Para ve Özgürlük

A+ A-

    Bob Marley’e bir muhabir şöyle sorar: “Zengin bir adam mısınız?”. Bob Marley soruya karşılık şu soruyu sorar: “Zenginlik derken ne demek istiyorsunuz?” Muhabirin cevabı: “Çokça mal varlığınız bankada bolca paranız var mı?”. Bob Marley tereddüt etmeden hayatının felsefesini açıklar gibi; “Mal varlığı seni zengin mi yapar? Benim o tarz bir zenginliğim yok. Benim zenginliğim “yaşam”, sonsuza dek…” demesinden yola çıkarak özgürlük ve para ilişkisini ele almak istiyorum.

    Öncelikle özgürlük ve para nedir? Fransız ihtilalinden sonra 1789’da yayımlanan insan hakları bildirgesine göre özgürlük, başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmektir. Böylece her insanın doğal haklarının kullanımı, toplumun diğer üyelerinin aynı haklardan yararlanmalarını sağlayan sınırlarla belirlidir. Bu sınırlar ise ancak yasa ile belirlenebilir. Para ise, TDK’ye göre, devletçe bastırılan ve ülke içinde ödeme aracı olarak kullanılan, üzerinde saymaca değeri yazılı, kağıt ya da metal nesne. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere özgürlük de para da hem birey hem de devlet için vazgeçilmezdir ve yine tanımlara bakıldığında para da özgürlük de bir ideoloji veya bir fikir değildir. Her ikisi de aynı dünyada farklı etkiler bırakır. Her ikisi için de tarih boyunca savaşlar yapılmış ve her ikisi için de bedeller ödenmiştir. Bazen özgürlük, bir hazine gibi arayıp bulunamamış bazen parayla satın alınmış bazen de para için satılmıştır. Para sahip olma gücünü, özgürlük ise insana kendini yaşama gücünü verir.

    Ahmet Hamdi Tanpınar’ın: “çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyet idi” sözü bize, belki özgürlüğün en güzel halini sadece bir çocuğun yaşayabileceğini belirtmiş, belki çocukluğundaki samimiyeti daha sonra yaşamamış. Belki de çocukluk döneminde para düşüncesi onu etkisi altına almadığı için bu sözü söylemiştir. Kim bilir?

 

    Şunu da kabul etmeliyiz ki para özgürlüğü sınırsız yapmaz ama özgürlüğün sınırlarını genişletir. Örneğin hayal ettiğiniz arabayı almak için veya şimdi aklınızdan geçen o muhteşem eve sahip olmak için paraya ihtiyacınız vardır. Mülkiyet duygusu istesek de istemezsek de doğuştan gelen bir özelliğimizdir. Bu kaçınılmazdır. İhtiyaçlar sınırsızdır. Ve kanaatimce ihtiyaç artığında paraya gereksinim duymak bir gerçektir aksi düşünülemez.  Fakat bir önceki cümleyi ezecek bir gerçek varsa o da para ne oranda artarsa ihtiyacın daha fazla artacağı gerçeğidir. Yani durum şöyle ki para biter ihtiyaç bitmez. İşte tam da bu noktada özgürlük bize paranın bir amaç olmaması gerektiğini dile getirir. İhtiyaçlara yenik düşmek dört duvar arasında kalmaktan daha katlanılmazdır. Neticede altın kafes, altın da olsa kafestir. Para cüzdandaki ağırlıksa özgürlük kafadaki hafifliktir.

 

     Para üzerine de özgürlük üzerine de çok düşüldüğünde onlardan tat almak zorlaşıyor. Dengeyi kurmak şart. Peki o halde dengeyi nasıl kuracağız? Bir bireyin “dünya sadece benim etrafımda dönmüyor” demesindeki bilinç hem ekonomi hem de özgürlük üzerinde uygulandığında bize dengeyi veya en azından başkasını da düşünme dediğimiz bencillikten kurtulma düşüncesini vereceğine inanıyorum.

    Şimdi ilk paragrafta Bob Marley’in kurduğu son cümleye dönersek kimileri bankadaki mevduatlarını zenginlik olarak görür kimileri hayal ettiği eve sahip olmayı kimileri çocuklarını kimileri fikirlerini kimileri raftaki kitaplarını… bana göre kölesi olmadığımız her şey bizim zenginliğimizdir.

Özgürlüğün birçok tanımı yapıldı belli bir kalıba konulmaya çalışıldı ama ben Jean-Jacques Rousseau’nun özgürlük tanımıyla bitirmek istiyorum. “İnsanın özgürlüğü; istediği her şeyi yapabilmesinde değil, istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmamasındadır.”

 


Kaynakça

Görsel Kaynaklar:

https://www.reggaeville.com/artist-details/bob-marley/details/

https://www.tzv.org.tr/#/haber/519

http://www.drawingskill.com/art/375

12-02-2019