Ruben Östlund ile Kısa Yolculuk

Ruben Östlund ile Kısa Yolculuk

A+ A-

Kare (The Square) filmi ile bir çoğumuzun tanıdığı ve 70. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan İsveçli yönetmen Ruben Östlund’ın Berlinale Altın Ayı ödüllü kısa filmi Banka Önünde Olay (Incident by a Bank-2010) yönetmenin Cannes macerasından önce gelen bir filmidir. Film toplamda on iki dakikadan oluşmaktadır ve hikayesini yaşanmış gerçek bir olaydan almaktadır.

Incident by a Bank (2009) – Kısa Film | birdunyafilm.co

İsveç’te sıradan bir gündür. Bir grup yeşiller içinde kamyonun arkasında bağırıp eğlenerek bankanın önünden geçer. Kamera yolda birisini bekleyen Christ’e doğru odaklanmaya başlar. Christ’in arkadaşı gelir ve yönetmenin dışardan bir yabancı gözüyle takip ettiği iki arkadaşın konuşmalarını seyrederiz. Östlund’un kullandığı kamera dili Michael Haneke ve Yorgos Lanthimos’tan alışkın olduğumuz dışarıdan gözlemci bir dile sahip. Hırsız oldukları belli olan iki kişi Christ ve arkadaşının dikkatini çeker. Hırsızlar motosiklet ile gelirler ve üzerlerinde sessiz dönem sinema filmlerini andıran bir sakarlık vardır. Motosikletin tekerine poşet olduğunu tahmin ettiğim beyaz bir şey takılmıştır ve onunla uğraşırlar. Sonunda bankanın önüne park etmeyi başarılar ve silahlarını çıkarıp bankaya girerler. Kamera, dışarıdaki seyirci gözünü korumaya dikkat ederek hırsızların içeri girişini gösterir. Östlund, bir yandan iki arkadaşın konuşmalarına şahit olmaya devam ettirirken, bir yandan da bankadaki çığlık seslerine odaklandırıyor. Bu noktada, seyirci ve bankanın önünde iki arkadaş aynı şaşkınlık ve bilinmezliği yaşamaya başlıyor. İki sakar soyguncu bankadan çıkar ama üzerlerindeki sakarlık ve amatörlükle diğer kapıdan giriş yaparlar. Belki de ilk girdikleri yer banka değildi. Silah sesleri ve çığlıklar duyulur. Kaos ve ne olduğu anlaşılmayan gerilim filme hâkim olur. Bankanın içinde insanların kaçışmaya başladığını dışardan görürüz. O sırada yine bir kamyon arkasında kalabalık ve çığlık çığlığa çıldırmışçasına eğlenen bir grubu görürüz. Bu sahnede -tam da bankada insanların vurulup kan dökülmeye başladığını düşünmeye başladığımız yerde- kamyonun rengi kırmızı olarak değişmiştir. Yönetmen Avrupa’nın duyarsızlaşmasını göstermiş olabilir.  

Gerginlik ve kaos filmin tek hâkimi değil. Aynı sırada sakarlıklardan ve beceriksizliklerden doğan bir komedi de filmin etkili güçlerinden. Bu açıdan düşünüldüğünde filmin türünü gülünçlü gerilim/trajedi diye tanımlayabiliriz.  

Image gallery for Incident by a Bank (S) - FilmAffinity

Yaşlı bir adam hırsızların park ettiği motora dokunur. Ne yapmak istediğinden kendisi de seyirci de pek emin değildir. Büyük ihtimalle hırsızların motosikletine zarar verip onların bankadan çıkınca kaçmasını engellemek istedi. Motosiklet yere düşer ve yaşlı adam karşı duvara doğru yavaş adımlarla koşarak saklanır. Kamera, odak noktasını bankadan ayırarak bir süredir unuttuğumuz iki arkadaşa aşağıya doğru tilt hareketi ile yeniden odaklanır. İnsanlar bankada ne olup bittiğini izlemeye koyulmuştur. Kamera tekrar bankaya odaklanır. Yaşlı adam kapıya doğru yavaşça yaklaşmaya başlar. Hırsızlardan birinin çıkmasıyla direğe saklanır. Her şey komedi bir tiyatro oyunu gibidir. Hırsız yaşlı adama ateş eder, adam direğin arkasından laf atar. Hırsız motosikletine biner ve arkadaşını bekler. Bankanın içindeki koşturmadan anlarız ki güvenlik görevlileri içeride kalan hırsızı kovalamaya başlar. Çok geçmeden içerideki hırsız da bankadan çıkar ve motosiklete binip kaçmaya çalışırlar. Bu denemeleri başarısız olur. Kaçamazlar ve biri güvenlik görevlisine yakalanır.  

Incident by a bank - A short film by Ruben Östlund | wocomoMOVIES - YouTube

Hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından yine bir kamyonet ve arkasında kalabalık bir grup eğlenerek geçer. Bu sefer kamyonun rengi beyazdır ve grubun ellerinde İsveç bayrağı vardır. Buna ek olarak beyaz bir bayrak asılıdır ve üzerinde yazılar yazmaktadır. Kamyonun geçip gitmesinden sonra tekrar hırsız ve güvenlik görevlilerinin mücadelesine tanık oluruz. Bu sırada yönetmenin duyarsızlık ve tepkisizlik ile “ben” tabanlı olan toplumsal yozlaşmaya karşı “bir şey” demek istediğine emin oluruz. Üstelik bu hikayenin yaşanmış gerçek bir olayın uyarlaması olduğu düşünüldüğünde...  

10-04-2022
Ömer Faruk Kahraman

Ömer Faruk Kahraman

Sinema ve Televizyon

Lisans eğitimini Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon üzerine tamamlamıştır. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Yazarlık, video ve fotoğraf sanatıyla ilgilenmektedir. Kendisini hikaye anlatıcısı olarak tanımlar.

info@medyacuvali.com

omerfaa_