Yemek Felsefesi

A+ A-

Dünya üzerinde büyük bir saygınlığa sahip, muhteşem bir yemek kültürüne sahibiz. Bu kadar zengin bir sofraya sahip olduğumuz halde neden hiçbir düşünürümüz yemek üzerine konuşma gereği duymadı şaşılır şeydir. Yemek ve yemek yeme üzerine biraz kafa yorduğumuzda yemek yapmaktaki kadar yeme konusunda başarılı olmadığımız için diye düşünmek yerinde olacaktır.

Yemek üzerine düşünürken, bizler için ne yemeli sorusu artık mide bulandırma seviyesine yükselmiştir. Birçok uzman, besinlerin değeri ve sağlık açısından fazlaca fayda durumlarını tartışıyor araştırıyor. Bizim burada yemek kavramını felsefe üzerinden değerlendireceğiz. Yemeğin çeşidi ya da faydası değil yemeğin ne olduğu üzerinde durmamız gereklidir. Problem ne yemeli sorusu değil, nasıl yemeli sorunudur. Günün belirli saatleri içerisinde yemek süresi olarak kabul edilen zamanlar var. Biz bu düzenin hayatımızdaki kapsadığı alan üzerinden düşüneceğiz yemek felsefesini. Düzen zamanı içerisinde ve düzen dışı zaman içerisinde yemek tüketimine bakmamız gerekiyor.

Düzenli zaman içerisinde yemek üzerine hareket edersek, çalışma saatleri belirli olan insan için yemek yeme saatleri de belirlidir. Genel olarak günde üç öğün olarak standart olarak kabul edelim. İş hayatında 10 saat mesai yapan düzenli çalışanın günde 8saat uyuma standardı olarak ele alırsak, gün içinde bireye 6 saat kadar kendisine ayırabileceği vakti kalıyor. Dolu dolu yemek yeme sevdası ve bulaşık yıkama evresiyle tüm zamanını buna ayırıyor. Bireyin kendini ortaya koymak için elinde olan zamanı yemek için harcamasıyla sonuçlanıyor. Varoluş çalışmak ve karın doyurmak halini aldı. Sistem içerisinde kalan birey için varoluşun hedefi daha konforlu bir ortamda yemek yemeye çalışmaktır. Tabak çanak ve benzer yemek yapma ve yemek yeme yerinin lüks hale getirmek için çalışıyor.

Düzen dışı zamanda yemek felsefesini iki bakış açısı üzerinden ele almamız gerekir. Amaç yemek olan hareket ve amacın eğlenmek olan bir hareket olarak iki farklı biçimde karşımıza çıkar. Yemeği amaç edinerek bir harekette bulunduğumuzda, hedef yemek olduğu için yemeğe fazla zaman ayırmak olasıdır. Eve yemek yeme için davet edilen misafir için çok çeşit yemekler hazırlanır ve insanlar yemek hedefi içerisinde zaman geçirir. Bizi daha çok ilgilendiren ise hedefin eğlenmek olan hareket üzerinden yemek felsefesine bakmamızdır.

Aile ya da dostlar ile gidilen piknik etkinliğini hepimiz severiz. Bu etkinlikte hedef doğaya çıkmak, toprağa temas etmek, şehir yoğunluğundan bir an olsun uzaklaşmak olmalıyken, bu zamanı fazlasıyla yemek için harcıyoruz. Hemen bir mangal kurar, ateş yakılır, etler hazırlanır; 1 saat. Yemeğin pişirilmesi, sofranın kurulması; 1 saat. Yemek yenildi ve güzel yemek üzerine “dur biraz sindireyim” diyerek 1 saatte böyle geçirdik. Neredeyse 3 saatini yemek etkinliği ile geçirdiğimiz doğa etkinliğinde doğaya ayıracak vakit bulamadan havanın kararması trajikomiktir. Zaman en değerli kavramken biz yemek yemekten kendimizi alıkoyamıyoruz ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.

Diğer bir hedefin eğlenmek olduğu durum ise doğada durağan halde değil, hareket halinde olduğumuz anlardır. İlk defa gidilen bir yeri gezip görmek hedefiyle oradayızdır. Yapılması hedeflenen gezip görmeye zaman yaratmadır. Gittiğimiz bölgede en çok zaman harcadığımız etkinlik yemek yeme oluyor. Eğer bir gurme ya da o bölgenin meşhur yemeği için orada bulunmuyorsak, oturup saatlerimizi yemek yemeye ayırmak hedeften şaşmaktır. Bir şehri gezerken her gittiğimiz yerde yemek yemeye oturuyor olursak, gezme aktivitesinin yerini yemek yeme aktivitesi alır. İlk sorumuz olan yemek nasıl yenir sorusunu değiştirip, yemek ile gezmenin aynı anlamda olup olmadığını sorgulamamız gerekir.

Yemek felsefesi sorgulandığında insan hayatında kapladığı alanı görüyoruz. Yaşama amacımız yemek yeme değildir. Temel ihtiyaç olan bir durumu temelden alıp hedefe koyamayız. Hedeflenen varoluşu anlamlandırmaya giden yolda yemek bizlerin vaktini çokça işgal ettiğini görürüz. Doğada bulunma ve doğada hareket halindeki bir doğaya çıkma durumları aperatif, hızlı bir yemek yenerek geçiştirilmesi gereken bir durumdur.  Düzenli zaman durumu, kendimize kalan o az zamanı yemek zevkine harcama durumu değildir. İnsanın varoluşunun önündeki zamansızlık durumudur. Dünden arda kalan yemeğin olmasıyla, yemek yapmaya gerek olmamasının verdiği mutluluk sadece iş yükünün hafiflemesi ise yanlış yoldayız demektir. Yemek, insan hayatında yük olan bir durum değildir. Yükselmek için atın o yükü üzerinizden. Yemek, yaşamsal fonksiyonların devam etmesi için yapılır. Haz alma için yemek yemeye ihtiyaç yoktur. Yemek işte böyle yenir.




Kaynakça

resimler dipnot: https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/siyah-arka-plan-karsi-iksir-hazirlama-cekici-genc-kadin-4355630/

09-06-2021


ankara psikolog