Danışan Ben, Danışman Sen!

Danışan Ben, Danışman Sen!

A+ A-

Yarının, eskiye olan inancı kuvvetlenerek yoluna devam ediyor. Yolculuğunda onu yalnız bırakmayacak hocaları, elinde kırbaçlarıyla onları bekliyor. Kırbaç görevini her usulsüzlükte yerine getirmeli, yenilikleri boyunduruğu altına almalı. Ona atfedilen görevi layıkıyla yerine getirmelidir.

Geçmişin zamanında, eskilere yapılan göndermeler her zaman onurlandırılmak üzerine kurulmuştur. Ona atıfta bulunmadan önümüzü göremez olmuşuz. Her bir hakikate olan hayranlık, bizim ondan uzaklaşmamızı körüklese de dönüp dolaşıp gittiğimiz yer kırbacı elinde olan hocalarımıza danışmak olmuş.

Danışmaya ne hacet ki?

Benim gönlüm seninkine ermedikten sonra,

Sen düne kanmışsın yarını vaat ederken bana.

Yarının güzelliği aklımı başımdan almışken,

Söyleyin sizler, nasıl gireyim bu girdaba?

Eksik olan bizler miyiz ki, sürekli kendimizi tamamlamak için kırbaç yiyelim? Bir elden gelen neyse bunu kabullenmek yerine sürekli o eli içine alacak bir kılıfın kime, neye ne yararı vardır?

Kılıfına uydurulmak istenen ellerden gelecek hayır, günün birinde kılıfa gerek duymayıp o elleri daha çok işlevli hale getirecek kırbaçları tutacaktır. Bu döngünün getireceği tek şey bir an önce kırbaca ulaşmaktır. Yaşananı yaşatmaktır.

Başkalarındansa,

Yanında ki hocanda sen ol elindeki kırbaçta.

Kim olduğuna ve olacağına dikkat et,

Sen yine sen ol geriye dönme.

Görmedin mi atalarının başına geleni?

Kine yenik düşmeyip, yarını görenler de olur elbet.

Sen yine yarını hissedip geriye dönme.

 

13-03-2022
Eylem Aktaş

Eylem Aktaş

Hayatın İçinden

Radyoloji ve Nükleer Tıp alanlarında eğitim almış öğrenmeye hevesli, gelişime açık, değişen dünyanın hızına yetişmeye çalışan ve karşılaştığı her bir bilgide, yeni yerler keşfeden bir gezginin hissettiği hayranlığı, ruhunda yaşayan biri.

aktas.eylemmm@gmail.com