Sanal Kimlikler

Sanal Kimlikler

A+ A-

Sanal algılarda oluşan bensel üstünlük kompleksleri, günümüz dünyasında kendini kabul ettirmiş durumdadır. Ortamlarda dolaşmayı seven ve kime ait olduğu da pek düşünülmeyen kayıp silüetler, günden güne yerini bu algılarda oluşturarak başkalarından kaynaklı oluşacak komplekslere öncülük etmektedir. Ortama yeni girmek isteyenler bir bakıp çıkacaktımlarla kendini avutmak isterken bu silüetler onlara kucak açıp "Aramıza hoşgeldin" diyecektir. Yanılmıyorsam, yeni başlangıçlarda bu karşılama dayanılmaz bir heyecan verecektir ve içeri girmek için cumburlop havuza atlama isteyi doğacaktır.

Sanal algı, yaz aylarında oluşacak elzem sıcaklığın giderilmesindeki dondurmaya ne kadar muhtaç olduğumuzu gösterdikçe, bizi kendisine daha çok çekecektir. Bu bağlamda bireylerimizin kendini ifade etme özgürlüğü, sözlü iletişim meşrebinden çıkıp klavyesel sanal kimliklerden oluşan silüetlere evrilmektedir. Silüetlerimiz de zaten ortamda kendilerine bir kimlik seçerek bu kimlik üzerinden gitme arzusuna kapılmak için can atıyorlar.

Gerçek dünyada sahip olduğumuz karakterimizin birden fazla kişiliği vardır. Bu kişilikler her bir kişi de farklı görüntüler oluşturur. Tıpkı yakın bir arkadaşınıza gösterdiğiniz kişiliğinizin bir başka samimi olduğunuz arkadaşınızda farklı olması gibi. Onların yarattığı etkilerle de bu kişilikler başka kişiliklere evrimleşir. Siz de bu etkilerden yola çıkarak başkalarına artık daha başka kişilikler ile yaklaşırsınız. Kişiliklerimiz, karşılaştığı her bir başlangıç döngüsüne tekrardan başlıyor gibi görünse de bu aslında bir başlangıcın sürekli son bulan bir dizilimidir.

Içinde bulunduğumuz çoklu sanal evrenler sisteminde her bir bireyin kendine bir kimlik yaratarak varlığını koruyabilmesi gerekir. Gerçek hayatımızda kişiliklerimizin dizilimlerinden ödün vermek istemeyiz. Her bir bireye farklı bir kimlikle yaklaşırız. Sanal algılarımıza giriş anahtarı olan sanal kimliklerimizi buna göre dizayn etmek istesekte buranın giriş anahtarı herkesin hevesine kapıldığı hayalilerden geçer. Gözümüzün önüne sokulan ve bunun devamı niteliğinde olan milyonlarca hayalileri ellerimizdeki dondurmalarımızla takip ederiz.

Bir diğer düşünce ise, bu silüetlerin alıcıyı harekete geçirme eyleminde bulunarak istediği yerde ve zamanda, istediği şekle bürünmesiyle kitleleri örgütlemesidir. Toplumu ilgilendiren konularda, bazılarının eline verilen kaval ile onu takip edecek milyonlarca fareyi peşinden götürecek muhteşem bir yapıya sahip olmuştur. Bu fareler de aslında kedilerin korkusundan kendilerini fare olarak göstermeyip gerektiğinde o kedilerinde başında gardiyanlık yapacak köpekler oluverirler. Klavyelerin ağızlarından özgürce çıkan bu kimlikler her bir kaos başlangıcında belirip kaos bitince otadan yok olma potasiyeline sahiptir. Yani yine kraldan çok kralcılık yapanlar olur.

Kendimizi bu ortamlarda yansıtma düşüncesi, yeni evrenler keşfettikçe ve bu evrenlerin yanına sanal versiyonlarını da ekleyince kaçınılmaz oluyor. Gerçek karakterimizin soyut kimlikleri yine soyut bir ortam olan sanal alemde somutlaşıyor. Bu güce sahip kimliklerin yarattıklarından etkilenip sanal ortamdaki döngümüzü herkesleştirmenin anlamsız olduğunu görmemiz gerekiyor. Herkesin aynı olduğu bir ortamda kendinizi ne kadar farklı görseniz bile o silüetlere kapılıp gitmek sizi de yapbozun bir parçası yapacaktır. Kavalın sesinden gitmek güzel gelebilir fakat sadece tek bir yoldan gitmek kimlikleri geliştiremez. Herkesle ayrı ayrı yoldaş olup yolun sonunda kendi yolunu bulmak gerekir. Yoksa günün sonunda hayvan çiftliğinde kendi yolundan gitmeyip başkalarını takip eden ve olan biteni dışarıdaki pencereden izleyen hayvancıklardan oluruz.

 

16-08-2022
Eylem Aktaş

Eylem Aktaş

Hayatın İçinden

Radyoloji ve Nükleer Tıp alanlarında eğitim almış öğrenmeye hevesli, gelişime açık, değişen dünyanın hızına yetişmeye çalışan ve karşılaştığı her bir bilgide, yeni yerler keşfeden bir gezginin hissettiği hayranlığı, ruhunda yaşayan biri.

aktas.eylemmm@gmail.com