Neden Çok Eşlisin?

Ceren İlhan

Psikolojik Danışman

Yazar Hakkında

1990 yılında Mersin’de doğdu. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında tamamladı. Şu anda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimine devam ediyor.  Ankara’da yaşıyor. Kedileri, çiçekleri ve renkleri çok seviyor. Çömlek, heykel, resim gibi hobileri var.


ilhanceren1@gmail.com


A+ A-
Yedi kocalı Hürmüz’ün hikayesini bilmeyen yoktur. Yakın geçmişte (2009) tekrar uyarlanmıştı sinemaya. Son uyarlamayı izlediğimde keyif almıştım, ancak bir sorunun yanıtını da bir türlü bulamamıştım. Yedi kocalı Hürmüz neden tek eşle tatmin olmuyor? 

Bunun cevabını Hürmüz’ün çok daha eski bir uyarlamasında buldum. 1971 yapımı olan Atıf Yılmaz’ın yönettiği ve Türkan Şoray’ın başrolünde oynadığı uyarlamanın ilk sahneleri, Hürmüz’ün neden tek eşle tatmin olamadığına dair bir cevap veriyor. 
Hürmüz bir adama âşık olur, ancak adam Hürmüz’e yalanlar söyler ve onu aldatır. Hürmüz bunu fark ettiğinde, erkeklerin güvenilmez olduğuna kanaat getirir ve hayatını bu felsefe ile yaşamaya başlar. Bu noktada erkekleri etinden sütünden faydalanılacak varlıklar olarak değerlendirdiğini, aşktan uzak bir hayat yaşadığını söylemek mümkün. Yani Hürmüz, erkeklere yasal olan kalp kırıcılığı ele alır ve en iyi savunma saldırıdır mantığı ile kılıcını savurur da savurur. 

“İnsanın çok eşli yaşamayı tercih etmesi için illa kalp kırığının mı olması lazım canım?” dediğinizi duyar gibiyim. Her ne kadar evrim teorisyenleri insanın doğasında çok eşliliğin olduğunu söylüyor olsa da kolektif bilincin ve sosyal öğrenmenin tek eşliliği genlerimize işlediğini inkâr edemeyiz. Bu sebeple günümüz toplumunda normal ve sağlıklı olarak değerlendirilen ve genel geçerliliği olan ilişki tipi tek eşli tiptir. Bu çerçevede bu yazının amacı çok eşliliği tercih eden insanları, bu seçimlerini neden ve nasıl yaptıkları hakkında düşünmeye teşvik etmektir. 
Çok eşliliğin tercihinde birden fazla sebep sıralanabilir elbette, ancak günümüzde benim en çok gözlemlediğim sebepleri kabaca güvensizlik, bağlanma sorunları, intikam duygusu, kalp kırıklığı ve hayattan keyif alma güdüsü şeklinde sıralayabilirim. Her ne kadar birbirinden farklı sebepler gibi görünseler de birbirine bağlı etmenler olduklarını söylemeliyim. Hürmüz’den yola çıkacak olursak; Hürmüz ihanete uğradı ve kalbi kırıldı. Dolayısıyla güven hissini kaybetti ve erkeklerin her zaman aldatacağına, onlara güvenmemesi gerektiğine karar verdi ki bu irrasyonel bir düşünceydi. Bu güvensizlik onda bağlanma sorunları yarattı ve Hürmüz erkeklere karşı bir samimiyet, yakınlık, içtenlik gibi duygular besleyememeye başladı. İlk ihanetinin intikamını alma hissiyle çıktığı yolu zamanla normalleştirdi, içselleştirdi ve sonunda bundan keyif almaya başladı. Ve kendinden nur topu gibi bir çok eşli yarattı. Bu süreçte çok eğlendi eğlenmesine, ancak yalnızlığına dem vurmaktan da geri durmadı hiç. Yalnızlık birden fazla insanla birlikte olunca değil, birden fazla konuyu paylaşabildiği tek bir insan bulunca terk etti Hürmüz’ü. Doktor civanını…

Tabii, çok eşliliğin tercih edilmesinin ardındaki tek ateşleyici sebep kalp kırıklığı değil. Yukarıda Hürmüz’ün dönüşümü için verilen sırada yer değiştirmeler de yaşanabilir. Örneğin bir insan, bebekliğinden ergenliğine kadar olan süreçte sağlıklı bir yetiştirme stili ile büyümemişse, romantik ilişkilerinde bağlanma sorunları yaşaması da kuvvetle muhtemeldir. O zaman sıra şu şekilde ilerleyebilir. Bağlanma sorunu olan birey birden fazla insanla derinleşmemeyi tercih ederek bağlar kurar. Derinleşmeyen bağlar kişiyi yalnızlaştırır. Bu yalnızlık hissinden kaçmak isteyen birey daha fazla insanla bağ kurar ve farklı ihtiyaçlarını gidermenin yollarını arar. Bu süreç onu çok yormasının yanında çok da eğlendirir. Dolayısı ile keyif veren bu çember terk edilmekte zorlanır. 
Çok eşlilik seçiminde aklıma gelen bir diğer sebep mükemmeliyetçilik. Tek bir insanla birlikte olmaya başlamadan önce, birden fazla insanın tadına bakıp tadı en güzel olanı bulmaya çalışma çabası. Bana sorarsanız birbirine uygun olan insanlar birbirlerini bulduklarında tatları da birbirlerini tamamlayacaktır. Yani şalgam ve baklava ayrı ayrı güzel lezzetlerken bir araya geldiklerinde damakta birbirini bastırmaya çalışan tuhaf bir tat bırakabilirler. Ancak şalgamın yanında havuç, baklavanın yanına da dondurma yakışır. Baklavanın mükemmel bir lezzet olduğunu düşünen şalgam, hayatını o mükemmelin peşinde, bulduğu baklava türevi her şeyi deneyerek geçirirse sonunda yorgun ve halsiz düşer ve bu yolda karşısına çıkan tüm havuçları bir kere ısırıp atar. Sonuç: içine tereyağı ve şire karışmış tadı bozulmuş hüzünlü bir şalgam…

Tek eşlilik de çok eşlilik de hayatımızın belli dönemlerinde deneyimleyebileceğimiz, sevebileceğimiz ya da hoşlanmayabileceğimiz ilişki tipleri. Bu yazının amacı herhangi bir tipi övmek ya da yermek değildir. Yaptığınız tercihleri neden yapmış olabileceğinizin cevabını aramaya teşvik etmektir. Çünkü her şey “ben” ile başlar. Önce “ben” “beni” bilmeli. Yoksa nasıl bilir “sen” “beni”?


Psk. Dan. Ceren İlhan

Kaynakça

Görseller:

1. http://www.tsa.org.tr/tr/film/filmgoster/1836/yedi-kocali-hurmuz

2. https://tr.pinterest.com/pin/31525266129299260/

3. https://tr.pinterest.com/pin/265290234275240903/

17-06-2019