Küçük Bir Mola Zamanı

Küçük Bir Mola Zamanı

A+ A-

            Gündelik hayatlarımızda hepimiz farklı meşguliyetlerin peşinden koşuyoruz. Ve bazen ufak molalara ihtiyaç duyabiliyoruz. Fakat sistem içerisinde o kadar çok meşgul olmaya alışmışız ki, durulup yavaşladığımız an kendimize yeni bir meşgul olacak alan yaratmaya çalışıyoruz. Sizce de hayatımızın her anında üretken ve aktif olmak zorunda mıyız? Örneğin haftalık tatillerimizde bile önceden yapılmış programların içerisinde bulabiliyoruz kendimizi. Bazen sadece durup kendi içimize dönemez miyiz? Neden bu hareketsizlik hali bizleri korkutuyor? Hayatı kaçırmaktan mı korkuyoruz, neye bu yarışımız? Hayat bir yarıştan ibaret değil ve bizlerde makine değiliz. Zaten gündelik hayat akışında çok yoğun bir tempo içerisindeyiz. Ama bazen durup kendimizle baş başa kalmaya da ihtiyacımız var. Nasıl ki gün sonunda uyuyup dinlenip ertesi güne hazır hale geliyoruz, bu durgunluk hali de zihnin ve bedenin kendini tazeleme, dinlenme alanı olmalı. 
        Bazen bu ufak molaları yaratacak anı bulmakta da zorlanabiliriz. Bulduğumuzda ise o anları yarışın bir parçası haline getiriyoruz ya da durağan olduğumuz için kendimize kızıyoruz. Pandemi sürecinde birçok insan farklı duygu karmaşalarına girmişti. Gündelik hayat o kadar yoğun ilerliyordu ki,  durgunlaşınca insanlar bocalamışlardı. Bir süre yine aktif olmaya kendilerini zorlamış daha sonra ise dinginleşmişlerdi. Biraz da olsa kendi hayat amaçlarını sorgulama, kendileri ile baş başa kalma fırsatı yakalamışlardı. Çünkü hayat zaten değişken ve hareketli iken o gürültünün içerisinde kendi sesinizi ve isteklerinizi duyamayabiliyorsunuz. Fakat kendinize anlık molalar yarattığınızda zihninizi ve bedeninizi tempodan dışarı taşıdığınızda daha sağlıklı düşünceler ortaya çıkabiliyor.  Durağan geçirdiğin anlar sana tatsız hissettirebilir, fakat neden anı yaşamayı tercih etmiyoruz. Mola verecek o kısa bir anı bile yaratmak zorken hiçbir an ziyan edilmemeli. Yatağında uzanıp bütün gün dizi izlediğinde, kahveni içtiğinde, hatta sadece uyuduğunda bile kendi içinde yol kat ediyorsun. En kıymetli şeyin kendi zihnin ve bedenin olduğunu, tazelenmenin ve anda kalmanın aslında nasıl büyük bir ihtiyaç olduğunu unutmamalısın.

 


Kaynakça

https://unsplash.com/photos/4eWwSxaDhe4

29-10-2022
Dilay Kaya

Dilay Kaya

Sosyolog

Ankara’nın Polatlı ilçesinde dünyaya geldim. Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet ön lisans, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyoloji lisans bölümlerinde öğrenim gördüm. Hayalperest kimliğime birazda gerçeklik ekleyerek, araştırarak ve öğrenerek yoluma devam ediyorum. Sınırsız hayal gücü ile donatılmış küçük bir kızken, şimdi ise içinde bulunduğu düzeni de anlamak telaşı içerisine giren genç bir kadınım. Ve artık buradayım, anlatmak için heyecanlıyım.

dly-06@hotmail.com

https://www.linkedin.com/in/dilaykaya/