Yalancı Çocuk = Sağlıklı Çocuk

Borabay Kadirdağ

Bilişsel Bilimler

Yazar Hakkında

Borabay Kadirdağ, 2015'te ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nden mezun olmuştur. Daha sonrasında eğitim hayatında büyük bir değişiklik yaparak, aynı yıl yine ODTÜ'de Bilişsel Bilimler alanında yüksek lisans yapmaya başlamıştır. Duygu kontrol metodlarının sınav stresine olan etkisini konu alan tezi yakın zamanda tamamlanacak olup, yeni dahil olduğu alanda öğrendikleri kendisini çok etkilemiş ve bu, onu öğrendiklerini insanlarla paylaşmaya yönlendirmiştir."


Çocuğunuz vazoyu kimin kırdığı hakkında yalan mı söylüyor? Kendisi yediği halde, son kalan çikolatayı kardeşinin mi yediğini iddia ediyor? Hiç endişelenmeyin. Bütün bunlar, çocuğunuzun sağlığının yerinde olduğunu gösteriyor.

 

Hepimiz zamanında yapmışızdır: Çocuk top oynamaya dışarı çıkmak ister ama annesinin izin vermeyeceğini bilir. “Babama sordum izin verdi” diyerek anneden onayı alır. Ama babanın bundan haberi yok. Ya da aynı çocuğun izinsiz mutfaktan kurabiye aldığını düşünelim. Kavanozdaki kurabiyeler eksilince de “Kim yedi bunları?” sorusu evde gürler. Çocuğun cevabı ya kardeşine suçu itelemek, ya da bilmiyormuş gibi davranmak. Bu ilerde sigara içmediğini iddia etmek ya da “Mervelerde ders çalışma”ya kadar gider.
Peki; küçük yaşlarda söylenen bu yalanların aslında iyi bir yanı olduğunu biliyor muydunuz?

The Conversation adlı internet dergisinde Penny Van Bergen ve Carol Newall adlı eğitim psikolojisi ve okul öncesi alanlarında uzman iki kişi tarafından yazılan bir makale, çocukların küçük yaşlarda yalan söylemelerinin aslına ne kadar normal olduğunu gözler önüne seriyor. Bu yazı çok ilgimi çektiğinden sizinle detaylarını paylaşmak istedim.

Ebeveyn bakış açısıyla kabul edilemez olan “yalan söylemek”, gelişim psikolojisi açısından incelendiğinde hiç de endişeye mahal veren bir durum değildir. Aksine, eğer küçük çocuğunuz yalan söylüyorsa, bu belirli bilişsel kabiliyetlerin kendini gösterdiğinin açık bir belirtisidir.
 

Yapılan bir araştırmaya göre1, çocukların küçük yaşta yalan söylemeye başlaması, onlarda “zihin kuramı” olgusunun belirginliğini göstermeye başladığının önemli bir işaretidir. Zihin kuramı derken de kastedilen şey; bireyin kendi zihninin ve başkalarının zihinlerinin nasıl çalıştığı, duyguların, inançların ve arzuların nasıl oluştuğu konusundaki teorisidir2. Çocuk da yalan söylerken hem kendi zihninin durumunu, hem de yalan söylediği kişilerin zihinlerini anlayarak onları, genelde, masumca kandırmaya çalışır.

Çocuklukta söylenen bu masum yalanlar, yaşla da kendini gösterebilen bir faktör olmakta. Başka bir araştırma gösterir ki3, 3-7 yaş arası çocukların incelendiği bir deneyde hepsinden arkalarına yerleştirilen “gizemli bir oyuncağa” dönüp bakmamaları söyleniyor ve neredeyse hepsi bakıp bu konuda yalan söylüyor. Bu konuda yaşlar arasındaki temel fark ise, yalanı devam ettirme durumunda kendini gösteriyor. 3-5 yaş arası çocuklar yalanı devam ettirebilirken (mahkeme duvarı misali suratlarıyla), aynı performansı 7-8 yaş aralığında maalesef göremiyoruz.

 

Peki, o halde ebeveynler (ki kabul edelim biz de az yalancı olmuyoruz yeri gelince) bu konuda çocuklara nasıl yaklaşıyorlar veya yaklaşmalılar? Onun cevabı da başka bir araştırmada gizli4. İki okulun öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bir okulun ceza yöntemleri diğerinden daha sert iken, sert yöntemler kullanan okulun öğrencileri daha etkili yalancılar olabiliyorlar. Yani dayak, vurmak ve tokatlamak; eğer bir öğrenciyi yetenekli bir yalancı yapmak istiyorsanız, azarlamaktan daha iyi yöntemler olarak karşımıza çıkıyor.

Ebeveynler tabi endişelenmekte haklı da olabiliyorlar. Evlat bu sonuçta, şakaya gelmez. Öyle ki, çocuklar bu yalanları belli konulardaki utançlarını saklamak için bile kullanabilirler. Haliyle hiçbir anne-baba da evlatlarının kendilerinden bu durumlarını saklamasını istemez, aksine evlatlarına yardımcı olmak ister. Bunun daha ileri seviyesi de “aklından zoru var” gibisinden yaftalardan kendini korumak için yalan söylemek olabilir5. Öyle durumlarda da devreye psikologlar ve psikiyatrlar girmeli.
  
Ancak ebeveynler, sözüm size! Sırf iki beyaz yalan söyledi diye çocuğunuzu azarlamayın. Çocuğunuzun bilişsel fonksiyonları yerinde. Sağlığı açısından hiçbir sorun yok. Hepimiz küçüktük ve ufak yalanlar söyledik. Bunun farkına varın ve çocuklarınıza destek olun. Tabi ha bire yalan söylüyorsa (yani durum patolojik hale geldiyse) o zaman başka. Öyle bir durumda zaten profesyonel yardım alınmalı. Ama bunun gibi aşırı durumlar haricinde, unutmayalım ki çocuklar etrafının farkına yalanlarla varabiliyor ve yönünü öyle buluyor. Onlarla konuşun, anlaşın. Doğruyu söylemenin önemini çocuk kendi kendine değil, sizin yardımınız ile kavrayacaktır.
Çocuklarınıza iyi bakın, onlar bizim geleceğimiz.


Borabay Kadirdağ
ODTÜ Bilişsel Bilimler
 
 
Referanslar:
1)      Ding X.P, Wellman HM, Wang Y, Fu G, Lee K. (2015). Theory-of-Mind Training Causes Honest Young Children to Lie. Psychol Sci. 2015 Nov;26(11): 1812-21.
2)      http://bilimbasina.blogspot.com/2016/03/zihin-kuram-nedir.html
3)      Talwar V, Lee K. (2002). Development of lying to conceal a transgression: Children’s control of expressive behaviour during verbal deception. International Journal of Behavioral Development. Vol 26,(5): 436 – 444.                   
4)      Talwar V, Lee K. (2011) A punitive environment fosters children's dishonesty: a natural experiment. Child Dev. 2011 Nov-Dec;82(6):1751-8.
5)      Mukolo, A., Heflinger, C. A., & Wallston, K. A. (2010). The stigma of childhood mental disorders: A conceptual framework. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry, 49(2): 92–198.
 
25-07-2018