Sonsuzluktan Yüreğinize Akan Masalların Kitabı / Röportaj

Yeni İnsan Yayınevi’nden çıkan “Işıldayan Hayatlar” kitabı yazarı Ebru Tolan Karahasanoğlu ile Röportaj

 

Bu kitabı eline aldığın anda yüreğimden yüreğine bir köprü oluştu aslında, sevgi köprüsü. Bu dünya dediğimiz geçici yuvamızda bir an için bile olsa göz göze gelemeyecek de olsak elini tutabilirim bu kitapla, sen de istersen ve izin verirsen yüreğinde bana. (Kitabın Tanıtım Bülteninden)

-Hemen herkesin içinde yazma arzusu vardır, siz bunu hayata geçirdiniz. Sizi yazmaya iten sebepler neler? İlk yazmaya ne zaman karar verdiniz? İlham kaynaklarınız nedir?

Kendimi bildim bileli kelimelerin gücüne inandım. Duyguların insanın içinden çıkıp yazıya dökülmüş hali beni hep etkiledi. Yazdıkça ve yazılanları okudukça, insanların nasıl da aynı olaylara farklı yorumlar kattıklarını görmek bu arzumu keyfe, coşkuya dönüştürdü. Şiirler ve denemelerle başladım, sonra mektuplar, özellikle arkadaşlarıma onlardan uzakta olduğumda. Hep keyif aldım yazmaktan; nedeni ve içeriği ne olursa olsun aslında ve gün gelip de bildiklerim artınca, hissettiklerim ve görebildiklerim, paylaşmak gerektiğini düşündüm tüm insanlarla. Önce blog yazılarım oldu farklı konularda ama bu kitap bir başka! Hâlâ aynı niyetteyim, var oldukça bu dünyada, aynı niyette olacağım; paylaşmak gerek, bilgiyi, deneyimi, duyguyu, düşünceyi kolaylıkla. Ancak o zaman hızlanırız topyekûn bu dünyada, insan olarak ilerlememiz gereken yolda.

İlham kaynağı diyorsunuz, insandan daha güzel ne olabilir ki bu dünyada? İnsan tabii ki; sonsuz olan ruhun zenginliği en büyük ilhamım bu dünyada.

 

-Işıldayan hayatlar kitabı sizce daha çok hangi türde bir eser? Okurlarınızın profiline dair tahminlerde bulunuyor musunuz, sizce kimler bu kitaptan daha çok etkilenir?

Bir isim koyarak, bir kategoriye oturtarak algıyı yönlendirmek istemem ama kısa, masalımsı ve mecazlarla dolu yapısından yola çıkarak “mesel” tanımını uygun görüyorum ilk kitabıma. Dolayısıyla da alışılmışın dışına çıkma kabulünde olan, çeşitliliği seven, kural ve dayatmalarla kendini sınırlandırmayan, her yaş ve cinsten okurum olabilir.  Özellikle kendini bulma arayışında olanların ve bilmenin yükünden yorulup, olma yolunda mânâ arayışında olanların dikkatini ve ilgisini çekecektir inancındayım. Kendine izin verdiği ölçüde içselleştirecek, içselleştirdiği oranda da etkilenecektir okuyucu.

 

-Kitabın ismi neden ışıldayan hayatlar?

Sanılanın aksine; inanılanın ve görünürde yaşanılanın aksine her birimiz mutlu olmaya geldik bu hayata! Mutlu yaşamaya demiyorum ama! Mutlu OL’maya. Bu yolda; kişinin kendini bulma yolunda, kitabı eline alana kadar yaşadıkları ne kadar acı, eksik, travmatik, yanlış, kötü, gibi de olsa aslında kendi gücüyle, kendi hayatına ışıltı katabileceğini ve sonsuz huzuru bu hayatta, bu bedende, bu zamanda kendisinin inşâ edebileceğini vurgulamak istedim kitabımın adında da.

Hepimizin ışıldayan hayatlara sahip olması mümkün, neden olmadığını anladığı andan sonra! Meseller de aslında dünyevi engellerin neler olabileceğine dair ipuçları veriyor okuyucularıma. Bu ipuçlarını aramak ve peşinden gitmek için umuda ihtiyacı olanlara daha kapakta “ışıldayan hayatlar var” diyebilmek için seçtim bu ismi de diyebiliriz.

  

- Işıldayan Hayatlar kişilerden, mekandan ve zamandan bağımsız, ve bunların hepsini aşan, içine alan bir anlam dünyasına hitap ediyor dersek, doğru olur mu?

Hepimiz bir ve bütünüz ve sadece AN’da varız. Bu gerçeği görüp, yaşadıktan sonra zaten ne meselleri ayırabiliriz “onun için”, “benim için”, “senin için” diye, ne de zamanı konuşabiliriz bugün için, yarın için … diye…

 

-Meselleriniz sizden, hayatınızdan izler taşıyor mu?

