Yazmanın Mahiyeti Üzerine:

Yazmanın Mahiyeti Üzerine:

A+ A-

Yazmanın sihirli bir formülü, özel bir gücü var mıdır bilinmez. Çoğu zaman yazmak denilen eylem kurslarla, derslerle, atölyelerle desteklenmeye çalışılır fakat bana sorarsanız tüm bunlar hayatta belirli bir noktaya kadar etkilidir. Sonrası yine yazmak isteyen kişiye kalmıştır. Yazmak için gerekli olan birçok materyal, etki unsuru sayılabilir fakat temelde çok az şey gereklidir: düşler, düşünceler, tüm hepsini ifade edebileceğimiz kelimeler ve bunları oluşturabileceğimiz berrak bir zihin.

Temelde birçok tanıma sahip olan yazmak eylemi, en basit tabirle sadece kalem ve kağıdın buluşmasından ibaret değildir. Kimi zaman defterlere yazılır, kimi zaman zihne, kimi zaman yapraklara, duvarlara. Objenin ötesinde yazmak başlı başına müthiş bir olgudur. Yüzbinlerce yıl ötesinde yazılan ‘şey’ bugün ortaya çıkıp kişisel gerçekleri değiştirebilir. Bugün yazılacak bir şey de yarınımızı değiştirme potansiyeline sahiptir.

Yazmak; sadece gerçeklerden, tarihi belgelerden oluşmaz. Yazmak denilen eylem, bir hafta sonu tüm yoğunluklardan azade yeşilliğin ve ormanın içinde hayal gücünün dehlizlerinde insanın kendisi ile hemhal olma halidir. 

Ursula K. Le Guin ‘Yazma Üzerine Sohbetler’ isimli kitabında şu şekilde değinir:

“Çocuklar tek boynuzlu atların gerçek olmadığını tabii ki bilir ama öte yandan tek boynuzlu atlar üzerine yazılan bir kitabın, eğer yeterince iyiyse, hakiki bir kitap olduğunu da bilir.”

Fakat şu da bir gerçektir ki, günümüz insanının ormanın derinliklerinde, kendi benliğinde ve hayalinin dehlizlerinde olmaya ve yazmaya ayıracak zamanı yok denecek kadar azdır. Bu yazmasına engel midir diye sorarsanız, hayır. Bazen bir otobüs durağında, peronda, parkta oturulan bir bankta, öğle yemeği arasında, kısıtlı teneffüs zamanlarında...

Psikoloji alanında yapılan çalışmalarda yazmanın ruhsal anlamda birçok olumlu etkisi olduğunu kanıtlanmıştır. Bu alanda çalışan Amerikalı Psikolog James Pennebaker, her gün 20 dakika boyunca yazmanın depresyon, anksiyete gibi rahatsızlıkların iyileşmesinde etkili olduğunu belirtiyor. Kendimize ayıracağımız 20 dakika bizi psikolojik olarak daha dayanıklı kılıyor. Yara almanın kaçınılmaz olduğu bir dünyada yazmak belki de en önemli kalelerimizden biridir, kim bilir!

 

 

18-11-2022
Müşerref Turgut

Müşerref Turgut

Psikolog

2004 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimlerine memleketinde devam etti. Şu an Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde Psikoloji (ing) öğrencisi. Okumayı, yazmayı, araştırmayı ve dinlemeyi hayatının düsturları haline getirmeyi tercih ediyor. Dünyayı yapılan iyiliklerin ve ait olduğumuz güzelliklerin kurtaracağına inanıyor. 

muserreftrgt@gmail.com