Modern İnsanın Yaratma Çabası
Yaşadığı dünyayı sadece kendi ırkına ait sanıp diğer tüm canlıları kendinden aşağıda gören modern insan hammaddesini hazır almakla birlikte bu hammadde üzerinden bir şeyler yaratma çabasına girdi. Bir canlının yaşama nedenini kendisine hizmet etmek olarak zanneden bu küçük tanrılar, yaratma çabasıyla da hayvanlara ve tabiata yöneldi.
Modernite, modern insana dayattığı güzellik takıntılarının gereğine uygun olarak her an her yerde hayvanları katletmekte. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler, hayvanlara yönelik şiddetin en önemli faktörlerinden birisi. Daha da üzücü olan bu deneyler sonucu elde edilen bilgilerin insanlara bir şekilde fayda sağlamasıyla, yaşanan vahşetlerin büyük oranda meşrulaştırılması.
Öte yandan; tabiattan her şekilde faydalanmayı ilke olarak benimseyen ve bunu yaparken tabiatı fethetmeyi bir görev olarak gören modern insan, her geçen gün tabiatın dengesini daha çok bozmaya başladı. Nükleer güç üretimi sonucu ortaya çıkan radyoaktif kirlenme, araçların yaktıkları petrol türevleri, ağaçların kesilmesi, enerji temini amacıyla kullanılan fosil yakıtlar, sulara boşaltılan endüstriyel atıklar, biyolojik ve kimyasal silahlar, mahsul arttırma için kullanılan gereksiz tarım ilaçları ve benzerleri. İnsanoğlunun tabiata verdiği zararlardan yalnızca birkaçı…
Sait Faik’in yıllar önce yazdığı bir yazıda değindiği gibi: “Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil; ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi.”
Kaynakça
Görsel: www.pexels.com