntıları burada da bir kez daha görüyoruz. Geleneklerin hangi küçük omuzlara yüklenip onları çürüttüğünü, hangi kalplerin alevini söndürdüğünü ve nice hayalleri öldürdüğünü izliyoruz. Böyle gelmiş böyle gidere 'Dur!' diyebilen ile akıntıya karışıp gidenin farkını bir kez daha görüyoruz. Cesur olmanın anlamını belki ilk defa belki bir kez daha keşfediyoruz.   

İçinizdeki kıvılcımın nereleri yakmak istediğine kulak kabartın. Gideceğiniz yeri bilmiyor olabilirsiniz, yolunuzu kaybetmiş ya da kafası karışmış... O zaman bırakın içinizdeki kıvılcım sizi olmanız gereken yere yönlendirsin. Engebelerle, zorluklarla, hıçkırıklarla dolu olan ama yine de kendinize ulaşacağınız o yola yönlendirsin.  

Potansiyelinizden korkmadan dik durun ki istemediğiniz şeyleri yapmak zorunda kalmayasınız. Karşı çıkmanız gerekene karşı çıkın ki önce kendinize sonra diğer susanlara ses olabilin. Gelenekler değişebilir, bağlar kopup sonrasında daha sıkı bağlanabilir, ön yargılar yıkılıp pişmanlıklar azap olmaktan çıkabilir. Bunların için yapmanız gereken birkaç şey var: 

Yerinizden kalkın, okunuzu ve yayınızı kuşanın, o size dar gelen elbisenizi yırtın ve derin bir nefes alın bundan sonra yapmanız gereken tek şey gerdiğiniz yayınız ile kendi kaderiniz bir için ok atmak olacak. 

-Şevval Dumanlı- 

-Trailer-

 

30-06-2022
Şevval Dumanlı

Şevval Dumanlı

Animasyon - Anime

Selam, ben Şevval. İçinde 91 ama yaşadığı yıl sayısınca 20 yaşında olan bir gencim.  Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Uluslararası ilişkiler bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim.  Genellikle çevredekilerin absürt veya farklı bulduğu bence çok eğlenceli olan ilgi alanlarım var. Yazılarımla az da olsa iç dünyamı yansıtabilmeyi umuyorum. Dil öğrenimine ve sanata, daha doğrusu çizgi film dünyasına çok yoğun bir ilgim ve tutkum var. Bu nedenle daha çok bu konularda gelişmek için çabalıyor, yapabilirsem de uzmanlaşmak istiyorum. Dünyam bazen renkli bazen ise mezarlıklar kadar kasvetli olsa da hiç şüphesiz bir derinliği olduğuna inanıyorum. Sadece öğrenebildiğim yere kadar öğrendiğim ve veda ederken bunu da yapamadım ya diye bir pişmanlığımın olmayacağı bir hayat yaşamak istiyorum. Çok büyük beklentiler içerisinde olmadan yaşadığımız andan biraz keyif alalım diyorum.

dumanlisevval@gmail.com