Yeni Statü Sembolü: “Harcadığın Değil - Yaptığın İşin Yoğunluğu”

San Francisco'dan Ben Tarnoff

The Guardian | Pazartesi 24 Nisan 2017 07.00 BST Son Değişiklik 22.54 BST 24 Nisan Pazartesi 2017

Neredeyse 120 yıl önce, ilk Altın Çağında, sosyolog Thorstein Veblen “göze çarpan tüketim” terimini ortaya attı. O, bu terimi savurgan harcamalarıyla, mallarıyla gösteriş yapan  zengin insanları tarif etmek için kullandı. Bir kişi yüz dolarlık takım elbise aynı işlevi görürse neden bin dolarlık bir takım elbise satın alsın? Veblen'in cevabı, güçtü dedi. Zenginler, ihtiyaç duymadıkları şeylere ne kadar para harcayabildiklerini göstererek hakimiyetlerini ileri sürdü.

O zamanda radikal iken, Veblen' in gözlemi şimdi apaçık görünüyor. Aradan geçen zaman içinde bu dikkat çekici tüketim, Amerikan kapitalizminin dokusuna derinlemesine gömülmüştür. Yeni Altın çağımız, eskisinden daha çok Vebleniyendir. Günümüzün sanayi kaptanları, sosyal konumlarını özel adalar ve süper yatlar ile kamuoyuna duyururken Amerika Birleşik Devletleri başkanı, sahip olduğu altınla neredeyse her şeyi kapatır.


Ancak modern elitlerin projeye güç vermesi için tek yol, pahalı malın satın alımı değildir. Yakın bir tarihte, başka bir durum göstergesi ortaya çıktı. Yeni Altın Çağ'da, kendini egemen sınıfın bir üyesi olarak tanımlamak sadece göze çarpan bir tüketimi gerektirmez. Önemli üretimi gerektirir.

Göze çarpan tüketim lükse ibadeti içeriyorsa, göze çarpan üretim emeğe ibadet edilmesini gerektirir. Bu  ne kadar harcadığınızla değil, ne kadar yoğun çalıştığınızla alakalı.

Göze çarpan üretim kültü, hiçbir yerde Amerika'nın CEO'larından daha fazla görünür değil. Bugünün üst düzey yöneticileri, neredeyse sapkınlık noktasına varacak şekilde, işe tapan adamlardır. Apple CEO'su Tim Cook gününe saat 3.45'te başladığını söyledi. General Electric CEO'su Jeff Immelt, Fortune'a 24 yıldır, haftada 100 saat çalışma yaptığını söyledi. Yahoo CEO'su Marissa Mayer, Bloomberg News'a dışarıda kalmamak için, haftada 130 saatlik çalışma yaptığını söyledi. Ve bunun gibi birçoğu.

Bu kişilerin zorunluluk arzusuyla çalışmadığını söylemeye gerek yok. Amerikalıların büyük çoğunluğu hayatta kalmak için, ücret karşılığında çalışıyor. Buna karşılık, Mayer, Immelt ve Cook yarın emekli olabilirler ve bir sonraki nesle aktarılmak üzere toplu net değerleri yaklaşık 1,5 milyar dolar olan varlıklarıyla hayatlarının geri kalanında hala çok rahat yaşayabilirler.

Ama göze çarpan üretim kişinin maddi ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgili değildir. Bu kalite gücünün simgesi olarak üretkenliğin halka gösterilmesiyle ilgilidir. Aşırı eşitsizlik döneminde, seçkinlerin kendilerine ve başkalarına, herkesten daha büyük bir servet sahibi olmayı hak ettiğini göstermeleri gerekiyor. Cook, ortalama bir Amerikalıdan yaklaşık % 50,000 daha zengin - ancak sabahları saat 3.45'te uyanır. Bu göze çarpan üretimin damgasını oluşturuyor: emperyal bir sınıfın varlığını, insanüstü sanayinin seviyelerini sergileyerek haklı çıkarıyor.

İroni, yoğun çalışma haftalarının sadece elit bir olgu olmamasıdır. Ne münasebet. Daha az şanslı Amerikalı benzer bir verimlilik sergiliyor; bununla birlikte, reklamını yapmak için daha az teşvik ve fırsatlar var. Ekonomik Politika Enstitüsü tarafından yakın tarihli bir araştırmada, , özellikle kadınlar, siyah insanlar ve yoksullar olmak üzere Amerikalı işçilerin, birkaç on yıl önce yaptıklarından çok daha fazla çalışma saatleri ile çalıştıklarını buldular. 2015'te  kazancı  en düşük  1/5 e giren bir siyah kadın, 1979'dan 349 saat daha fazla çalıştı. Nedeni basit: 1970'lerden beri ücretler neredeyse hiç değişmedi, bu da günümüz işçilerinin iş bitiminde daha fazla çalışması gerektiği anlamına geliyor.

Asgari ücret için uzun saatler çalışan kadınla, yılda 30 milyon dolarla aynı saatlerde çalışan kadını karşılaştırın. Birincisi açlık ve evsizlikten kaçınmaya çalışıyor; diğeri gücünü ve prestijini yayınlıyor. İkincisinin emeği gerekli değildir – aynı şekilde on bin dolarlık çantası da. Dikkat çeken tüketim, harcamayı göklere çıkarırsa, göze çarpan üretim gaddarca çalışmayı öne çıkarır. Her ikisi de üstünlük sergileyerek hakimiyeti ifade eder.

