Bağ

Bağ

A+ A-

Başlamak/ Başlayamamak - Bitirmek/Bitirememek zorluğuna yaymışız tüm hayatımızı.

Birinden aldığımızı ötekine bırakamama girdabı bu.Ya da tuttuğunu bırakamama.

Öyle tutulmuşuz ki, hiç bitmemelilerin yokuşuna bile tırmanmayı göze alıyoruz.Tuttukça da güçlenmiyoruz halbu ki, zayıflıyor ellerimiz farketmiyoruz.

‘Bağ’ı konuşuyorum aslında.Tüm hayatın menbaı olan hani.İnsanı insan yapan bir ötekinin içindeki varlığı konuşuyorum.Kendimizi atfettiğimiz ,adadıklarımızı,kaybettiklerimizi,oldurmalarımızı bazen ummanlara sığdıramadıklarımızı.

Birinin varlığı nasıl oluyor da bize başlama cesareti veriyor ? Ya da nasıl oluyor da bir an da hiç olmamışçasına bitirmenin konforuna alışır hale geliyoruz?

Kohut bunu köklerde “kendiliğinden var olan nesneler” e dayandırıyor.Ne demek bu ; yani insan ; kendi olabilmek için (nesnelere)insana gereksinim duyar ve bu nesneler kendiliğinin gel zaman git zaman parçaları olurlar.Bizim bu dünyada karşılaştığımız ilk nesnelerimiz elbette bize bakım verenlerdir ve bu bakım verenlerin metaryalleri ile biz bir kendilik inşaa ederiz.

Kohut bu duruma şöyle bir ekleme yapar; “Kendiliğin geliştirilebilmesi için kişinin aynalama,idealize etme ve bütünleşme” aşamalarından geçmiş olması gerekir.Yani kişinin bakım vereni tarafından duygularının , düşüncelerinin aynalaması,yanında olup(fiziken ve ruhen)dünyayı daha gerçekçi ele alabilmesi için desteklemesi ve diğerleri kadar hem başka olduğunu hem de aynı olduğunu içinde entegre edebilmesi gerekir.

Bunlar sağlanamadığı zaman kişinin başlama ve bitirmeye dair bağ kurduğu tüm nesneler ile ilgili soru işaretleri ve karmaşalar ortaya çıkar.

Sıkıntının ağırlık yüzdesini bu nedene bağlamak çok doğru gibi gelmeyebilir okurken fakat bugün her bağlantı kurduğumuzla biz aslında hayatımızdaki nesneye otomatik olarak gitme durumunda kalıyoruz.

Zihin alışageldiği davranış kalıplarını sürdürmekte ve bunun nerden geldiğini bize unutturmakta mahir olabiliyor.

 

 

Tuttuğumuzu ilk hangi yolda(zamanda) bırakamadık ya da hangi tutamayacaklarımızın peşine düştük bile isteye?

O yolu bulmak bize nasip olsun..

 

 

29-05-2022
Merve Doğanlar

Merve Doğanlar

Psikolog

1990 yılında Yalova’da dünyaya merhaba dedi. İlkokul, ortaokul ve Lise öğrenimlerini burada tamamlayıp, daha sonra Üsküdar Üniversitesi Psikoloji (ing) bölümünden mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında İletişim bilimlerinde yandal yaptı. PAMER (Post-Colonial çalışmalar merkezinde) çeşitli araştırmalara ve makale çalışmalarına katıldı. Lisans öğrenimi sırasında biri Almanya biri İngiltere olmak üzere 2 Erasmus yaptı. Bu yüzden Kültür şoklarına toleranslı. Şu an da Klinik Psikoloji yüksek lisans mezunu, spor aşığı, bilime dair her şeye maydanoz olmayı seven, nitelikli hasbihallere müptela, değiştirebileceklerine değiştiremeyeceklerinden daha çok inanan, insana dair her şeye meraklı olmak gibi sıfatlarıyla hemhal olmakta.

merve.doganlar1@st.uskudar.edu.tr

gezegenpsikolog