Bayilerle Sınavım

Bayilerle Sınavım

A+ A-

Ticaret işlerinde hile yapmanın geçmişi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Kadim metinler, tartı hilelerinden satın alınan ürüne daha az değerli başka ürün karıştırılmasına kadar muhtelif aldatmacadan bahsediyor.  Ahilik, lonca teşkilatı gibi meslek örgütleri farklı coğrafyalarda düzenlemeler getirmeye çalışmış. Ancak muhtelif sorun kendi içlerinde devam etmiş. İktisat tarihine fazlaca girmeyim, bugünkü deneyimimi ve hislerimi paylaşayım sizlerle ki paylaşımım bana da şifa olsun.

Balgat’taki evde tadilat yaptırdıktan sonra internet de bağlattım. Oran’daki evdekinden farklı bir marka deneyim istedim (bu markayı X olarak adlandıracağım). Macera, başladı. Evvela, X’in bir kampyanyası var, internetinizi şu tarifeden alın size tablet verelim diye bayileri aradı. X markasına güvenle tamam dedim. Sonra genel merkezlerini aradım, meğer öyle bir kampyanyaları yokmuş, bayi, X’in adını kullanarak abonelerini yüksek tarifeye bağlamak için böyle bir pazarlama taktiği kullanmış. Öğrenince güvenim sarsıldı, kampanyayı iptal ettirdim.

Birkaç ayım sükunetle geçti. Birkaç ay önce çalıştığım üniversitenin web sitesine ve bağlantılı sitelere, evden zaman zaman girememeye başladım. Devletin üniversitesinin sitesini bir internet sağlayıcısının bloke edebileceği aklıma gelmedi. Okulun Bilgi İşlemi, bilgisayarımı formatladı, sorun devam etti. Yeni bilgisayar satın aldım sorun devam etti. En nihayet Bilgi İşlem’in önerisi ile şunu denedim: evdeyken cep telefonumu mobil erişim noktası yaptım. Ve tamam! Bu sefer çalışma hayatım için elzem işyerimin sitesine evdeki bilgisayarımdan erişebildim! Defalarca denedim, aynı sonuç.

Anladım ki sorun internet sağlayıcısından kaynaklanıyor. X markasına haber verdim. İkna için defalarca sorunu çeşitli kişilere anlattım. En nihayet bağlı olduğum bayi teknik eleman yönlendirdi, sorunun kendilerinden kaynaklandığını saptadı, IP bloğunu değiştirdiler. Dedim ki: kalıcı bir çözüm bulun lütfen, üniversitem devlet üniversitesi, güvenli site. Bloklamayı kaldırın. Onlar da sorun oldukça aramamı söylediler. Sorun defalarca tekrarlandı.

Esas hikaye şimdi başlıyor. Her seferinde adresimi sorduklarında bana ait olmayan bir daire numarası söylediler. Ben de ısrarla düzeltmelerini talep ettim. Tamam dediler ancak henüz düzeltilmediğini her yeni aramamda şaşırarak gördüm. İki gün önce bayi, yine hatalı daire numarası tekrarlayınca düzeltilene kadar telefonda bekleyeceğimi söyledim. Bana adresi düzeltmemek için çeşitli gerekçeler sıraladı: taşınma olmuştur dedi (ev yapıldığından beri bu daire ailemize ait dedim), apartmandaki boş ve dolu adreslerle ilgili bir şeyler söyledi (kelimesini anlamadım), ilk bilmem hangi adrese çekilmiştir ondan böyle tutuyoruz dedi (yine anlamlandıramadım). Baktım fatura adresimi doğru yazmayacak, karakola gidip şikayette bulunacağımı söyledim. Yanlış adres yazarak suç işlediklerini, katiyen rızam olmadığını ifade ettim. Sistem yavaş diyerek beklememi söyledi, yarım saatten fazla telefonda bekletti. Ben de sorun yok, siz düzeltene kadar bekliyorum, bir yandan çalışıyorum dedim. Bilgisayarımda çalışmaya devam ederken telefonda bekledim. Nihayet adresimin düzeltildiğini müjdeledi. İster istemez aklıma sorular gedi. Bir bayi, müşteri fatura adresini bile bile neden farklı tutar? Bir bayi abonesinin dairesini farklı yazarak ne tür bir çıkar sağlar? Kaç kişiye daha bunu yapmıştır? Ve kim bilir daha neler yapmıştır? Bu soruların yanıtlarını bilmiyorum. Bildiğimse son derece bitkin ve tükenmiş hissettiğim.

Üstelik dahası var. Söz konusu bayi, günlerdir teknik bir eleman göndereceğini, şu şu saate kadar evde olmamı söylüyor, defalarca bekle bekle, gelen giden yok. Bir de Genel Merkezlerinden öğreniyorum ki, bayi beni 12.28’de aradığını belirten bir not yazmış. Telefonumda öyle bir arama görünmüyor. Telefon kayıtlarmın incelenebileceğini söylüyorum.

Belki de bardağı taşıran damla, bu sabah Bölge Müdürlüğündenim diye arayarak benden yine randevu isteyen kişi oluyor. Ben Bölge Müdürlüğü zannedip bayinin yaptıklarını saf saf kendisine anlatıyorum, 13.30’a kadar bekleyin evde diyor, yine gelen giden yok. Genel Merkezlerini arayınca öğreniyorum ki meğer Bölge Müdürlüğünden diye kendini tanıtan hanım, bayide çalışan bir hanımmış. Yine ya sabır çekiyorum.

