BİLGE ALKOR VE PINAR YOLDAŞ

BİLGE ALKOR VE PINAR YOLDAŞ
17 Eylül - 19 Ekim 2019
Açılış: 17 Eylül Salı, Saat: 18:00
EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı, sezona iki ayrı sergi ile başlıyor. Çağdaş sanatın iki önemli ismi Bilge Alkor ve Pınar Yoldaş’ın son dönem işlerinin yer aldığı “Witnesses” ve “Ecophilia” sergileri 16. İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak, 17 Eylül - 19 Ekim tarihleri arasında Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.
Bilge Alkor
“Witnesses / Tanıklar”
Melekler ve şeytanlar Bilge Alkor’un elinde ışık kırılmaları, renkler ve gölgeler arasında ete kemiğe bürünüyor, geceye karışana, kıvılcım gibi parlayıp sönene dek var ile yok olanın arasında beden buluyor.
Sergiye adını veren tanıklar korosunu; melekler ve şeytanları yan yana, çakıl taşlarına gizlenmiş olarak görüyoruz. Işıklı kutularda biz onları izlerken onlar da bizleri izliyor. Sanatçının melek ve şeytana getirdiği yorum geleneksel anlayışın dışında. Alkor’un melekleri seyirci oldukları tiyatro karşısında kırgın, yenik ve mutsuz. Şeytanlarına ise, ışık getiren anlamını taşıyan “Lucifer” adını vermiş. Lucifer adından güç alan şeytanlar kurnazlıkla kılıktan kılığa girerek, ayartıcı renkleri ile insanlık oyununa gülmekte.
Alkor’un metal levhanın direncine başkaldırı saydığı gravür ve gravüre duyduğu tutku sanatçıyı düşüncelere dalmış meleğe; Dürer’in Melencolia’sına götürüyor. Meleği yeniden yorumlayan sanatçı, onu simgelerinden arındırarak eline kırmızı bir elma yerleştiriyor, seyirciyi ve meleğini zamansızlık içine yerleştiriyor.
Yapıtlarını yağlıboyadan fotoğrafa, kolajdan foto-resime, fine art baskıdan ikonaya… başvurduğu farklı tekniklerle tiyatro oyunu sahnelercesine oluşturmuş. Sanatçının son on yıl içinde ürettiği ve yeniden yorumladığı eserlerini bir araya getiren serginin küratörlüğünü Duygu Barlas üstleniyor.
Dr. Pınar Yoldaş
“Ecophilia” - Too much World not enough Earth
Gün be gün kendisinden koparak uzaklaşsak da doğaya ve doğal yaşama insan aklımızın alabileceğinden çok daha bağlıyız, çok daha yakınız. Doğa ve sağlıklı doğal yaşam bizleri hemen etkiliyor, sağlığımıza sağlık mutluluğumuza mutluluk katıyor. İnsanın kendiliğinden doğaya karşı ilgisinin ve sevgisinin çevre psikolojisindeki adı: Ecophilia.
İlginçtir ki Latincede ekos yani güncel anlamıyla çevre, “ev” kökünden geliyor. Yani çevre sorunları dediğimizde (ecological issues) ev sorunlarından söz ediyoruz. Ev, bizim evimiz, ecophilia: evini sevmek. Dünya gezegenini sevmek.
Doğal hayatı, doğanın sağlığını ve sürekliliğini korumak şu an 21. yüzyılda yaşayan toplumların hem en büyük sorunu hem de en büyük sorumluluğu. Global ısınma, okyanuslardaki plastik kirliliği, kentsel ortamlardaki hava kirliliği, habitat kaybı, endüstriyel tarım sebepli toprak ve su kirliliği sadece doğal hayatı değil insan sağlığını da hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkiliyor. Doğal yaşamdan soyutlanmış, doğaya yabancılaşmış toplumlar empati yoksunu nesillere yol açıyor.
Bu sergide, sanatçı ve bilim kadını Yoldaş, doğal yaşamın teknoloji ile karmaşık ilişkisini anlamak için bir gelecek laboratuvarı sunuyor sanatseverlere. Sanatı teknolojiyi ve yaşam sevgisini bir araya getirmek için kullanan Yoldaş, sanatseverleri ve doğaseverleri Ekavart Gallery’deki ikinci sergisi Ecophilia’ya bekliyor.