Transendental Felsefe

Ahmet Küçükyurt

Felsefe

Yazar Hakkında

1990 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdi. Amacı burada yazılar yazarak, insanları bilgisi yettiği kadar aydınlatabilmek. Felsefenin toplumları ileri götürdüğüne olan inancını her zaman canlı tutar. Felsefenin yanında bilim, tarih ve hatıra kitaplarına merak duyar. Spor yapmayı, yabancı müzik dinlemeyi, film izlemeyi, seyahat etmeyi, en çok da gerçeğin peşinden gitmeyi sever:)


ahmetkucukyurt90@gmail.com


A+ A-
      17.yy.'da felsefe tek bir sorunun cevabını bulmaya çalıştı: Bilginin kaynağı nedir? Bir tarafta Descartes'ın başı çektiği, bilgiye akıl yoluyla erişebileceğini söyleyen rastyonalistler, diğer bir tarafta ise David Hume gibi bilginin kaynağının deneyim ve tecrübeyle kazanıldığına inanan empiristler. Peki gerçekte kim haklıydı? Bu soruya bir cevap bulunması gerekiyordu ve aranan kan 18.yy'da Almanya'da ortaya çıktı. İmanuel Kant'a göre iki tarafta haklıydı, kavga etmeye gerek yoktu. Adına transendental felsefe adını verdiği teoriyle bu soruyu cevaplamıştı.
      Bir anlık doğduğunuz o anları hayal etmeye çalışın. Doğduğunuzda zihniniz nasıldı acaba? John Locke'un tabiriyle boş bir levhaya benzer bir tabula rassa mı yoksa bazı bilgilere sahip yarı dolu bir su bardağı mı? Kant'a göre ikincisi doğrudur. Bu konuda rastyonalistler haklıdır. İnsan doğduğunda dış dünyadaki bazı bilgilere sahiptir ve bunlara a priori bilgi denir. Fakat deneyimden bağımsız olan bu bilgi tek başına dünyayı anlamada yeterli değildir. Dünyayı anlamak için doğuştan sahip olduğumuz bu bilgilere almalı, zihnimizde deneyimleyip dış dünyayı kavramalıyız. Bu noktada da empiristler haklıdır, deneyim önemlidir. Ama ortada ciddi bir sorun daha var. Madem ki dışarıdan aldığımız bilgiyi kendi zihnimizde deneyimleyip dış dünyayı yorumlayabiliriz, o zaman dışarıdan aldığımız bilgiyi hiçbir zaman aslında olduğu gibi bilemeyiz. Yalnızca kendi yorumladığımız gibi bilebiliriz. İşte Kant buna numen adını verir ve bu bilgi hiçbir zaman insan zihni tarafından bilinemez. Bizim zihnimizin bilebildiği bilgi fenomen bilgisidir. Kafamızın daha fazla karışmaması için bir örnek vermek istiyorum. Elimizde ekmek yapmak için var olan bir hamur olduğunu düşünelim. O hamuru yoğurup ekmek yapmak bizim var olan bilgiyi zihnimizin yorumlaması gibidir ama asla zihnimiz o hamurun nasıl var olduğunun bilgisini asla bilemez. Yalnızca deneyimleyip yaptığımız ekmeğin bilgisini bilebiliriz.
           Felsefe tarihçileri arasında felsefenin Kant öncesi ve Kant sonrası diye ikiye ayrıldığını sıklıkla duymuşsunuzdur. Bunun sebebi Kant'ın yalnızca transendental felsefeyi ortaya koyup bilginin kaynağı sorununa çözüm bulması değil aynı zamanda kendinden sonra gelen Alman idealistlerini de yakından etkilemesindendir. Daha sonraları Fichte, Schelling, Hegel gibi idealistler Kant felsefesi etkisi altında fikirlerini şekillendirecekler fakat Kant'ın transendental felsefesi Hegel tarafından ciddi şekilde eleştirilecektir. Ne olursa olsun Kant felsefeyi şekillendirmiştir.
07-07-2020