Ertelemek

Ertelemek

A+ A-

             Sizde kendinizi başlamanız gereken işleri sürekli ertelerken buluyor musunuz? O an yapmanız gereken işe yönelmek yerine kendinize yeni meşguliyetler çıkarmak, anlık tatmin duyacağımız şeylere yönelmek aslında hiçbirimize yabancı gelmiyor değil mi? 'Şunu da bir halledeyim de', 'daha çok zaman var' , 'yarın yaparım ya ne olacak' ,sınırsız bir zaman dilimine sahipmiş gibi, yapılacak işleri hep gelecekteki bir zamana erteliyor; yarattığımız bahanelerin ardına sığınıyoruz. Oysaki en değerli hazinemizi, zamanı tüketiyoruz gitgide. Geçen sene yeni yıla girerken yapmayı planladığımız bir çok işi erteledik ve  belki de şimdi yeni bir yıla girerken hala yapmayı bekleyen işlerimiz var. Erteleme döngüsü içerisine girmek,  gelecekteki ideal zamanı beklemek, motive olmak istemek, başarısızlık korkusu, daha iyisini yapmak için ertelemek, görevden hoşlanmamak, irade yetersizliği, nerden başlayacağını bilememek... Bir şekilde yapılması gereken şeyler için hala yerimizde sayıyoruz. Bu bir döngü ve temelindeki sorunu çözemedikçe sürmeye devam edecek. Peki gerçekten sizi ertelemeye iten asıl sebebiniz ne? 
             Sizi ertelemeyi iten asıl sebebi bulabilmek için en başta kendimize karşı dürüst cevaplar verebilmemiz gerekiyor.  O işi ertelememi sağlayan şey gerçekten geçerli bir sebep miydi? Ertelediğim işler bana kendimle ilgili ne anlatıyor?  Bir çoğumuz gün içerisinde yapmamız gereken işleri o anki anlık hazlar için erteleyebiliyoruz. Ders çalışmaya başlayacakken biraz daha sosyal medyaya bakayım diyen bir öğrenci gibi, sabahları 5 dk daha diyerek alarmı erteleyen uyumaya devam eden bir çalışan ya da tam aksine yapılacak bir işi uzun vadeye yayarak önünü görememek; okulu bitirdikten sonra dil öğrenirim vb. gelecek planlarımızı hep sonraya bırakıyoruz. Erteleme tembelliğin bir sonucu olarak değil, belli bir zamanda yapılması gereken işlerin yerine başka bir iş yapmayı tercih etmek olarak karşımıza çıkıyor. Alışkanlık haline gelmesi ile beraber hayatımızın kalitesini de bir çok noktada olumsuz etkiliyor. Ertelemeyi tercih etmek; kendi kendimizi sabote etmemize, önümüzü görememeye, mevcut potansiyelimizi ortaya koyamamaya, ertelenen işler sonucu gelen enerji düşüklüğü, suçluluk ve huzursuzluk hissine kapılmamıza neden oluyor. Önemli olan erteleme alışkanlığının hayatımıza ne kadar etki ettiğidir. Erteleme alışkanlığı; hayatımızın gidişatını etkiliyorsa bir şeylerin değişmesinin ve önümüze çıkmasına neden olan sorunların fark edilmesinin vakti gelmiş demektir. 
            Ertelemenin önüne geçebilmek için en başta adım atabilmek gerekir. Adımların küçüklüğü, büyüklüğü önemli değildir; önemli olan şey harekete geçiyor olmanızdır. Bir işe başlamak için hedefinizi koymanız, ne istediğinizi bilmeniz, önceliklerinizi belirlemeniz, yol haritanızı çizebilmeniz gerekir. Ne yapacağınızın ve sınırlarınızın belli olması süreci sağlıklı bir şekilde yürütebilmenize yardımcı olur. Aksi halde yapılacak işin bahaneler ile önemsizleştirilmesi, ertelenmesi, yarım kalması, motivasyon kaybı, hiç yapılmaması gibi durumlar söz konusu olabilir. Ertelediğimiz işlere baktığımızda sorunun sebebini tespit edebilmemiz mümkündür. Belki başarısızlık korkusundan kaçış, karamsarlık, mükemmeliyetçilik, kendime duyduğum güvensizlik buna sebep olmuş olabilir. Bunun sonucunda mevcut zamanımı iyi yönetememiş, potansiyelimi ortaya koyamamış, alelacele davranmış olabilirim. Zamanımı iyi yönetememek benim geçmiş ve gelecek zaman arasında sıkışıp kalmamı ve asıl olan şimdiki zamanı yaşamama engel olur. 'Keşke zamanında başlasaydım' ve 'nasıl olsa bir gün başlarım' derken yerimde saymaya devam ederim. Elimde olan bir işi daha iyi bir şekilde ortaya koyabilme potansiyeline sahipken son zamana bırakarak alelacele bir şekilde özensiz ortaya koymakta motivasyonumu düşürecektir. Neden daha iyisini ortaya koyabilecekken, daha azına razı olmak isteyelim? Yaşam bir kerelik olan bir şey ise içinde bulunduğumuz zamanı verimli kullanabilmeli ve yapabileceğimizin en iyisini yapmalıyız. Ertelediğimiz işler sonucunda stres, gerginlik, başarısızlık vb. hisleri  hissetmemize izin veren kişi bizsek, bu döngüyü düzeltmekte yine bizim elimizde. Yeni bir seneye girerken ve yeni başlangıçlara adım atarken gelin önceliklerimizi tekrardan ele alalım. Gerçekten neleri gerçekleştirmek istiyoruz ve bunu gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan şeylerin neler olduğunu, bir önceki sene neleri yapmak isteyip yerimizde saymaya devam ettiğimizi düşünelim. Bugünümüz için elimizden geleni yapalım, başlamamız gereken işi yarına bırakmayalım. Çünkü elimizde olan en gerçek zaman dilimi bugün. 
 


Kaynakça

https://pixabay.com/tr/photos/saat-%c3%a7alar-saat-izlemek-zaman-1274699/

31-12-2021
Dilay Kaya

Dilay Kaya

Sosyolog

Ankara’nın Polatlı ilçesinde dünyaya geldim. Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet ön lisans, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyoloji lisans bölümlerinde öğrenim gördüm. Hayalperest kimliğime birazda gerçeklik ekleyerek, araştırarak ve öğrenerek yoluma devam ediyorum. Sınırsız hayal gücü ile donatılmış küçük bir kızken, şimdi ise içinde bulunduğu düzeni de anlamak telaşı içerisine giren genç bir kadınım. Ve artık buradayım, anlatmak için heyecanlıyım.

dly-06@hotmail.com

https://www.linkedin.com/in/dilaykaya/