Yaşadığımız Çağ Bir Simülasyondan Mı İbaret?

A+ A-

Jean Baudrillard; postyapısalcı felsefe,  postmodernizm ve medya teorisi üzerine yaptığı çalışmaları ile tanıdığımız çağımızın içinden geçmiş, dijitalleşen dünyanın şahidi olmuş Fransız düşünürdür. Benim de çok sevdiğim, fikirlerini benimsediğim ve gündelik hayatın sosyolojisinde  özellikle de dijital anlamda medya üzerinde teorilerinden kesitleri gördüğüm bir sosyologtur. Kaybolan gerçekliğin izdüşümleri, sanal – yapay  dünyanın yansımaları ilk onun teorileriyle anlatıldı. Var olanın, varlığın içindeki her şeye derinlemesine işlemiş teorilerdir bunlar ve şimdi o teoriler, geçen her gün farkında olmadan insanoğluna empoze olmuş sanal dünyanın yansımalarını anlatıyor. İletişim, sinema, reklam, mimarlık vs. alanlarında “gerçeklik ve illüzyon”un birbiriyle nasıl yer değiştiğine atıfta bulunan muhteşem bir esere sahip. Şimdi ise bu teorilerin ele alındığı ‘Simülakrlar ve Simülasyon’ adlı kitabından kısaca bahsederek size ‘medya ve gerçeklik’ üzerine bir kitap önerisi yapmış olacağım.

“Disneyland bütün simülakr düzenlerinin iç içe geçmiş olduğu kusursuz bir modeldir. Disneyland her şeyden önce: Korsanlar, Geleceğin Dünyası, vb. şeylerden oluşan bir illüzyon ve fantazm oyunudur. Bu düşsel evren kendine düşen görevi başarıyla yerine getirmektedir.”
                                                 

Postmodern çağın önde gelen düşünürü olan Jean Baudrillard; içinde olduğumuz dönemin giderek gerçekliğini kaybettiğini ve yapay bir dünyada yaşadığımızı temellendirecek teorilere sahip bir düşünürdür.  İşte Baudrillard’ın gerçekliğini kaybeden dünya ile kastettiği ve  bu durumu uzun uzun anlatmak yerine tek bir kavram ile nitelediği sanal gerçeklik; simülasyon kuramıdır.  İçinde yaşadığımız dünyanın;  gerçeğin kopya  niteliğindeki simülakrlar aracılığıyla gösterge, imaj ve koda dönüşmesini anlatan bir kavramdır. Simülakr (taklit, gerçeklik olarak algılanmak istenen durum)  ile asıl yapılmak istenen gerçeğe ulaşmak değil aksine onu seyretmek, yalancı bir görüntü, yalancı bir gerçeklik sanrısı oluşturmaktır. Aslında yapılmak istenen gerçeğin yerini taklidin alması değildir, gerçeğin herhangi bir gerçeklik değerinin kalmamasıdır. Var olan dünyada gerçeğin kavramsal ve fiziksel olarak ortadan kalkmasına gerek olmadan değerinin yitirilmesi, hakikatle bağının kalmamasıdır.

Simülasyon  (hipergerçeklik) ise “bir köken ya da bir gerçeklikten yoksun gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesi”dir (s. 14). Yani gerçeğin tüm verilerine sahip fakat gerçek gibi olmayan şeylerden bahsedilir. İnsanoğlu tarafından cazip ve hoş karşılanan bu yapaylık ise; gerçekte var olan, fiili olarak üretilen bileşenleri bile  ‘mış gibi’ gösterme durumunu simgeleyen gerçeklikten yoksun modeller aracılığıyla türetilmektedir. Örneğin, hastaymış gibi yapan bir kişi yatağa uzanıp bizi hasta olduğuna inandırmaya çalışırken, bir hastalığı simüle eden kişide bu hastalığa ait semptomlar görülür. Bu noktada az önce de söylendiği gibi simülasyon gerçekle sahte olan arasındaki farkı ortadan kaldırmaktadır. Yani söz konusu kişi ‘gerçekten’ hasta olmadığı halde hastalığı simüle ederek ‘gerçek’ semptomlar üretmektedir ve hem kendini hem de ürettiği semptomlarla çevresindekileri bu duruma inandırmıştır.  O halde bu kişi “gerçekten hasta mı, değil mi?”. Baudrillard’a göre, bu kişiye ne hastasın ne de değilsin denilebilir, çünkü artık kişiyi hasta veya sağlam olarak değerlendirebileceğimiz nesnel bir gerçeklik yoktur.

