Mimarlıkta Sanat Kavramı

Mimarlıkta Sanat Kavramı

A+ A-

Yeni bir iş gelir, arazi bilgilerini alır başlarsınız... Bu kadar basit değil, olmaması gerekiyor. Bir yapı yapıyoruz. Bu yapı yapılacak ve canlılar kullanacak. O yüzden kullanıcı kitlesini çok iyi tanımanız gerekiyor. Kullanım süresinden tutun da kullanım şekline kadar her şeyi tek tek etüt etmeniz lazım. Kuracağınız kullanım şemasındaki en ufak aksaklık, tasarımınızı bir anda kullanılamaz hale getirebilir. Yapının her dakikasını düşünmeniz, ona ulaşmanız, içerisinde gezmeniz, onu yaşamanız gerekir.
Mimarlık, dışarıdan bakıldığında dijital ortamlardan bulunan yapıların kopyala-yapıştır tekniği ile farklı topografyalara konumlandırılması olarak görülse de; mutfağına girdiğinizde bu kadar kolay olmadığını anlayacaksınız.

 

 

Her tasarımcı; yapılmayanı yapmak, denenmeyeni denemek ister. Ama mimarlığı sanat yapan tam olarak bu değildir. Bizim sanatımız, tasarımımızın ruhudur. Bizlere bir şeyler anlatsın, diye bekleriz. Tarihten bir iz bıraksın hatıralarımızda, bir şeyi betimlesin, olayları unuttursun ya da hiç unutmamamız için orda dursun isteriz. Oraya koyduğumuz kütlenin bir anlamı olsun, hikayesini kendi anlatsın, tuğlalar betonlar bizim çizgilerimizle dile gelsin...

Örnek olarak; Murat Tabanlıoğlu’na aile yadigarı, Atatürk Kültür Merkezi Binası yakın tarihte hizmete açıldı. Dünyanın dördüncü büyük sanat merkezi olan yapının kalbi, kırmızı küresi, birçok insanın beğenisini topladı. Bence yapının özellikle girişinin şeffaf olması ve kent meydanı ile bütünleşmesi tasarımın en karakterize özelliği. Cephesinde uygulanan, içerideki sanatsal çalışmaların dış yüzeylere yansıtılması ve kente sunulması; halkla sanatı bütünleştirme amacı ile yeni bir bakış açısı sağlıyor. Mimarın babası Hayati Tabanlıoglu’ndan da izler taşıyan bina bütün kalbiyle bize kendini anlatıyor.

Mimariyi sanatın bir dalı yapan diğer özelliği ise, beğeniye sunulmasıdır. Sizi bir matematik problemi gibi mutlak doğruya götürmez. Her zaman bir eksik, yanlış olduğu düşünülen bir nokta, kavramsal bir çelişki vardır. Oysa ki, bir tasarımın yanlışı eksiği olmaz. Öznel nitelik taşımadığı için içerisinde bir çelişki barındıramaz. Şeffaflık, zıtlık, bütünlük gibi tasarım kriterleri olabilir. Bunlar yaşanılan döneme, toplumsal çevreye, topografyaya göre değişkenlik gösterir. Mimari bir eseri değerlendirirken; yapıldığı zamanın şartlarını, toplumsal olaylarını, toplumun sosyolojik ve antropolojik yanlarını, teknolojisini, yapılan bölgenin ham madde kaynaklarını, ekonomik şartlarını göz önünde bulundurmalıyız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonuç olarak, mimari sanat ile başlayıp ,sanat ile biter. Mimari de düşüncelerimizi tasarımlarımız üzerinden ifade edebilirsiniz. Topluma istediğiniz mesajı gönderebilir hatta o mesajın içerisinde toplumu yaşatabilirsiniz. Her yapı bize biraz geçmişi, biraz bugünü, biraz da geleceği anlatır.


Kaynakça

https://akmistanbul.gov.tr/tr/fotograf-galerisi

04-01-2022
Ece Kürüm Erdoğan

Ece Kürüm Erdoğan

Mimar

1988 Ankara doğumluyum. Çankaya İlköğretim Okulu'yla başlayan eğitim hayatımı; TED Ankara Koleji ve Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi takip etti. En son olarak Karabük Üniversitesi, Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakultesi Mimarlık Bölümü mezunuyum. Ankara'da özel bir şirkette mimar olarak çalışmaktayım. Evli,1 çocuk 1 kedi 1 köpek annesiyim. Hobilerim; yürüyüş yapmak ve kitap okumak. Eğlenmeyi, gülmeyi ve konuşmayı çok severim. İnsanın hayatından önce hayallerini özgürleştirmesi gerektiğine inanıyorum. Yapabileceklerimiz , sadece hayallerimizle sınırlıdır. Burada sizlere farklı dünyaların farklı hayallerini, bu hayalleri kurarken yaşanılan zorukları ve mutlulukları anlatmak istiyorum. 

ekurumerdogan@gmail.com

https://www.instagram.com/anneyaparsa/