Endüstriyel ve Örgüt Psikolojisinin Dünü

Endüstriyel ve Örgüt Psikolojisinin Dünü

A+ A-


Endüstriyel ve örgüt psikolojisi tarihte yaşanan birçok toplumsal olaydan etkilenerek ortaya çıkmış ve hızla gelişimini sürdürmüştür. Endüstriyel ve örgüt psikolojisinin tarihçesine geçmeden önce yapısında iki temel alanı barındırdığını belirtmek gerekir: endüstriyel ve örgütsel. Endüstriyel alanı, kurumdaki temel işlevlere odaklanır. Kuruma yeni eleman alma, çalışanlara kurum bazlı eğitimleri belirleme ve bunları gerçekleştirme, iş performansının ölçülmesi endüstriyel alanında yer alır. Örgütsel bölümü ise iş davranışlarının altında yatan psikolojik süreçlere odaklanır. Çalışanların iş motivasyonu, iş doyumu ve stres yönetimleri de örgütsel alanın içinde yer almaktadır.
Endüstriyel ve örgütsel psikoloji iki alanı da bünyesinde barındırmasının yanı sıra iki ortak amaca da hizmet etmektedir. Birinci amacı, iş davranışları hakkında bilimsel araştırmaların yapılıp literatüre katkıda bulunulmasıdır. İkinci aması ise bu bilgilerin iş ortamında çalışanlara uygulanabilmesini sağlayarak gerçek hayata entegre etmektir.  
Peki böylesine bir alan ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? 20. yüzyılın sonlarında birkaç önemli bilim adamı psikoloji alanını çalışma ortamlarına taşımaya başlamıştır. Bu önemli adımı atan ilk psikolog Hugo Münstenberg, endüstriyel psikolojinin kurucusu olarak bilinmektedir. Endüstriyel psikoloji alanında yapmış olduğu temel çalışmalara değinmeden önce kendisini kısaca tanımamız dönemin koşullarını da göz önüne almamıza yardımcı olacaktır. 1863 yılında Almanya’da dünyaya gelen Hugo Münstenberg, Wilhelm Wundt’un yönlendirmesiyle psikoloji bilimiyle tanışmıştır. Freiburg Üniversitesi’nde psikoloji laboratuvarı kurmasıyla beraber çalışmalarını artırmış ve dönemin yetkin psikologlarının dikkatini çekmiştir. Psikoloji biliminin, kurumlarda ve çalışanlar üzerinde etkisi olduğunu düşünerek endüstriyel psikolojinin ilk adımlarını atmıştır. İşe alım yöntemlerini ve süreçlerini ilk uygulayan psikologtur.
Hugo Münstenberg’i takiben 1869 yılında doğan Walter Dill Scott da endüstriyel psikolojinin temellerini atma yolunda ilerlemiştir. Personel seçimi öncesinde iş analizi yaparak işin karakteristik özellerini analiz etmiştir. Bu özellikleri kullanarak temel ölçme ve değerlendirme yöntemleri oluşturmuş ve personel seçim tekniklerine başka bir boyut kazandırmıştır. Sadece eleman seçimi geliştirmekle kalmayıp, reklamcılık psikolojisinin de temellerini atan Scott, reklamlarda kullanılabilecek etkili yöntemleri psikoloji bilimiyle harmanlamıştır. Bu alandaki gelişimiyle kurumların kimlik imajının da ne kadar önemli olduğunu iş dünyasına kanıtlamıştır.
Frederick Winslow Taylor ise endüstriyel psikolojinin gelişimine mühendislik bölümünden katkı sağlamıştır. 1856 doğumlu makine mühendisi Taylor, bilimsel ilkelerin çalışan verimliliğini artırmada kullanılabileceğini öne sürmüştür. Ortaya konulan işin bilimsel olarak ölçümlenerek en iyi ve pratik yolun olduğu görüşündedir. Taylor o zamanın mavi yakası olarak bilinen prosedürleri daha net olan işler üzerinde bu araştırmalarını sürdürmüştür. Buna örnek olarak ahşap atölyesinde çalışan işçileri bu gruba dahil edebiliriz. İşi gerçekleştirmek için belli adımların olduğu bu çalışma alanında Taylor’ın bilimsel yöntemleri oldukça etkili olmuş olsa da karmaşık ve soyut çalışma alanlarına ne yazık ki bu yöntem uyarlanamamıştır.
I. Dünya Savaşı’nın ortaya çıktığı 1914-1918 yılları arasında, Amerikan Psikoloji Birliği Başkanı Robert Yerkes, Amerikan ordusuyla çalışarak, orduya asker alımı için zekâ testleri geliştirmiştir. Tarihte ilk kitlesel sınav çalışmaları olarak literatüre girmiş olan bu zekâ testleri alfa ve beta olarak ikiye ayrılmıştır. Alfa testleri, okuma-yazma bilen kişiler üzerinde uygulanırken; Beta testleri okuma-yazma bilmeyen kişilere göre tasarlanmıştır.
1920’lerde endüstriyel büyümelerle birlikte endüstriyel psikolojiye olan ihtiyaç artmış ve akademik alanda da psikolojinin bir alt alanı olarak uzmanlaşmaya başlanmıştır. Bu dönemde hâlâ endüstriyel psikologların çalışma alanları kısıtlı olmasına rağmen 1930’lu yıllarda Amerika’nın yaşamış olduğu büyük ekonomik bunalım birkaç Harvard psikoloğunu harekete geçirmiştir. Elton Mayo bu psikologlardan yalnızca biridir. Mayo ve arkadaşları, bir elektrik fabrikasında çalışan işçiler üzerinde ortamdaki en uygun yoğunluktaki ışık değerinin verime olan etkisini araştırmıştır. Mayo ve arkadaşları yapılan araştırma sonucunda oldukça ilginç bir sonuca ulaşmıştır. Işık şiddeti ne olursa olsun, üretim her zaman üst seviyede gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarının başka verilerden etkilendiğinin farkına varmışlardır. Araştırma için seçilen işçiler gözlemlendiklerini ve bir çalışmanın içinde olduklarını bildiklerinden kendi performanslarını üst seviyeye çıkarmışlardır. Ortamda gözlemcilerin bulunmasıyla birlikte katılımcıların davranışlarını da olumlu yönde değiştirmelerine Hawthorne etkisi adı verilmiştir.
II. Dünya Savaşı ile birlikte geçirilen zor zamanlarda endüstriyel psikolojinin gelişimi bir kat daha artmıştır. Orduya alınan kompleks savaş makineleri için askerlerin eğitilmesi şartı olduğundan, uygulamalı testler tasarlanmıştır. Askerî ortamın getirdiği psikolojik zorlukların ordu görevlisi tarafından katlanılabilir olması personel seçiminde bir başka testin oluşumuna da katkıda bulunmuştur. Durumsal testler yapılarak kişilerin verilen senaryolarda nasıl bir yol izleyeceği değerlendirilmiş ve ona göre bir seçme yerleştirme politikası izlenmiştir.
Savaş ve ekonomik bunalımların yanı sıra akademik gelişim de endüstriyel ve örgüt alanında hızla ilerlemiştir. Atlatılan zorlu ekonomik dönemler sonrasında özellikle 1960-1990 yılları arasında çalışan motivasyonu, iş tutumları, kurumsal stres ve grup süreçleri kavramları oldukça önem kazanmıştır. Bu dönemler, örgütsel alanın hızla geliştiği zamanlar olarak tarihe geçmiştir.
Personel seçme ve yerleştirmenin yanı sıra çalışan istihdamını koruyabilmek adına birtakım koruyucu yasalar çıkartılmıştır. Bunlardan biri 1964 yılında çıkarılan Sivil Haklar Yasası’dır. Bu yasa ile birlikte kurumun her alanında, eleman seçiminde ve terfilerde ayrımcılığın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Beraberinde yaş, cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi ve engellilerin kurum süreçlerindeki haklarını korumaya yönelik de hukuki adımlar atılmıştır.


