Ne Yapabilirim ?

Zehra Erdin

Gazeteci

Yazar Hakkında

Merhaba, ben Zehra Erdin. 1996 yılında Kahramanmaraş’ta doğdum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi – Gazetecilik mezunu, içerik ve metin yazarıyım. Güneşin batışından, ayın doğuşundan, çiçeğin açmasından, insanın doğmasından kısacası dünyadaki her olaydan ilham alırım.


zehraaerdinn@gmail.com


A+ A-

Her şeyden önce kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor. Şiddet taklit edilebilen davranış mıdır? 

Sosyal öğrenme teorisine göre, şiddet gibi davranışlar taklit yoluyla öğrenilebilir. Taklit şiddet (copycat violence) dediğimiz kavramda, şiddet içeren cinayetler, olaylar veya intiharlar hakkında sansasyonel tanıtımlar, taklit yoluyla daha fazlasına yol açmasına sebep olur.

Kriminologlar, tekrarlanan suçların artması nedeniyle, medyada yer alan diğer suçlulara benzer şekilde suç işlemeye ve hatta suçlu olmayanlara bile ilham vermede rol oynadığına inanıyor.

Tüm toplumu ilgilendiren ve derinden etkileyen bu olayların önüne geçebilmek ve şiddeti azaltıp bitirebilmek için neler yapabiliriz?

Taklit şiddet gibi kavramların çoğalması şiddetin nasıl haberleştirildiği ve medyada nasıl gösterildiği ile yakından alakalıdır.

Şiddetin her gün çoğaldığı bir dünyada şiddeti nasıl anlattığımız çok önemli.

Özellikle günümüzün en büyük sorunlarından olan kadına şiddet olaylarını magazinleştirmemek ve şiddeti pazarlamak yerine karalamak oldukça önemli.



Dizi, film, gazete, radyo gibi organlardan yapılan yayınlar insanların algı, düşünce ve davranışlarını etkiler. Bu sebepten medyanın bazı dersler çıkarıp, etik değerlerden ayrılmayarak, şiddetin önlenmesine yardımcı olması gerekiyor.

Özellikle kadına şiddet ve kadın cinayetlerini haberleştirirken, şiddeti daha da artırmanın önüne geçmek için birtakım noktalara dikkat etmek gerekiyor.

Bunlara bir göz atalım; 

·      Mağduru daha fazla mağdur etmemek benimsenmelidir.

 

·      Şiddet haberleri, failin ifadesine göre değil mağdurun ifadesine dayanılarak yazılmalıdır.

 

·      Haber verilirken iftiralardan, yakıştırmalardan, önyargılardan, söylentilerden ve kalıplaşmış cümlelerden uzak durulmalıdır.

 

·      Cinnet, kıskançlık, öfke, psikolojik sorun gibi nedenler şiddeti haklı çıkar(a)maz. Haberde bu gibi ifadelere yer vermek şiddeti meşrulaştırmaya girer. Bu gibi ifadeler aynı zamanda failin ‘’tahrik indirimi’’ alabilmesine de neden olur. Yasak aşk, gizli aşk gibi kavramlar kullanılarak faili haklı çıkartmayı yönelik söylemlerden kaçınılmalıdır.

 

·      Şiddetin ayrıntıları ve görselleri pornografik olarak yayılmamalıdır. Bu durum şiddetin pornografisinin üretilmesine neden olur. Aynı zamanda, yaşıyorsa mağduru, vefat ettiyse ise mağdurun yakınlarının yaşamının ve psikolojisinin olumsuz etkilenmesine sebep olur. Dramatize ederek yapılan paylaşımlar taklit şiddeti destekler.

 

·      Haber yapılırken, fail tanıdık biriyse, kadının faille mutlu olduğu fotoğrafları kullanırken mutlu anıların fotoğrafı olarak değil aksine şiddetin uzak veya yakın her yerden gelebileceğinin vurgusu yapılmalıdır.

 

·      Olayın detayları, kullanılan malzemeler ve gerçekleşme biçimiyle ilgili detaylar verilmemelidir. Bu durum suç işleme potansiyeli olan kişilerce örnek alınabilir. Bu tür yayınlar şiddeti özendirdiği gibi aynı zamanda yol gösterici de olmaktadır.

 

·      Şiddete maruz kalanın değil şiddeti yapanın fotoğrafları teşhir edilmelidir.

 

·      Cinayetin hak edilmez, hiçbir davranış ve görünüş tecavüze davetiye çıkarmaz, şiddet terbiye aracı değildir. Bunları kamuya anlatmak ve şiddet son bulana kadar sürekli olarak tekrarlamak medyanın görev ve sorumlukları arasındadır. Daha fazla tık almak, okuyucu kazanmak, şiddeti bir reyting aracı olarak kullanmak şiddete yardımcı olmak ve şiddeti özendirmekle eşdeğerdir. Bu hem insani değerlere hem de haberciliğin etik kurallarına uymamaktadır.
 

Şiddet tüm dünyanın sorunu. Kadına, çocuğa, hayvana, doğaya… Şiddetin çözümü için pek çok alanda değişimlerin gerçekleşmesi gerekiyor. Bunun farkındayız. Ancak umutla beklediğimiz ve hakkımız olan olan bu değişimler bir gün uyandığımızda gerçekleşmiş olmayacak. Bireysel olarak ya da küçük çevremizle olsun bir şekilde değişim için bir şeyler yapmak zorundayız.

 

 


Kaynakça

Kullanılan Görsel: https://unsplash.com/photos/PEJHULxUHZs

https://unsplash.com/photos/l1clu1ZKjSw

Kaynak: https://tgc.org.tr/images/kadin_ve_medya_kilavuz.pdf

10-03-2021


ankara psikolog