Gerçekliğin simüle edilme durumu o kadar abartılmıştır ki Baudrillard’a göre bu çağda  imgelerin - görüntülerin gücünden söz edilirken bir yandan da artık “Tanrı bile simüle edilmiş.  Tanrı’ya olan inanç, gösterge, imge ve ikona indirgenmiştir. Tıpkı insanların Google Earth üzerinden sanal Kâbe turu yapması gibi.

                                                   

Bu, dijital mecraların iletişimde ağırlık kazanması televizyon ve sonrasında ortaya çıkan tüm teknolojik ürünlerin başka bir 'gerçekliğe'  işaret eden bir illüzyondur.  Teknolojinin gelişmesi ve  medyanın da katkısıyla simülasyonlar dünyasına gelindiği bir çağda, yapay dünyada yaşamanın yanı sıra medyanın yani dijital platformların sunduğu modeller  ile gerçeklik arasındaki ayrımın yapılamayacak derecede bulanıklaştığına işaret eden bir durumun içerisindeyiz.
Kitlelere sanal dünya üzerinden daha kolay empoze edildiği için bu mecralar çağın gözdesidir. Ve bu yüzden ne anlam kaldı ne de iletişim kaldı.

Baudrillard’ın (2010) deyişiyle “anlam ve iletişim hipergerçekleşmiştir” ve “gerçeğe bir son veren şey, gerçekten daha gerçek gibi görünendir” (s. 118).

 Hakikat artık yerini kopyalarına bıraktı. Özgünlük kalmadı. Bir resmin taklidi, bir eserin kişilerce yorumlanması, tarihi bir yapının kopyasının yapılması, sosyal medya platformları üzerinden yansıtılan illüzyonlar ile var olanın aurasını yitirerek aslının yerini kopyalarına bıraktığı çağı yaşıyoruz. Yaşarken de tüketiyoruz. Artık tükettiğimiz şey sadece simülasyondan ibaret.

 O halde kitleleri ele geçirmiş ve gerçekliğin yerini sanalın iktidarına bıraktığı çağı her yönüyle anlatan ‘Simülakrlar ve Simülasyon’ kitabını okumak ve Matrix film serisini izlemek için doğru zamandasınız.

(Şubatta yayınlanması beklenen A Glitch In The Matrix belgeselinin de insanların dijital bir simülasyonda yaşadığı fikrini temsil edecek konsept içerisinde en popüleri olacağından şüpheniz olmasın. )


Kaynakça

Baudrillard, J. (2010).  Simülakrlar ve Simülasyon  (O. Adanır, Çev.). Ankara: Doğu Batı Yayınları.

Taslaman, Caner, Okuyan, Hülya, Jean Baudrillard’ın Simülasyon Kuramında Ayartma Kavramı.

Şah, Umut, Jean Baudrillard ve Simülasyon Kuramı, ONTO (Online Psikoloji Dergisi)

Baudrillard, Jean, “İllüzyon, Yitirilen İllüzyon ve Estetik”, Doğu Batı Dergisi, Sayı 19, Mayıs-

Haziran-Temmuz, Ankara: 2002, s. 9-25.

Baudrillard, Jean, Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm, çev. Oğuz Adanır, İstanbul: Boğaziçi

Üniversitesi Yayınları, 2006.

Toffoletti, Kim, Yeni bir Bakışla Baudrillard, çev. Yetkin Başkavak, İstanbul: Kolektif Kitap,

2014.

Cevizci, Ahmet, Felsefe Sözlüğü, İstanbul: Paradigma Yayınları, 1999.

FOTOĞRAFLAR

https://unsplash.com/photos/BLYq8Qk8Q98

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/adam-bilgisayar-dergi-dizustu-bilgisayar-2657669/

https://unsplash.com/photos/oC66vXsqnc8

19-12-2020