Kaynakça

Kapak Fotoğrafı: https://unsplash.com/photos/FOPuzIKOnA0

Ferguson, L. W. (1961). The development of industrial psychology.

Borman, W. C., Ilgen, D. R., & Klimoski, R. J. (2003). Handbook of psychology: Industrial and organizational psychology, Vol. 12. John Wiley & Sons Inc.

https://www.verywellmind.com/hugo-munsterberg-biography-2795512

Thomas, E. C. (1982). The Contribution of FW Taylor to Industrial and Organizational Psychology. SA Journal of Industrial Psychology.

https://www.bl.uk/people/elton-mayo

10-03-2021
Aycan Selçuk

Aycan Selçuk

Endüstriyel ve Sosyal Psikolog

Çankaya Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olup, Endüstriyel ve Sosyal Psikoloji alanında yüksek lisans yapmaktadır. Psikoloji bölümünün Endüstriyel alanını insanlara tanıtıp, şirketlere danışmanlık verme yönünde ilerlemektedir. Çalışan motivasyonu ve liderliğin bir kuruma başarıyı da beraberinde getirdiğini bilerek, iş verenler ve çalışanlar için daha güzel bir dünya oluşturma hedefindedir.

pskaycanselcuk@gmail.com

psk.aycan

www.linkedin.com/in/aycannselcuk