İlk Altın Çağ'da aşırılık, paçavra giysiler giyen kadının yanında incileri olan bir kadına benziyordu. İkinci Altın Çağ, sabit olarak aynı derece zorlukta çalışan ancak zorlukla başını sokacak bir yer tutabilen bir kadın yanında, haftalık yüz saat çalışan ancak paraya ihtiyacı olmayan bir kadın gibi görünüyor.

Ancak göze çarpan üretim çeşitli şekillerde olabilir. Yarın emekli olmayı göze alamayan insanlar bile, elit statünün bir versiyonuna girip onun bir bölümünün keyfini çıkarabilirler. Veblen'in en kışkırtıcı argümanı, öfkeden ziyade zenginliğe hayranlığın israf edilmesiydi. Diğer sınıflar ellerinden geleni yapmaya çalıştılar: Orta sınıf insanlar demiryolu baronu gibi yaşayamazlar, ancak toplumsal duruşlarını artırmak için küçük lükslere kapılabilirler. Aynı kural göze çarpan üretim için de geçerlidir. Çoğu Amerikalı, asla CEO tarzı hiper iş bölümlerinin üstesinden gelmez, ancak yine de verimlilik fetişi yapabilirler.

Bir yol, "kendiniz üzerinde çalışarak" boş zamanınızı emek haline getirmektir. En belirgin örnek, kentsel profesyonel sınıf üyeleri arasında zorlayıcı bir nitelik kazanan egzersizdir. Yaşı muhtemel semtler, SoulCycle ve Equinox vb lüks spor salonları gibi butik fitness stüdyolarıyla dolu. Buralar, kişinin kendi faturalarını ödemek için vermesi gereken emek bittikten sonra kendini geliştirme ve kendi kendini arındırma emeğinin sürdüğü yerlerdir. Ayrıca, meyve suyu barlarının ve organik gıda mağazalarının tamamlayıcı bir ekosistemi yanında bulunur ve burada kendine özgü üretimi sağlamak için uygun yakıt elde eder.

Tüm bunların nedeni ‘’sağlık "dır. Fakat durumu daha iyi olan Amerikalıları egzersizde harcadıkları süre, sağlıklı olmak için gereken süreyi aşıyor. Bunun nedeni bugünün fitness ve beslenme rejimlerinin karmaşık talepleri nihayetinde refah ile ilgili değildir. Bunlar sınıfın gücünü ifade etmek için tasarlandılar. İkinci Altın Çağ'da, bir kişinin vergi matrahını genellikle kendi beden sınıfına göre tahmin edebilirsiniz; bu sınıf kelimenin tam anlamıyla vücuda yazılmıştır. Zengin vücutlar sadece ince değil, her yönden kaslıdır. Muazzam ve kesinlikle, gereksiz harcama gayretini yansıtırlar. Zahmete kapılmak suretiyle zenginlik sinyali veren ve kişisel erdemin icrası vasıtasıyla kişinin mülkiyet haklılığını meşrulaştıran, ihtiyacı olan işi somutlaştırırlar.

Ancak göze çarpan üretimle uğraşmak için bir CEO ya da varlıklı bir profesyonel olmanız gerekmez. Teknoloji, herkesin her şeyi verimlilik için bir fırsat olarak görmesini mümkün kıldı. Bir Fitbit ile uyku, seks ve adımlarınızı, Tinder'le çekiciliğinizi, Twitter'la şahaneğinizi, Facebook'la popülerliğinizi ölçebilirsiniz. Kişiliğinizi, endüstriyel bir işlemin hassasiyeti ile izlenebilecek, analiz edilebilecek ve optimize edilebilecek veri akışlarının gösterge panosuna dönüştürebilirsiniz. Hayatınızı bir fabrikaya dönüştürebilirsiniz - sadece mecazi olarak değil. Kendinizi üretirken başkaları için ekonomik değer üretiyorsunuz. Bu platformlarda harcadığınız saatler ücretsiz olabilir, ancak bunlar sahip şirketler için gerçek gelir elde ettikleri anlamına gelir.

Bu göze çarpan üretimdeki dehadır. Sadece aşırı iş kültürünü teşvik etmekle kalmıyor, giderek tükenmekte olan boş zamanlarımızı ekonomik açıdan verimli kılmaktadır. Hiçbir kaçış yok: ya şirket için çalışıyoruz ya da kendimiz üzerinde çalışıyoruz, ancak her zaman çalışıyoruz. “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse” bir asır önce, günlük sekiz saat talep işçilerin marşıydı. Bu ayrımlar artık anlam ifade etmiyor. Uykumuz bile üretkenlik skorumuza dahil edilir - benliğin girişimcisi hiçbir zaman saatiyete inmez.

Bugün, emek hareketinin eski sloganı ütopik bilimkurgu gibi geliyor. Emeğimizi çok az isteyen bir toplum düşünün. Bir dünya hayal edin: zenginin de fakirin de olmadığı, yoksulların var olmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalmadığı, zenginlerin de varlıklarını hak ettiklerini göstermek için çok çalışmak zorunda olmadıkları bir dünya.

 

© 2017 Guardian News and Media Limited veya bağlı şirketleri.

 

 

23-05-2017