Neden yemek sosyolojisi?

Neden yemek sosyolojisi?

A+ A-

Yemek başlı başına bir sanattır. Görünenin arkasında görünmeyeni aramak gibi. Fiziksel ihtiyaçları doyurmanın yanında ruhsal, sosyal ve kültürel olarak da bireylerin ihtiyaçlarına karşılık gelir. Yemek sosyolojinin toplumun eylemlerini analiz etmedeki yeni bir alt disiplin alanıdır.  Gastronominin ayırdığı yiyecek ve içecekleri, sosyoloji ile önemli bir alan yaratarak güncel çalışmalar ortaya koyulmuştur. Bu çalışmaları yapan isimlerden bazıları şunlardır; Hayati Beşirli, Zafer Yenal, Erhan Akarçay, Adem Sağır ve Vedat Milör gibi isimler yemek alanında etkenleri araştırmışlar ve önemli çalışmaları bulunmaktadır. Yemek yeme eylemi toplumda farklı karşılığı bulunan ve kişilerin eylemlerini belirlemede bir etkendir. Düğünlerde, bayramlarda, toplantılardan arkadaş buluşmalarına kadar her birinde farklı anlam taşımaktadır. Sunulan yemekler hem o coğrafyanın kültürünü hem de o kitlenin kimliğini yansıtan temel taşları barındırır.

Avcı toplayıcı toplumlardaki besinlere yüklenen anlam, günümüzde postmodern toplumla birlikte dini, cinsiyetçi, ekonomik, sosyal ve fiziki anlamlar da yüklenmiştir. Bunların yanında sofra adabı, oturuş şekilleri gibi faktörler, değişen ve yenilenen kültürel özellikleriyle alt kültürü oluşturur.  Bu değişim küreselleşerek dünya mutfağında da kendini tanıtma imkanı bulur. Toplumların da bunu hem kültürel bir unsur olarak hem de birçok sosyolojik kurumlarda kullanır.  Bu kurumlara bakacak olursak örneğin din kurumunda yemeğin önemi bayramlarda, cenazelerde, ibadet törenlerinde tüm dini gruplara mensup kişileri aynı çatı altında tutan bir çatı görevi görür. Toplumlar kutsal gördüğü kişilere ya da aynı dine mensup olduğu kişilerle kutsal saydıkları yerler veya yenilmesi yasaklanır. Müslümanlarda hurmaya yüklenen anlam ramazan ayında orucun açıldığı dönem yenilen ve peygamber efendimiz tarafından uygulanan bir besin ögesidir. Domuz eti ile yapılan yemeklerin veya gıdaların yenilmemesi, Müslüman toplumları diğer toplumlardan ayıran bir başka durumdur. Yeme olayı bu durumda bazen birleştirici bir durum yaratırken, bazen de ayrıştırıcı bir özellik kazanır. Aile kurumunda yemek her bir aile ferdinin bebeklikten ölüme kadar uzanan süreçte kişisel , sosyal gelişimine yardımcı olur. Edindiği yemek algısı ile gittiği ortamlarda kendi damak zevkine uygun arkadaş çevresi kurmasında da etkilidir. Kullandığı dış mekanlar, tercih ettiği restoran ve kafeler bunların hepsinin temelinde aile faktörünün önemi de yapılan araştırmalar ile ortaya koyulmuştur. Sağlık da tüketilen besinlerin kalori, karbonhidrat gibi kişinin fiziksel özelliğine doğrudan etkide bulunacağı için bireyde değişim meydana gelir. Bu değişim zincirleme bir şekilde ilerler ve toplumda da yansımaları gözlemlenir. Eğitim kurumunun yemek ile bağı daha gelişimsel ve teknoloji ile orantılıdır. Teknolojinin gelişimi yeni yemek türleri, dünyanın bir Pazar haline gelmesi yemek alanın da işin profesyonelleri tarafından bir alan olarak gastronomiyi doğurmuştur. Bu alanda öğrencilere eğitimler verilerek hem kendi mutfak kültürünü öğrenmesi hem de dünya mutfağına hakimiyet olarak yeni bir meslek alanını doğurmuştur. Ekonomiye de etkisi kaçınılmazdır. Yerel çapta Türk mutfağının bölgesel olarak ürünlerine biçtiği fiyat her kesimde farklı yansımaktadır. Üst kesimin alabileceği ürünler ile alt yani fakir kesimin alabileceği ürünler sınırlıdır. Örneğin bonfile bir zengin ürünü olarak karşılanırken, alt kesime daha çok makarna mutfak kültürüne eş değer görülür. Bu yemeğin ekonomi ile ilişkisinden doğan doğrudan bir sonuçtur.

16-12-2021
Nurdan Hamiyet Ülger

Nurdan Hamiyet Ülger

Sosyolog

Merhabalar ben Nurdan Hamiyet Ülger. Bozok üniversitesi sosyoloji bölümünü tamamladım. Aynı zamanda sosyal hizmetler bölümünü bitirdim. Araştırmaya ve sanata her zaman merak vardı Özellikle Yemek Sosyolojisi, Kültürel çalışmalar ve Tüketim Sosyolojisi çalışmaktan zevk alıyorum. Yazılarımda kendinizden bir şeyler bulabilmek ümidiyle...

nurdanhulger12@gmail.com

Diğer Yazıları

Bu yazılar da ilginizi çekebilir