Spor Felsefesi Üzerine

A+ A-

Spor, yapısı olarak karşılaşmalar, yarışlar gibi etkinlikler ile sürmekte ve yaşanmaktadır. Rakip, rekabet, kazanma gibi birçok etkeni sporun içerisinde görmekteyiz. Biz sporu bu ortak kavramları üzerinden değil, yalın olarak sporun ne olduğu üzerinde durarak felsefesini yapacağız.

Spor, insan hayatında olan ve insanın ortaya koyduğu bir değerdir. İnsan bu değerin içerisine doğar. Küçük yaşlarda oyun olarak hayatımıza giren rekabet hissi daha ileri seviyede spor olarak karşımıza çıkar. Sporun ilkel ve temel haline oyun diyebiliriz. Bu ileri düzeyde yapılan spor kavramının tam karşılığı olamaz. Oyun yalnızca insana özgü değildir. Hayvanlarda oyun oynama yetisine sahiptir. Hayvanlar için oyun bir gerçekliktir fakat insan için oyun semboliktir. İnsan bu sembolik oyunu sistemleştirerek spor faaliyetini ortaya çıkartmıştır.

Sporu oyundan ayrılarak büyük müsabakalara evrilmesi, insanın yetileri ile yapabileceklerinin sınırlarını görmek ve bu sınırları daha da ileri taşımayı istemesiyle olmuştur. Sistemleşen oyunda rekorlar en önemli unsurdur. Tabi insanı en yakınından ilgilendirmesi ve kitlelerce takip ediliyor olması, sporu temel anlamından, amacından ve felsefesinden uzaklaştırarak tüketim ve şov unsuru haline getirmiştir. Proje sporcular ve rekorların sistemde kitlelerce tüketilerek ekonomi halini alması rekoru geri plana iterek, sporu geçim kaynağı haline getirmiştir. İnsan yetilerinin hiç birisinde, tüm insanlardan daha iyisini yapamayacağı ve bunu kendisine hedef dahi edinmeyenlerin spor yapmaya devam etmesini sağlamıştır. Bu hedefe ulaşamayanların spor yapmaya devam etmesi sporu felsefesinden saptırılarak geçim kaynağı olmasını, şirketleşen spor kurumlarının da işçi gibi sporcu çalıştırması ortaya çıkartmıştır. Spor insanın kendisini dalında geliştirerek, insan yetilerinden herhangi birisinde, tüm insanlardan daha iyisini yapmaya çalışması, bunu hedeflemesidir. Sağlıklı yaşam için hareket etmek spor değil, egzersizdir.

Eski Yunan toplumu insan limitini görmek ve dini ayinlerini gerçekleştirmek için önce sekiz daha sonra dört yılda bir toplanarak spor faaliyetleri gerçekleştirmiştir. Yarışmalarda sporcular çıplak ve vücutlarına yağ sürerek insan bedenini daha üstün göstermeye çalışmışlardı. Post-modern dönem toplumda marka değeri ve tüketim olimpiyatları ülkelerin yarışmaları ve kuru rekabet haline getirmiştir. Sporun felsefesinde 100 metre koşusu rekoru ülkeye değil tüm insanlığa aittir.

Sporu insan bedenini daha iyiye taşıma değeri olarak ortaya koyduk. Bilim ve teknolojinin gelişmesi ile etkiler daha da ileri düzey insan yaratma düşüncesini ortaya çıkartmıştır. Bu amaçla ortaya çıkan anabolik steroidler insanı daha hızlı daha güçlü hale getirirken, bu ilaçların kullanımı spor kurumları tarafından yasaklanmıştır. Sporun insanı zirveye ulaşması için bu gibi ilaç kullanımı serbest olması gerekmektedir. Bu serbestlik sporda rakip ve rekabet kavramlarını daha özüne uygun hale getirebileceği gibi insanın en üst sınırına ulaşmasını da sağlayacaktır. Herkesin en iyi halinde olduğu bir spor müsabakası en iyi sporcuyu ve insan formunun zirvesini bulmamızı sağlar. Sporun felsefesi, insanın yetileri ile en iyiye ulaşmak isteyen insanların birbirleriyle yarışarak insan yetilerinin en iyi halini ortaya çıkartma çalışmasıdır.

 


Kaynakça

Kaynakça:  Atilla Erdemli – Temel Sorunlarıyla Spor Felsefesi

Resimler kaynakça:  http://arkeofili.com/olimpiyat-oyunlarinin-kokeni/

                                  https://www.olay.com.tr/kramponu-cikardi-rioya-kostu-78652h.htm

24-04-2019