'Tesla ve Edison' Yaprak Hüsnüoğlu

Konuk Düşünürler


Konuklardan Diğer Yazılar

A+ A-

Tarihin yüksek voltajlı elektrik savaşı 

Günlük hayatımızda her yerde Tesla’nın alternatif akımının daha çok kullanılmasına karşılık, neden Edison, Tesla’dan daha popüler oldu? Belki de güçlü olanın haklı olduğu bir dünyada yaşadığımızın hikayesidir bu..

  
Bir tarafta yeni ve üstün alternatif akım (AC) sistemi ile günümüz teknolojisinin bütün altyapısını hayal etmiş olan beş parasız dahi mücit Tesla, diğer tarafta doğru akım (DC) sistemini korumak için çalışan ve Tesla ve diğer bilim insanlarının icatları üzerinden şöhreti yakalamış Edison ve General Electric.

Alternatif akım, kablosuz ampul, floresan lamba, elektron mikroskobu, radyo dalgası, telsiz, neon lamba, kablosuz telgraf, uzaktan kumanda, kablosuz elektrik aktarımı, elektromanyetik motor, elektrikli raylı sistem ve jeneratör gibi patentini aldığı, çoğu hayata geçirilmemiş yaklaşık 700 icat ve buluşun sahibi olan büyük deha Nikola Tesla'nın hikayesi... Neden Tesla değil de, iyi bir pazarlamacı, güçlü bir çevresi olan Edison daha ünlü ve bilinir oldu?

Sırp asıllı, Hırvatistan doğumlu mucit Tesla’nın tüm hayatı boyunca kendisine ait bir evi bile olmadı, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısında sayısız icat yapan, kazandığı paralar ile kendine istediği gibi bir labaratuvor kuran, Nikola Tesla;  bunları ticari ürüne ve kendisi için bir gelir kaynağına dönüştürmeyi pek umursamayınca inanılmaz buluşları Edison ve Marconi (bir dönemTesla’nın asistanı) gibi "ticaretten anlayan girişimci-mucitler" tarafından piyasaya kazandırıldı. 

Tesla ‘nın Kısa Bir Hikayesi 

Dünyanın en büyük dahilerinden bir tanesi,10 Temmuz 1856 tarihinde Sırbistan’ın Smiljan kasabasında dünyaya geldi. Babası bir papaz, annesi ise okuması yazması olmayan ancak etrafında hanımların ev işlerini kolaylaştırıcı pratik, küçük ev aletleri tasarlayan mucit kadın olarak tanınıyordu. Babası, Tesla’nın kendisi gibi bir papaz olmasını istiyor, Tesla ise yeni fikirleri ile mühendis olma hayalleri kuruyordu. Henüz çok küçük yaşlardayken bile teknik çizimler yapıyordu. Böceklerin kanatlarını döner çarklara yapıştırarak ‘muhtemelen’ dünyadaki ilk ve tek böcek gücüyle çalışan motoru icat etmişti. Yaşadığı köyde bozulan ufak tefek makinalar ve değirmenler çoktan küçük Nikola’dan sorulmaya başlanmıştı bile.

Ölümcül bir hastalık geçirdiği sırada babasından "eğer iyileşirsen mühendis olabilirsin oğlum" sözünü alan Tesla, ayağa kalkar kalkmaz 1875 yılında Graz'daki (Avusturya) Teknoloji Üniversitesi’ne yazıldı. 


Burada elektrik mühendisliği okudu. Ancak sosyal çevre edinme zorluğu  ve kişisel takıntıları sebebiyle üçüncü yıl okulu bırakmak zorunda kaldı. Bir süre oto mühendislik firmasında çalıştıktan sonra Prag Charles Ferdinand Üniversitesi'ne kaydoldu. Babasının ölümü üzerine okulu bırakan Tesla önce Budapeşte'de bir telgraf şirketinde daha sonra da Paris'te bir telefon şirketinde işe girdi. Burada doğru akım ve dinamolar konusunda önemli tecrübeler edindi. Burada çalıştığı dönemde, döner makinelerini korumak için regüle edici kontrol cihazlarını icat etti.

Tesla, Amerika Yolcusu...

Continental Edison Company isimli bu şirkette çalışırken, patronunun referansıyla New York’un yolunu tuttu. Amerika’ya ulaştığında cebinde sadece 4 cent, bir de patronunun referans mektubu vardı. Edison’a verilmek üzere yazılan mektupta şöyle diyordu; “Değerli dostum Edison, dünyada iki tane mükemmel insan tanıyorum. Biri sensin, biri de bu yazıyı sana getiren adam...”

