İç Mekanlarda Çekim İpuçları

İç Mekanlarda Çekim İpuçları

A+ A-

Bu ayki yazımda iç mekanlarda fotoğraf çekimi nasıl yapılır bununla ilgili bir takım ipuçları paylaşacağım.

İç mekan çekimleri ışığı denetleyebilmek ve gerektiğinde dar alanlarda çekim yapmak açısından dış çekimlere göre zordur.

Konunun hazırlanması

Öncelikli olarak çekim yapılacak konu belirlenmelidir. Konuyu en iyi yansıtacak detaylar ve ekipmanlar belirlenir.

Konu belirlendikten sonra çekimde figür kullanılacaksa bunların nereye konumlandırılacağı, arka planda görünmesi istenen, istenmeyen objelere karar verilmesi gerekir.

                  Konunun ya da mekanın aydınlatılması

                  İç mekan aydınlatmalarında kontrast, gözün algılayabildiğinden fazladır. Mekanda var olan kontrastı azaltmak için doğal ışığın yanı sıra flaş ya da diğer yardımcı aydınlatma araçlarını da kullanabiliriz.

                  Flaşla aydınlatma en iyi seçeneklerden birisidir. Flaş, ortamdaki kontrastı makul düzeylere indirebilir. Çekim yapılan mekanda pencere yoksa ve oradan gün ışığı gelmiyorsa, aynı stop değerinde flaş kullanılabilir. Bu arada flaşa yakın objelerin daha fazla aydınlanacağı, ışığın uzak olduğu objelerin daha karanlık olacağı unutulmamalıdır.

                  İç mekan çekimlerinde mekandaki aydınlatmayla çekim yapılacağı gibi pencereden gelen gün ışığı dolgu ışık olarak da kullanılabilir. Ama buradaki en önemli nokta dolgu ışığının şiddetinin iç mekândaki ışık miktarından az olması gerekliliğidir.

                  Aşağıdaki fotoğraf bir iç mekan fotoğrafıdır. Hem yapay ışık kullanılmış hem de  karşı taraftan doğal ışık gelmektedir. Fakat kapıdan gelen gün ışığı yapay ışığa göre daha baskın konumdadır. Hatta ışığın parlamış olduğunu bile söylemek mümkündür.

                                         

 

                  Aşağıda görülen bir diğer fotoğrafta hem yapay ışık kaynağı (abajurlar,spot lambalar ve banyodaki sarı ışık kaynağı) hem de pencerelerden gelen gün ışığı birlikte kullanılmıştır. Çekim köşede durulup yapılmıştır.

  

 

                  İç mekan çekimlerinde alan derinliği

                  İç mekanlarda 3 boyutluluk etkisi vardır. Bu 3 boyutlu iç mekanının her yerinin net olması gerekir. Bunun içinde diyafram olabildiğince kısılmalıdır. İç mekanda ışığın az olması, diyaframın da kısılması sonucu örtücü hızı düşürülmüş olur. Bu da iç mekanda insan öğesi varsa flu çıkması demektir. Bunun çözümü ise ISO değerini arttırmaktır.

İç mekan çekimlerinde ışık ölçümünün yapılması

Doğal ya da yapay olarak yer alan ortamı ve objeleri aydınlatan ışığın düzeyi pozometre ile ölçülür. Pozometre fotoğraf makinelerinin içinde yer almaktadır. Bunun dışında el pozometreleri de mevcuttur.

İç mekan çekimlerinde en doğru ışık ölçüm yöntemi düşen ışığın ölçümü yöntemidir. İç mekanda objeye ya da bir kişinin üzerine düşen ışıktan ölçüm yaptığımız takdirde bu doğru sonuç verecektir. Mümkün olduğunca bir yerden yansıyan ışığı değil de direk nesneyi ya da kişiyi aydınlatan ışık ölçülmelidir.

                        

Yukarıdaki fotoğraf iç mekan cami fotoğrafıdır. Yine yapay ve pencereden gelen gün ışığı birlikte kullanılmıştır.

