Nietszhe'nin Arayışı

Ahmet Küçükyurt

Felsefe

Yazar Hakkında

1990 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdi. Amacı burada yazılar yazarak, insanları bilgisi yettiği kadar aydınlatabilmek. Felsefenin toplumları ileri götürdüğüne olan inancını her zaman canlı tutar. Felsefenin yanında bilim, tarih ve hatıra kitaplarına merak duyar. Spor yapmayı, yabancı müzik dinlemeyi, film izlemeyi, seyahat etmeyi, en çok da gerçeğin peşinden gitmeyi sever:)


ahmetkucukyurt90@gmail.com


A+ A-
     1844 yılında Almanya'da papaz bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Nietszche, küçükken babası gibi bir din adamı olmak istiyordu. Ta ki 24 yaşında profesörlük ünvanına ulaşıncaya ve Arthur Schoppenhaur'un felsefesiyle tanışıncaya kadar. Schoppenhaur'un hayatlarımızı yöneten şeyin akıl dışı bir varlık olduğu fikrini benimsemesine rağmen, o bu akıl dışı varlığa teslim olmamakta kararlıydı. Acılardan kaçarak değil bunları yaşayarak mutlu olabileceğimizi söylüyordu. Acı duymak mutlu olmanın bir kuralıydı. İnsanların sahip olduğu ahlak ve değerlerin koca bir yalandan ibaret olduğunu, bunların yıkılması gerektiğini, iyi ve kötünün ötesinde başka bir hayatın olmasına ihtiyaç vardı. O anda kafasındaki tanrıyı yok etti. Ona göre tanrı insanların hayallerini süsleyen, zor anlarında sığındıkları bir limandan ibaret olan ve aslında hiç var olmayan bir hayalden ibaretti. İnsanların kendi ahlak anlayışlarını yaratmaya ihtiyaçları vardı. Bu ahlak anlayışının en ezeli düşmanı merhametti. " Vicdan sızısı utanmazlığın ta kendisidir" diyerek zayıflıktan başka bir şey olmayan merhameti yok etmeye çalıştı. Merhamet insanı güçsüz kılar ve bundan uzak durmak gerekir. Başkaları için değil kendin için yaşa!. Bu ise Nietszche için üst insana ulaşmak demekti. Üst insana erişmek bu kadar kolay mı? Tabi ki hayır. Üst insan kendi ahlak ve değerlerini yaratabilmeli, iyinin ve kötünün ne olduğuna kendisi karar verebilmelidir. Acımasız ve bencil olmalı, zayıfların çıkarları için kendini feda etmemelidir. Güç her zaman onda olmalı ve bunu doğru kullanabilmelidir. Doğal seleksiyonun altın kuralı:" Zayıflar elenir, güçlüler hayatta kalır."



    Bu satırları okurken Nietszche'den nefret etmiş olabilirsiniz. Belki onu anti hümanist ve akıl dışı olarak görebilirsiniz. Belki Nietszche' de bu düşüncelerinden dolayı kendinden nefret etmiştir kim bilir? Nietszche felsefesi kimisine göre ütopik kimisine göreyse gerçeğin ta kendisidir. Ama şu bir gerçek ki o yeni bir dünya yaratmak için mücadele etmiştir. " Böyle buyurdu Zerdüşt" isimli kitabında Zerdüşt dağlara çıkmış, engelleri geçmiş, insanları etrafına toplamış ve onlara kardeşlerim diyerek yeni bir dünyayı anlatmıştır. Yakın tarihimize baktığımızda 2.dünya savaşı zamanında Hitler ve Mussolini gibi liderlerin Nietszche felsefesinden etkilendikleri ortaya çıkmıştır.


Kaynakça

Böyle Buyurdu Zerdüşt- Friedrich Nietszche

Nietszche Ağladığında- Irvin D Yalom

01-04-2020