Tesla’nın Edison’un Yanındaki Macerası

Edison’un hayatından kısaca bahsedecek olursak.. Daha küçük yaştayken girişimcilik denemelerine başlamıştı. 12 yaşındayken bir trende dergi ve meyve satıyor, bir yandan da trenin yük vagonuna yerleştirdiği küçük bir baskı makinesi ile haftalık bir gazete basıyordu. Bir gün, içinde kimyasal madde bulunan tüplerden biri kırılıp vagonda yangın çıkınca Edison  ağır işitmesine yol açacak şekilde yaralandı ve trendeki işinden oldu. Daha sonra telgrafçılık öğrenmeye karar veren Edison 1863-1868 yılları arasında ABD ve Kanada'da birkaç telgrafhanede çalıştı. 1868'de bir atölye kurdu ama yaptığı elektrikli kayıt aygıtının patentini satamayınca bir yıl sonra parasız ve borçlu olarak Boston'dan New York‘a gitti. Burada çok çalışması, zekası, iyi ticari ve politik ilişkileri sayesinde kendi şirketini kurdu.

Edison’un, Ampülü  999 başarısız yolu keşfettikten sonra 1000. denemesinde icat ettiği bilinir. Gerçek ise Edison ampülü keşfetmemiş, kendisinden önceki 22 bilim adamının çalışmalarını derlemiş, kurgulayıp, birleştirip ampulü son haline getirmiş ve bu yeni icat ‘ampülü’ nasıl ticarileştirebileceğini keşfetmişti. Kısaca; o harika bir girişimciydi! 


 “Tesla, Amerikan şakalarından hiç anlamıyorsun!”

Bu dahi ikilinin beraberliğine gelecek olursak, Tesla Edison’a alternatif akımı (AC) anlattı ancak Edison onu ciddiye almadı. Olmayacak gereksiz ve hayal ürünü işler peşinde koşmakla yargıladı ve öğüt verdi. Bu ‘verimsiz’ görüşmeden sonra  Edison ona şirketinde güçten düşmüş motorları geliştirme işini verdi. Karşılığında da 50 bin dolar teklif etti. Ancak verilen görevleri tamamlayan Tesla parasını istemeye gittiğinde Edison'dan “Tesla, Amerikan şakalarından hiç anlamıyorsun!” cevabını aldı. Tesla 18 dolarlık haftalık ile çalışmayı devam etmeyi reddederek işi bıraktı.

Tesla’nın şansı dönüyor..

Edison’un yanından ayrılan Tesla, bir süre kablo döşemesi için çukur kazıp, kürek sallayarak hayatını kazanmaya çalıştı. Tesla bu dönemde art arda birçok patent aldı. Bu kadar hızla ardı ardına  alınan patentler eşi görülmemişti. Bu gerçekten dikkat çekiciydi.  Çok geçmeden bazı küçük yatırımcılar kendisinden bir ark lambası icat etmesini istedi. Önerilen ücretler yetersiz olsa da, Tesla teklifi kabul etti, aldığı parayla Tesla Elektrik Işık Şirketi’ni  (Tesla Electric Light Company) kurdu.

Tesla’nın  patentlerini gören endüstri girişimcisi George Westinghouse, müthiş potansiyeli fark ederek Tesla’nın laboratuarını ziyaret etti. Bu ziyaret sonunda Westinghouse, Tesla’ya AC patentleri (alternatif akımı, Alternating Current: AC) için 60 bin dolar, 150 adet şirket hissesi ve 1 yıllık şirket danışmanlığı teklif etti.

Tesla teklifleri kabul ederek aldığı paraların büyük bir kısmını hemen yeni ve gelişmiş bir laboratuar kurmaya harcadı.

Tesla’lı Westinghouse, Edison’lu General Electirc’e karşı

Bu arada Edison bu gelişmeleri tepkiyle izliyor, kendi ampullerine ve elektrik hatlarına rakip olacaklarından dolayı rahatsız oluyordu. Westinghouse, Tesla ve AC şebekesine yönelik eşi görülmemiş bir karalama kampanyası başlattı.


Tesla’nın AC şebekesinin son derece tehlikeli olduğunu söylüyor, kullanımı aleyhine yasa tasarılarını finansal olarak destekliyor, bir yandan da sokaklarda AC’nin tehlikelerine ilişkin halkı korkutacak broşürler dağıttırıyordu. 

