Köpekler Filmi İncelemesi
Sam Peckinpah’ın 1971 yapımı filmi, bir bilim adamı ve karısının İngiliz kırsalında kasabaya taşınmalarıyla başlayan ve giderek artan gerilimi anlatan hikayesiyle öne çıkar. Dustin Hoffman’ ın usta oyunculuğu ve Peckinpah ın Hitchcock vari gerilimli anlatı yapısıyla öne çıkan bir film özelliği taşıyor.
Filmin açılış sahnesinde başrol Amy’nin göğüslerine kameranın yakın plan çekimde bulunması filmin daha hemen başından kadın temsilleriyle ilgili bazı dertleri olduğu mesajını verir. Kamera dikizci bir bakış açısı takınarak kadının göğüslerini yakın plana alarak filmin çekildiği dönem ve kadın bedeni üzerinde de bazı hükümlere varır. Öncelikle yakın plana alınan göğüslerin sutyen gibi bir giysiyle gizlenme ihtiyacının duyulmaması başrol kadının kendi bedeni üzerindeki hakimiyetini ve cinsel hürriyetini kazanmış bir kadın temsili çizdiğini göstermektedir. Amy, kameranın geniş plana çıkmasıyla görülen açıda aslında kasabalının bakışlarına maruz kalmasına rağmen onları umursamayan, onu izleyen bakışların arasında özgür ve güçlü kadın figürü olarak var olan temsilini daha da güçlendirir. Kameranın yakın göğüs planlarla kadının bedenine istismarcı, dikizleyen bir göz olan kasabalının gözlerini temsil eder ve geçilen ayrı planlarla seyirciyi de aynı kefeye koyarak bu günaha ortak eder. Filmin dönemin kadın özgürleşme hareketlerine muhafazakar yaklaşması aslında filmin sonunda gelen felaketlerle birlikte tamamlanır. Film dönem olarak kadınların feminizm hareketleri neticesinde Avrupa’da ve Amerika’da bazı haklara eriştiği, işçi ve öğrenci sınıfın eylemlerinin yoğun olduğu dönemlerden sonra yükselişe geçen muhafazakar anlayışın üzerine gelen ve onu meşrulaştıran bir film olarak okumak mümkündür. Bu anlamda kasaba halkına biçilen rol daha gelenekselcidir. Erkekler avcı, yırtıcı bir hayvan rolündedir adeta. Kadınlar daha pasifize erkeklerin gölgesinde kalmıştır. Dolayısıyla Amy gibi bir kadının bu kasabada varlığı dikkat çeker ve av avcı konumu netleşir. Ayrıca kameranın kasabalının dikizleyen gözleriyle izleyiciyi özdeşleştirmesi onu gelenekselci ve cinsel hürriyetine kavuşmuş kadın karakterinin karşısına geçmeyi kolaylaştırır. İzleyici başından beri kadının kocasının iplerini eline almasını heyecanla bekler. Çünkü kadının kocası pasifize edilmiş eril iktidarın temsilidir. Geldiği kasabada bulunan erkekler onun tam tersi zihniyet ve eylemlere sahiptir. Film av ve avcı gerilimini aynı zamanda bu temsil üzerinden örer. David Summer, yani pasifize edilmiş koca yine dönem ile ilişkilendirilen bir erkek karakterdir. David, entelektüel ve kibardır. Avlanmaktan veya evdeki tamirat islerinden anlamaz hatta ilgilenmez. Bir erkeğin evde üzerine düşen sorumlulukları yerine getiremeyen bir çizgi çizer. Evine çatı tamiratı için kasabadan birileriyle anlaşır. Bu kişiler aynı zamanda karısının tanıdığı isimlerdir ve karısına sarkıntılık ederler. Karısı etraflarında bulunmalarından rahatsızdır ve bunu kocasına anlatır. Koca bunu çok ciddiye almaz ve geçiştirir. Daha sonra aynı kişiler karısının iç çamaşırını gizlice alırlar ve yatak odalarını dikizlerler. Av avcı ilişkisi bu şekilde sürdürülürken kadın ilk başta çizdiği özgür kimliği devam ettirmektedir. Kocası ise evde kendisine ait odada bilimsel bazı işlerle ilgilenir. Filmde av avcı ve pasifize edilmiş eril temsilin karşılaşması görüldüğü en net anlardan birisi eve getirilen ayı tuzağıdır. Tuzağı kurmasını bilmeyen David avcı konumunda bulunan evine tamirata gelen adamlardan yardım ister. Bu sahnede David ava