Arayış

Arayış

A+ A-

Tutarsızlıkların olduğu bir yaşama mahkûm bırakılan çocukların, peşinden gitmek zorunda olduğu serüvenleri vardır. Bu çocuklardan bir tanesi, bir uçurtmanın heyecanına kapılıp onu takip etmek ister. Aslında onu bu eyleme iten kuyruğun gövdesine olan içler acısı bağlılığıdır. Kuyruk, uçurtmaya sımsıkı bağlanmıştır ve gövde nereye giderse onun peşinde olacaktır.

Bu ona bir yerden tanıdık gelmelidir.

Yürüdüğü yoldaki dengesizlikler hep önüne bakması gerektiğini ve o yolu takip etmek zorunda olduğunu gösterir.  Onun için düz bir zeminde ilerlemek ve hatta bayır aşağı koşmak, hayalleri süsleyen imgelerden ibarettir. Hiçbir engelin olmadığı, vücudunun adeta havada süzülmesi düşünceleri hep bir hayal aleminde olduğunu gösterir. Tabi hiçbir şey onu, bu hayalleri kurmaktan geri bırakamaz. Sadece bu imgelerden oluşan yolculuğa çıkmak nasıl bir şeydir, onu bilmez. Çünkü o hiç oradan geçmemiştir. Çocuk aslında uçurtma değildir. Onu takip eden kuyruğudur.

Bir gün yine seyre dalarken uçurtmalardan birinin kuyruğunun can çekiştiğini görür. Bu kuyruğa aslında başka bir kuyruk dolanmıştır. Dolanan kuyruk var gücüyle bizim kuyruğu koparmak için çabalamıştır. Sonunda bütün çabaları sonuç bularak kuyruğu kopartmıştır. Kopan kuyruğu takip eden çocuk, kuyruğun bir kayanın üzerine süzülerek düştüğünü görür. Kuyruğu alır ve bunu nasıl değerlendireceğini düşünür. Kendisi de adeta bir kuyruk yaşamı sürdüğü için bunu düşünmekte zorlanır. Bir süre zihnini sendeledikten sonra ‘’Kuyruk koptuysa gövdesi de düşmüş olmalı’’ der. Gövdeyi bulmak için yola koyulur. Amacına ulaşmak için yürür.

Engeller heyecanlı bir arayışta nefesinin kesilmesine sebep olurken, bir sonraki adımın daha sağlam atılmasını gerekli kılar. Her bir adımda kararlılığının dayanıklılığı artar.  Gözleri kısılmış, kuyruğunun kayıp gövdesini arar. Yorulur ve dinlenmek ister. Sırtını yaslayacak bir yer bulur ve tatlı bir uykuya dalar. Uykusunda hayatında ona tekdüzelikten başka bir şey katmamış kareler canlanır. Kim olduğunu, kim için ve ne için yaşadığını bilmeyerek boyunduruk altında bir yaşam sürmüştür.

Uykusundan uyanıp bu tatsız karelere anlam veremeden yoluna devam etmiştir. Epey bir yol aldıktan sonra ışık yansımaları görür. Gövdenin renklerinden tahrik olan gözleri derin bir şaşırmayla açılır. Ayaklarının kendini öne atmasıyla ona varana kadar koşar. Sonunda gövdeye ulaşır. Ulaşınca hiç düşünmediği bir şeyle karşılaşır. Gövdenin iskeletini ve ona bağlı olan ipi görür. İskeletin onun temeli olacağını ve ipin de ona yön vermekte kullanıldığını derin düşünceler sonucunda bulur. ‘’Peki ya kuyruk ne içindi?’’ diye sızlanır. Sonuçta tüm bu serüven kuyruğun bağlılık yeminine kapılarak başlamıştır.

 

Uçurtmanın iskeleti, uçurtmanın tutarsızlıklara karşı başkaldırışıdır. Uçurtmaya şeklini verir. İp, iskeletin sağlamlaşmasını ve dengede kalması için iskelet etrafına sarılmıştır. Kuyruk ise uçurtmaya ağırlık yapar ve havada dengede kalması için iskelete yardımcı olur.Merkezden başlayıp iskeletin her bir kenarına dolanmış ipe, uçurtmayı uçurmak için yön verilmelidir.

 

Uçurtma olursan, bir başkası kendi doğrularının tutarsızlığıyla sana yön verir. Bir başka kuyruk gelip senin kuyruğunu koparmak istediğinde, iskelete yardımcı bir eleman da kalmayarak gövden yere düşer. Uçurtman, uçma işlevini gerçekleştiremez ve onu tamir etmesi için onu uçuran devreye girer.

Uçurtma yaparsan, o uçurtmayı uçurmak kendi doğrularını keşfetmek için hiç gidilmemiş denizlere yolculuk yapmak olacaktır -Ama bu sefer bütün her şeyden sorumlu olarak- Kopan, kırılan her bir parçanın hesabını kendine sorup kendini ona göre şekillendireceksin. Bu sefer gelen kuyruk seni koparmasın diye rotanı değiştireceksin.

Sorun şu ki çocuk;

Uçurtma olmalı mı ya da uçurtma yapmalı mı?

 

23-10-2022
Eylem Aktaş

Eylem Aktaş

Hayatın İçinden

Radyoloji ve Nükleer Tıp alanlarında eğitim almış öğrenmeye hevesli, gelişime açık, değişen dünyanın hızına yetişmeye çalışan ve karşılaştığı her bir bilgide, yeni yerler keşfeden bir gezginin hissettiği hayranlığı, ruhunda yaşayan biri.

aktas.eylemmm@gmail.com