 

Tesla'yı bitirmek için ilginç hamleler...

Edison’un yanında çalışan iki teknisyen, topladıkları kedi ve köpeklerle sokakta  yüksek bir platforma çıkarak, hayvanlara canlı canlı elektrik veriyor ve yüzlerce izleyicinin önünde hayvanları elektrik akımı ile öldürüyorlardı. Zamanla daha çarpıcı olsun diye at ve büyükbaş hayvanlarla gösteriler yapmaya başladılar. Tüm bu ‘gösterilere’ rağmen AC yayılmaya devam ediyodu. 

Daha sansasyonel, şok edici bir şey gerekiyordu. New York eyaletinde 1888 yılında, mevcut idam yöntemlerinden daha insani olduğu gerekçesiyle idam cezasında elektrik akımının kullanılabileceği kararı çıktı. Edison iyi ilişkiler kurduğu siyasiler sayesinde aradığı fırsatı bulmuştu. Elektrikli sandalyenin DC (doğru akım) değil, AC ile çalışmasını sağlamak için elinden geleni yaptı. Edison’un ekibinden Harold Brown, Westinghouse’a ait birkaç Tesla patentini de kullanarak ilk elektrikli sandalyeyi tasarladı ve New York hapishanelerine teslim etti.


İşkence...

Edison'un alternatif akımı kötülemek için kamuoyu önünde yaptığı en çılgın gösterilerden biri, bir mahkumu, elektrikli sandalyede idam ettirmek oldu.

Bir mahkum, Edison’un ekibi tarafından Tesla’nın teknolojisi kullanılarak tasarlanan AC akımı ile çalışan ilk elektrikli sandalyeye oturtuldu. Sandalye, ani kalp durmasına neden olacağına inanılan 1000 Volt’a ayarlanmıştı. Daha önce atlar üzerinde denene yöntemden herkes çok emindi, mahkum acı çekmeden ani kalp durması ile ölecekti.. AC akımı öldürücekti..

Ancak mahkum tam 8 kez denenmesine rağmen ölmemiş, en son damarları patlayıp alev alarak son nefesini verebilmişti.


Elektrikli sandalye infazının bu başarısızlığı üzerine, Edison’un ekibi daha büyük bir hedefe gözlerini dikti. Üç kişinin ölümüne yol açtığı için öldürülmesine karar verilen New York sirkinin meşhur katil fili Topsy'yi AC kaynağından 6000 volt elektrik vererek 1500 kişi önünde öldürdüler. Edison, filin infazını baştan sona filme aldı ve AC anti-propoganda kampanyasına devam etti. ( Edison’un çekmiş olduğu ‘Fil’in infazı’ videosuna arama motorundan çok rahat ulaşmanız mümkün)


Chicago Fuarı; bir dönüm noktası


Chicago’da Kristof Kolomb’un Amerika kıtasının keşfinin 400. yılını kutlamak amacıyla o güne dek görülmemiş bir fuar düzenlendi. Fuarda, Amerikan rüyasını simgeleyen son teknolojik gelişmeler de sergilenecekti, bunların başında elektrik gelmekteydi.

Elektrik Savaşları..

Hem Tesla’lı Westinghouse, hem de Edison’un ortağı olan General Electric firması fuarın aydınlatma işleri için ihaleye katıldı. General Electric ve Edison’un teklifi 1 milyon doların üzerinde, Westinghouse ve Tesla ikilisinin teklifiyse 400 bin dolardı. Aradaki fiyat farkı, General Electric ve Edison’un para gözlülüğünden değil, bu denli büyük bir alanı aydınlatmak için DC sistemin ihtiyacı olan ilave kablo ve jeneratör masraflarından kaynaklanmaktaydı. AC sisteminde ise bu masrafların çoğu yoktu.

İhale elbette AC sistem ile ekonomik, Tesla’lı Westinghouse’a kaldı.

Dünyaya AC’nin avantajlarını, işkence ile ölen mahkumlar, AC akımı verilerek öldürülen hayvanlar olmadan gösterebileceklerdi.

İhaleyi kaybeden General Electric grubu ise son kozunu oynayarak, Westinghouse ve Tesla’nın fuarın ışıklandırmasında patenti Edison’un olan akkor lambalı ampulu kullanmasını yasakladı. Westinghouse ekibi, hızla bu ambargoyu delmek için kısa bir zamanda, iki pinli yeni bir ampul icat etti.


Ve şov başlıyor..

