MİRAS

MİRAS

A+ A-

Dünya. Biz insanlar için yaratıldı. Her şey bizim için. Yaşamak da bizim için. Ölmek de bizim için.  İnsan yaşam ve ölüm arasında kalan o kısacık  - kimine göre uzun- süreçte en çok ölümsüz olmayı ister. Yaşamak dürtüsüyle yapar ne yaparsa. Ölümle yaşam arasında bazı sorular sorar bazı cevaplar bulur. En çok da kim olduğunu arar. Sen kimsin?

Bu sorunun cevabı olan her neyse veya kimse sonsuza kadar adı anılsın ister. Zamanı bükmek, kendisine ayrılmış ölüm ve yaşam sürecinin dışına taşmak ister. Zamanı nasıl bükersin?  Burada yazar benim. Cevabı verecek olan da benim.  Değerli okuyucu sen de kendi cevabına sahipsin. “Zamanı sevgiyle bükersin”  düşüncesini uzun yıllar muhafaza ettim. Şairin de dediği gibi:

Benim kalemimden kan değil süt damlıyor / Geceler boyu böyle geleceği emziriyorum

İnsanoğlu öyle bir varlık ki, bütün güzelliklere ve en yüce erdemlere vakıf olabildiği gibi eşi benzeri görülmemiş çirkinliklerin de başkahramanı olabiliyor. Bu bir taraf seçme veya nefisle mücadele etme meselesi mi? Yahut bırakacağı mirası umursayıp/umursamamak meselesi mi?

Eski şaman geleneklerinde ataları/anaları onurlandırmak ve onların mirasları üzerinde düşünmek oldukça önemsenirdi. Burada kastettiğim miras şüphesiz ki manevi ve fikri miraslardır. Önemsenmeyen mirasın ve anılarak ruhu hoş edilmeyen atanın fani yaşantınızda size huzur vermeyeceğine inanılırdı. Ayrıca Türkler için bu inanışlar kültürlerini kuşatan ve yaşam felsefelerine meşruiyet kazandıran inanışlardır. Bozkırın felsefesi mi olur demeyin bal gibi olur! En güzel örneği gelecek nesillere bir uyarı ve kılavuzluk niteliği taşıyan Orhon Yazıtları’dır. Şüphesiz ki Türk milletinin en büyük miraslarındandır.

M.S. 8. yy.’dan kalma bu antik metinlerden şimdiki zamanımıza birer pay(miras) çıkarma şansımızın olmasını veya en basiti onları okuyabiliyor olmamızın çok güçlü bir mesaj olduğu kanısındayım: Sağlam ve dimdik ayaktayım, bütün korkularından arın…

Bütün bunlarla beraber zamanının ötesinden aşıp hafızalarımızda birer çivi gibi çakılı kalan birçok vahim olayı da burada zikretmek istemiyorum. Nitekim onlar da mirasımıza dahildir.

Peki bizler neyi miras bırakacağız? Biz gelecek nesillerimizi neyle besleyeceğiz?

 

Görsel kaynak: https://www.tarihlisanat.com/balballar-gokturk-tas-anitlari/

18-07-2022
Perihan Çapan

Perihan Çapan

Türkçe Öğretmeni

Hayatımın uzun yıllarını başka başka şehirlerde göçebe bir hayat tarzıyla geçirdim. Şimdilerde Ankara’da ikamet etsem de serde gezginlik ve “aramak” var diyerek yazdığım yazılarda, benden yankılanıp uzay boşluğunda süzülenlerden kesitleri kayda geçiriyorum. Öğretir, düşünür, yazar, çizer, ilham verir… 

capanperi@gmail.com