Kendilerini sakınmasızca Bölge Müdürlüğünden diye tanıtacak kadar sakınmasız olmaları Balgat’a geçtiğimde sucularla yaşadığım bir başka sıkıntılı alışverişi çağrıştırıyor. Yeni evde yeni su olsun, gıdamız çeşitlensin diye düşünerek bir su markasını arıyorum (Y diyeceğim bu markaya). Su getiriyorlar, bir fiyat söylüyorlar. Sonra merkezlerini arayıp su fiyatını öğreniyorum, gerçek fiyatı meğer daha ucuzmuş. Bayi, kendisine tanınan opsiyonun çok üzerinde bir fiyat söylemiş. Bayiyi değiştirmelerini talep ediyorum.

Zira önceki yıl, Oran’daki evde, sonradan hile nedeniyle işten çıkarılmış olduğunu öğrendiğim bir başka markanın sucusunun, yıllardır bize yüksek fiyattan su sattığını öğrenmiş büyük hayal kırıklığı yaşamıştım. Gelir adaletine katkıda bulunmak için her seferinde bolca bahşiş verdiğimiz su emekçimiz meğer gözümüzün içine baka baka onca sene bize yüksek fiyattan su satmış.

Bunu yaşayınca Balgat’taki evde Y markasında da aynı sorunu deneyimlemek istemiyoruz. Fakat kendisinin Bölge Müdürü olduğunu söyleyen bir hanım beni arıyor, hatta yetmiyor WhatsApp’tan mesaj atıyor, sorunla ilgilendiğini çözeceğini vs. belirtiyor. Ertesi gün katiyen gelmesini istemediğimi ısrarla söylememe rağmen sucu kapıma geliyor. Neyse ki evde bir usta çalışıyor. Bizde yanlış olmaz filan diyerek geri gidiyor. Aramalar sonucunda anlıyoruz ki kendini Bölge Müdürü diye tanıtan kişi, yetkili de değil. Su markasını değiştirip rahat ediyoruz.

Demem o ki, kendini sakınmasızca Bölge Müdürü vs diye tanıtan ve bayilerle ilişkili olduğu anlaşılan kişiler kime ve neye güvenerek bu kadar rahat hareket ediyor? Adresimi yanlış yazan ve değiştirmemekte ısrar eden, ancak karakola şikayet edeceğimi söyleyince ancak telefonda yarım saat bekletip zar zor değiştiren kişilerin rahatlığının sebebi ne? Velev ki emir kulu olarak bir aldatmacanın içine giriyorlar. Tepelerindeki sorumluların güvendiği ne veya kimler? Veya sadece riski zaten seven anti-sosyal kişilik bozukluğu olan kişiler umursamadıkları için mi bu işler böylece devam ediyor? Çalışma hayatına dair yaptığım eski akademik çalışmalarımdan şunu biliyorum: Bir işyerini teftişte aksama var ise zincirleme hileli işler çalışanları mağdur edebiliyor. Sorunlar daha sistemli bir ağın parçası olduğunda ise işleri çözmek iyice zor bir hal alıyor. Çalışanlar, tüketiciler ve daha nice insanın tadı tuzu kaçıyor.

Anlıyorum ki insan doğası binyıllardır yerinde seyrediyor. Eksik tartı ve ürün karıştırmadan, internet  çağının dolambaçlı işlerine gelmişiz. Ancak sorunlar baki. Anti-sosyal davranışların ardında kim bilir hangi çocukluk travması, hangi koşullanma, hangi nöral yapılanma var.

Dilerim bu yaşadıklarım hayırlara vesile olur; dürüst denetimler artar; yetkililer, hile ile insanları mağdur edenlere yönelik önleyici, caydırıcı ve tedavi edici önlemelerini arttırır. Dilerim tamahın ve insana zarar veren nice aksaklığın şifası bulunur.

Fatma Ülkü Selçuk 12.07.2022

Görsel Kaynak

Photo by Laura Evans on Unsplash , https://unsplash.com/photos/FxhPC1wuKXE

 

 

 

12-07-2022
Fatma Ülkü Selçuk

Fatma Ülkü Selçuk

Sosyoloji, Dr.

Fatma Ülkü Selçuk 1995 yılında ODTÜ ‘Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’ bölümünden mezun oldu. 1999 yılında Ankara Üniversitesi’nde ‘Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri’ yüksek lisansını, 2007 yılında ODTÜ’de ‘Sosyoloji’ doktorasını tamamladı. 2005 yılında ‘Örgütsüzlerin Örgütlenmesi: Enformal Sektörde İşçi Örgütleri’ başlıklı kitap için Türk Sosyal Bilimler Derneğinin ‘Genç Sosyal Bilimciler Ödülünü’ aldı. 1999-2017 yılları arasında Atılım Üniversitesi’nde çalıştı. Yayınlarının bir kısmına şu linkten ulaşabilirsiniz: http://independent.academia.edu/FSelcuk

fuselcuk@gmail.com

Diğer Yazıları

Bu yazılar da ilginizi çekebilir