Chicago Dünya Fuarı, 1 Mayıs 1893 yılının akşamı o zamanki ABD başkanı Glover Cleveland tarafından açıldı. Başkanın şalteri indirmesiyle binlerce akkor ampül ile fuar muazzam bir ışığa boğuldu. Fuar ve açılış büyük ses getirdi, fuarı 27 milyon kişi gezdi.

Şavaşı Tesla mı kazanıyor?


Bu, Tesla için bu büyük bir zaferdi. Fuarın hemen ardından Westinghouse firması, başından beri Tesla’nın hayali olan şelaleden elektrik üretme projesi için düğmeye bastı. ABD doğu kıyısına AC akım üretmek için Niagara şelalerinde dev bir hidrolik santral kurma ihalesini kazandı. Bu, dünyanın ilk hidroelektrik santrali oldu. Hatta artık AC akımın üstünlüğü artık o kadar tartışmasızdı ki, ezeli rakip General Electric bile, Edison’un itirazlarına sırt çevirerek AC sistemi ile çalışan ürünler yapmaya başladı.

Tesla ve halka bedava elektrik verme fikri...


Tesla halka ucuzdan da öte bedava elektrik enerjisi temin etme hayalleri kurmaya başlamıştı. 1900'de yatırımcı J.P. Morgan'ın mali desteği ile "Kablosuz Yayın Sistemi"ni kurdu.


İnternetin atası…

Tesla mali destek ile Long Island'da "Kablosuz Yayın Sistemi"ni kurdu. Bu yayın kulesi telefon ve telgraf hizmeti verecek, aynı zamanda dünyaya resim, borsa haberleri ve hava durumu yayını yapacak bir tasarımdı.


Projenin temeli  "bedava enerji" olduğu anlaşılınca...


Yatırımcı Morgan, bunun gerçek anlamda "halka bedava enerji" için olduğunu anlayınca desteğini çekti. Çünkü bundan bir kazanç elde edemezdi. Fakat Tesla tüm dünyaya bedava elektrik dağıtmak niyetindeydi. Kablosuz elektrik deneyleri başarılı olmuştu ve bunu da yapabilirdi. Morgan'ın desteğini çekmesi Tesla'yı büyük finansal sorunlar içine sürükledi.



Halkçı, çılgın Tesla...


Tesla, kulesini, hurda fiyatına sattı. Bilim dünyası Tesla'nın çatlak olduğunu düşünmeye başlamıştı. O dönemde sesin, resimlerin ve elektriğin kablosuz olarak tüm dünyaya yayılması duyulmuş birşey değildi.

Edison ve Tesla’nın yolları yine kesişiyor



I. Dünya Savaşı'nın başında Tesla, Amerikan Donanma Merkez Karargahı’na giderek Alman denizaltılarının yerlerinin geliştireceği bir sistemle teşhis edilebileceğini söylemişti. Günümüzün ‘radar sistemi’ olarak adlandırılan bu proje için Edison bir karalama kampanyası başlattı. Edison Amerikan donanma yönetimini bu fikrin pratikte çalışmayacağına, para ve vakit kaybedilemeyeceğine ikna etti, geniş çevresini kullanarak Amerikan Donanması’nın ar-ge müdürü oldu. Edison’un bu inadı ve hırsı yüzünden radarın icadı uzun yıllar sonra Tesla’nın temelini kurduğu fikirile gerçekleştirilebildi.


Edison ve Tesla


Tesla 8 dil biliyordu ve hepsini akıcı konuşabiliyordu.  Okuduğu her kitabı ezbere denebilecek detayda anlatabilirdi, düşündüğü makinelerin konsept tasarımını yine kafasında yapardı. Deney aşamasında ise kafasında simüle ettiğinin aynısıyla karşılaşırdı. Teorik olarak mümkün olabileceğini ispat ettiği birçok icadı ise hayata geçirilemedi.


Tesla; bir kitabında “Kablosuz iletişim teknolojileri dünyamıza tamamen uygulandığında dünya her bir parçasına dinamik tepki verebilen yekpare bir beyin haline gelecektir.” demişti. Bunu kitabında kaleme aldığı dönemde herkesin deli deha dediği Tesla, 50 yıl içinde haklı çıkacaktı. O dönem için çılgın fikirlerinden dolayı hayatının son 15-20 yılını çoğu zaman beş parasız ve yalnız geçirdi.