davet edilir. Ayrıca filmin ilerleyen kısımlarında av avcı rolleri değişince eve kurulan tuzağın önemi güzel bir senaryo detayıdır. David, davet edildiği av teklifini kabul edip gittiğinde gruptan birisi gizlice eve gider ve Amy’ye tecavüz eder. Bu kişi Amy ile eskiden sevgilidir ve kadınla isteği dışında beraber olmaya zorlamıştır. Ancak filmde Amy’nin bu tecavüze uğraması sanki arzularına yenik düşen şehvet düşkünü bir kadın gibi resmedilir. Amy tecavüze uğramış gibi değil de bu beraberliğe onay veren kadın gibi görülür. Bu durum seyirci tarafından Amy’nin bedeni hakkında istediği hükme sahip olduğu ve kiminle birlikte olacağına kendisinin karar vereceği okumasının yapılabileceği gibi yine Amy’nin basına gelenleri, çizdiği özgür kadın modeline bağlayan bir okumda yapılabilir. Zira o dönemlerde kadınlar eğer bir saldırıya uğrarsa veya saldırıya açık hale gelmeleri söz konusuysa bunun en büyük nedeni olarak bedenleri ve cinsel kimlikleri açısından elde ettikleri özgürlükler öne sürülmekteydi. Geleneksel ya da muhafazakâr düşüncenin propagandası bu şekildedir.
Filmin sonuna doğru yaklaşırken yan hikaye olarak işleyen iki karakterin gerilimin merkezine oturması vuku bulur. Bu iki karakterden birisi ötekidir. Öteki olmasının nedeni zeka geriliği bulunmasıdır. Kasabalı tarafından günah keçisi ilan edilmiştir. Kasabada olup biten bütün toplumsal çürümenin ana kaynağı olarak gösterilir ve tüm yükü sırtlanır. Toplumda günah keçisi ilan edilen ve ötekileştirilenin sonu genel olarak yok edilmektir. Bunun en büyük örneği Nazi kamplarıdır. Kasabalıda bu motivasyonla bütün öfkesini bu öteki üzerine toplar ve onu yok etmek için harekete geçer. David öteki olanı korumak maksadıyla evine alır. Ona yardım edecektir. Böylelikle kasabalının öfkesi David ve onun evi yani ailesi üzerine yoğunlaşır. David bu andan itibaren av konumunda değildir. Her ne pahasına olursa olsun evini korumak için harekete geçen ve pasifize edilmiş eril rolünden sıyrılıp iktidarını onarmaya onu geri almaya çağrılan eril himaye rolüne bürünür. Aslında David bu kimliğini kaybetmiş iktidarın temsilidir. Bu kimlik yeni bir kimlik değildir. Çok uzun zamandır toplumları himaye eden gelenekçi, ataerkil sistemin ta kendisidir. Sistem tıpkı David in evinin cat8sı gibi onarılmaya ihtiyaç duyar. Yani yeni bir şey üretilmez sadece var olan yeniden üretilir sadece daha güçlü olarak. David evini sonuna kadar savunur. Avcı konumundadır artık hem de evine kurulan ayı tuzağını nasıl kullanacağını bilen bir avcı. Tüm bunların üzerine filmin sonunda kadın figürü kurtarılan öteki erkek karakteri üzerinden çizilir. Politik Kamera kitabında bu sahnede erkek karakter üzerinden çizilen kadın temsilinin uslu ve söz dinleyen erkeğin yanında pasifize şekilde gölge biçiminde kalan bir temsilden bahsedilir. Yani bu temsil muhafazakar sistemin kadının nasıl olması gerektiğiyle ilgilidir. Filmde eril himayenin yeniden üretilmesi gibi kadın temsilinin de yeniden üretimi Amy’nin yani özgür kadının arkada bırakılması ve yerine geleneksel bir kadın modelinin yerleştirilmesiyle son bulur. Aslında çizilen kadın modeli de eskinin yani var olanın yeniden üretimidir. Yeni bir şey sunmaz veya getirmez.
Sam Peckinpah’ın çektiği bu film her ne kadar muhafazakar yapının meşrulaştırılması gibi okunsa da dönemin şartları ve yine dönemin film üretim kültüründen bağımsız düşünülemeyeceği göz önüne alınmalıdır. Ayrıca içinde taşıdığı anlatım kodlarını başarılı şekilde sunması yıllar geçsede bu filmi bir başyapıt olarak hatırlanmasını olanaklı kılmaktadır.