                

Yukardaki fotoğrafta yalnız pencereden gelen doğal ışık kullanılmıştır. Diğer yapay ışık kaynakları kullanılmamıştır. Ayrıca bu fotoğrafta diğer fotoğraflarda olmayan insan unsuru da vardır. Çekimi yapılan kilisede karanlık bölgeler yoğundur. Pencereden gelen ışığın insan öğesinin üzerine düşmesi fotoğrafa mistik bir hava katmıştır.

İç mekan çekimlerinde aydınlatmanın çok önemli bir unsur olduğunu belirtmiştim. Bu çekimlerdeki aydınlatma koşullarının yeterli olmadığını ve ek aydınlatmaya ihtiyaç duyulabildiğini vurgulamıştım. Pencerelerin olduğu mekan çekimlerinde öncelikle dışardaki ışığın ölçülmesi gerekir. Doğru bir çekim olması için dışardaki ışığın ve içerdeki ışığın aynı değerlere sahip olması gerekir.

Örneğin; dışarda diyaframı 11 (f /11), enstantaneyi 1/125 bulduk. İçerde de flaşlarla yardımcı ekipmanlarla f/11, enstantaneyi 1/125 bulduğumuzda çekimi yapabiliriz.

Karmaşık iç mekanlarda genellikle ayrıntıları gösteren ışığa gerek duyulur. Ortamda varsa pencere ışığı kullanabilirsiniz. Koyu gölgeler oluştuysa flaş ya da reflektörden yararlanabilirsiniz.

Karmaşık iç mekanlarda kısık bir diyaframa ihtiyacınız olacaktır. Enstantane yavaş olacağından elle çekim yapmak sorun yaratacaktır. Bu nedenle tripod kullanmak gerekir.

Büyük ölçekli iç mekanlarda çekim yaparken en uygun objektif geniş açılı objektiftir. (28-35 mm bir objektif olabilir.) Yapının karakterinin vurgulanmasında önemli bir etkiye sahiptir.

            İç mekan mimari yapıları çekerken bir diğer en önemli nokta bulunduğumuz yerdir. Kadrajınızı oluştururken mümkün olduğunca köşelerde durulmalıdır.

            Çekimlerde doğru perspektifler oluşturmak için; kameranızı doğru şekilde konumlandırmanız gerekir. Kameranızın zemine paralel olması gerekir.

            Cami gibi yapıların iç mekan çekimleri yapılırken fotoğraf makinesini geriye doğru eğmek gerekebilir bu da bir takım bozulmalara sebep olabilir. Alt taraf geniş, yukarı taraflar dar gözükebilir. Çekim yaptığınız mekan yüksek değilse makinenizi 90 derecelik açıyla tutarsanız bu sorun çözülebilir.

           

            Anlattıklarımızı kısaca özetlersek;

            Çekimi yapılacak mekanı önceden ziyaret edebiliriz

            Çekime başlamadan konuyu en iyi yansıtacak lensi seçmeliyiz.

            Küçük bir mekanda çekim yapıyorsak geniş açılı objektif; büyük mekanlarda tele objektif kullanabiliriz.

            Çekimlerde tripod mutlaka kullanmalıyız.

            Çekim yaptığımız mekanda ışık az ise dışardan gelen ışıkla arasında oluşabilecek kontrastı azaltmak için flaş kullanmalıyız.

            Doğru diyafram ayarı yapmalıyız.

 

Bu ayki yazımda iç mekan çekimlerinde teknik ipuçları vermeye çalıştım. Umarım sizler için faydalı olmuştur. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. Fotoğrafla kalın.


Kaynakça

John Hedgecoe: Her Yönüyle Fotoğraf Sanatı 

23-07-2021
Gülnur Turgut

Gülnur Turgut

Fotoğraf

Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitenin Yeni Medya Bölümü’nde yüksek lisansını başarıyla tamamladı Fotoğrafa merakı üniversite yıllarında başladı. Üniversitede fotoğraf sanatçısı aynı zamanda hocası olan İbrahim Demirel’den dersler aldı. 2016 yılından beri fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır. Sokak fotoğrafçılığı alanına ilgi duymaktadır. Fotoğraf eğitimlerine ve grup sergilerine katılmakta ve fotoğraf üretmeye devam etmektedir.

gulnurturgut@hotmail.com