Tesla hiç evlenmemiş, sosyal ilişkileri hiç iyi olmamıştı. Sabah 8’den akşam 8’e kadar çalışır, 8-10 arası akşam yemeğini yer, gece 10’dan sabah 4’e kadar yine çalışırdı.  Bir keresinde sorular üzerine “Ben hiçbir zaman uyumam” dediği kaydedilmişti. Tesla’nın günde 2 saat uyuduğu söylenir.

 

Tesla birçok çalışmasının patentini almamış, ve hayata geçirememiştir. Yani Tesla’nın buluşları aslında bilinenin ötesindeydi ve bu da sonradan anlaşılacaktı. Bir örnek verecek olursak; tarihte radyoyu bulan kişi Marconi olarak geçer. Tesla’nın iddiasına göre aslında italyan mucit, radyo içerisinde yer alan tüm bileşenleri Nikola Tesla’dan almıştır. Teslaya göre radyonun icadı Tesla’nın patentini almadığı 17 adet icadı ile başlıyordu. Marconi, Tesla‘ya radyo vericisi geliştirirken yalnızca asistanlık yapıyordu Tesla, Marconi’nin icatlarını kullandığını biliyordu. Marconi ise radyoyu icat ederek, Nobel ödülüne layık görüldü. Ayrıca icadı sayesinde büyük bir servet sahibi oldu.. Tesla öldükten kısa bir süre sonra ise, patentlerin gerçek sahibi olduğu anlaşıldı.


"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun, ama uğrunda çok uğraştığım gelecek benimdir." demiş Tesla...

 

Tesla; "Paranın başkaları için taşıdığı anlam, benim için bir şey ifade etmiyor."

‘’Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun yaşamını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum.’’


Tesla  paraya hiç önem vermiyordu. Son dönemlerinde artan borçlarından dolayı, sürekli otel değiştirmek zorunda kalıyordu1943 yılında bir otel odasında, aklını yarım kaybetmiş, 150 yıl yaşayacağını iddia eden yaşlı bir adam olarak hayata gözlerini yumdu. Kaybettiği itibarını geri kazanması ise New York’ta meteliksiz olarak bir otel odasında tek başına ölümünden çok çok sonra oldu.. Bu arada öldüğü gün otel odasında bulunan yüzlerce sayfalık araştırma notlarına FBI tarafından el konduğu biliniyor. Daha sonraki yıllarda nükleer teknolojinin geliştirilmesinde ve uzay çalışmalarında değerlendirildiği söylenen bu belgeler üzerindeki incelemeler, rivayet edilir ki bugün de sürüyor..

 

Edison; 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamı. Bazı icatları tamamen orijinal olmakla birlikte, eski icatların geliştirilmesi, derlenmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışanına aittir. Çalışanlarından biri yeni bir fikir ortaya atar atmaz Amerikan Patent Ofisi’nin yolunu tutardı. Edison elinde bulundurduğu kendi adını taşıyan Amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. Patentlerinin çoğu Amerika'nın haricinde Almanya, Fransa ve İngiltere onaylarına da sahiptir.  Çok iyi bir girişimci ve yetenek avcısıydı


Konuşma sanatındaki uzmanlığı, fikirlerini tutkuyla anlatışı o zamanın bankerlerinden fikirlerine yatırım alabilmek için en güçlü silahıydı. Büyük meydanlarda yaptığı gösterişli ürün tanıtımları ile halkı etkilemeyi başarmış, onların desteğini de arkasına almıştı. Konuşmalarını ezberler, halkın karşısına çıkmadan önce onlarca kere çalışanlarının önünde pratik yapardı.

 

Edison yaptığı çalışmalar ve icatlar sayesinde 10’u aşkın ödül almıştır. Aldığı ödüllerden en önemlisi ise 1912 yılında Nobel fizik ödülüdür. Bu ödül için adı  Nikola Tesla ile beraber önerilmiştir fakat Tesla adının Edison ile beraber anılmasını istemediğinden ödülü reddetmişti. Tesla, Nobel ödülünü reddetmiş tek bilim adamıdır.

1927 yılında ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilmiştir. 1 yıl sonra Amerika Kongresi Madalyasına layık görülmüştür.


Edison 18 Ekim New Jersey’deki evinde diyabet komasına girerek hayata veda etmiştir. Mezarı evinin arka bahçesindedir. Ölümünün ardından tüm Amerika’da ışıklar bir dakikalığına söndürülmüştür.


Yaprak Hüsnüoğlu

 

 

Kaynaklar:

Tesla – Man Out of Time

www.edison.com.tr

www.biography.com/nicolatesla

wikipedia

 

21-02-2018