Meseller anı değil, alıntı da değil! Dolayısıyla yazarı ile bağdaştırmak sınırlayıcı bir düşünce olabilir. Oysa içinde bulunduğumuz dönem tam da tersine tüm sınırları kaldırma dönemi, genişleme, büyüme, aydınlanma dönemi…

 

 -Okurlarınıza mesellerinizi meditatif ortamlarda okumalarını salık vermişsiniz, sizin yazmak için böyle ortamlarınız, özel yazı saatleriniz vs. var mı?

Ruhuyla bir ve bütün olmak bir kişinin bu zamanda kendine yapabileceği en büyük iyiliktir. Ruhu ile birlikteyken gerçek mânâya ulaşmak, hissetmek çok daha kolaydır. Dolayısıyla kitabı mesel okumaktan öte kendi ışıldayan hayatına giden yolun adımları olarak görmek isteyen herkese meditatif ortamda okumalarını tavsiye ediyorum. Ben tüm yazılarımı her zaman ruhumla bir ve bütün yazıyorum, zaman ve mekan kısıtı olmaksızın.

 

-Ne tür kitaplar okumayı daha çok seversiniz, unutamam dediğiniz yazarlar, romanlar var mı?

Bu dünyada, bu bedendeki hayatımın yarıdan çoğunu okumam gerektiğini düşündüğüm kitapları okuyarak geçirdim. Tabii bu dönemde “tesadüf” dediğim bazı kitaplar da çıktı kaşıma… Ama uzunca bir süredir sorgulatan ve ışık tutan kitapları seçiyorum.

Tek bir kitap tüm akışımı değiştirmeme vesile oldu 2000 yılında. Belki de bu yüzden kitapları çok önemsiyorum.

Dolores Cannon’un Ölümün Ötesi kitabı benim için çok özeldir ve hâlâ daha içeriği, enerjisi açısından çok değerli ve güçlüdür. Bu vesile ile dilimize kazandıran Sn. Semra Ayanbaşı’na ve yayımlayan Akaşa Yayınevi’ne de teşekkür etmek isterim.

  

-Kitabınız hakkında her türlü yoruma, eleştiriye açık mısınız?

Hem de büyük bir keyifle. Zira benim eleştiriden anladığım değişimdir, dönüşümdür, ilerlemektir, ışıktır, yoldur ama benim için ama sahibi için!

 

-Hikayelerinizde bir çeşit toplumsal mesaj kaygısı güdüyor musunuz? Yoksa daha çok bireye, bireyin iç derinliğine seslenen bir kitap mı?

Ben “bir”in gücüne inanıyorum. Hepimizin bir ve bütün olduğuna da. Dolayısıyla “bir”den başlayan değişim bütünü değiştirir! Değişen bütün “bir”i değiştirir! Ayırmaya gerek var mı?

 

-Kendinizi kişisel şifa ve enerjiler eğitmeni olarak tanımlıyorsunuz. Bu kitap şifa sürecinde nasıl bir rol oynuyor?

İçinde bulunduğumuz dönem insan varlığının daha önce geçirdiği, bildiği tüm evrelerden farklıdır. Neden farklıdır, nasıl farklıdır; merak edenler 21.12.2012’nin gerçek mânâsını anlamaya niyetle araştırabilir, benim blog yazılarımı okuyabilir, seminerlerime katılabilirler. Özetle bu farklı dönem uyanış ve yükseliş dönemidir.

Bu bir geçiş dönemidir ve bu geçişin tamamlanabilmesi için insan varlığının kendi ruhuyla bir ve bütün olmayı seçmesi ve tekamül yolunda ilerlemesi gerekmektedir.

Benim kitabımın amacı da, tüm çalışmalarımın esas amacı gibi, bu yola hizmettir. Dolayısıyla sorunuza tüm samimiyetimle ve açık yürekliliğimle diyebilirim ki kitabım çok kısa, çok basit, çok yüzeysel gibi gözükebilir bazılarına ama özünde insan varlığının topyekûn uyanışına ve yükselişine hizmet amacıyla yazılmıştır. Şifa dediğiniz de aslında geniş bir tanıma sahiptir insan varlığı için. Şifanın görünen, bilinen, basit manasını bir kenara bırakırsak, kitabım, hatta içindeki tek bir mesel dahi kişiyi gerçek şifaya taşıyabilecek güçtedir. Aslolan kişinin hür iradesiyle neye niyet ettiğidir. Zira nefesinizle (ruhunuz) ve niyetinizle anlarsınız, bedenizle sadece yaşarsınız bu dünyada.   

 

-Işıldayan Hayatlar kitabınızın mürekkebi henüz kurumuşken soralım, yeni kitap hazırlıkları var mı, yine benzer tarzda bir kitap mı olacak?

Ben yazmaya devam ediyorum, bütünün hayrına olduğu sürece de yazmaya devam edeceğim. Ham haliyle bekleyen bir kitabım var zaten ama ondan önce, bu zamanda farklı üslupta, bambaşka içerikte bir kitap çıkartmanın daha iyi olacağını hissediyorum. Çalışmalara başladım, şimdiden tarih veremesem de mesel olmayacağını söyleyebilirim.