“Makbul Anneliğin” Sosyal Medyadaki Görünümü

Didem Horzum

Sosyolog

Yazar Hakkında

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu.  Kısa süreli eğitim danışmanlığı yaptı. İlgi alanları: Toplumsal cinsiyet, modernizm-postmodernizm, çocukluk sosyolojisi, sivil toplum. Kendi gibi sosyal bilimlere ilgi duyanlarla bilgi ve fikir alışverişinde bulunmak için burada. Çünkü canlılığını ve heyecanını bunlara borçlu.


Bugün sosyal medya aracılığıyla farklı profildeki insanları keşfetme imkanı buluyoruz. Bunlardan biri de sosyal medya anneleri ya da değişen adlarıyla: Blogger anneler, Youtuber anneler, Instagram anneleri.

Kitle iletişim araçları bu denli hayatımıza girmeden önce bir kadının anneliği; kocası, kayınvalidesi, akraba veya komşusu tarafından gözetleniyor, denetim ve baskı altında tutuluyordu. Geleneksel döneme kıyasla bu saydığım aktörlerin kadın üzerindeki etkisinin azaldığını söyleyebiliriz fakat günümüzde sosyal medya aracılığıyla yeni denetim ve baskı aktörleri hızla büyüyor. Üstelik adına takipçi dediğimiz bu kimseleri ya kısmen tanıyor ya da hiç tanımıyoruz. Sosyal medya anneleri hem takipçilerine ideal bir anne modeli sunuyor hem de sürekli olarak ideal bir anne olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar. Oysa ben kitle iletişim araçlarının var olan ayrımları pekiştireceğine değil, farklı olanlar arasında iletişimi arttırarak, önyargılarımızı kırabileceğine, empati yetimizi besleyeceğine inanmıştım.

Uzun bir süredir fenomen olmuş anne profillerini takip ediyorum ve bana göre annelik olgusu çoktan popüler kültürün parçası olmuş durumda. Bu profiller annelikte kariyer yapma rehberi niteliğinde görülüyor. Hamile kalma sürecinden, doğuma, “doğru” beslenme ve besleme biçiminden, “doğru” iletişim yollarına kadar her alanda rehberlik… Bunun yanında profillerinde kişisel tecrübeleri ve bu tecrübelere dayanarak oluşturdukları söylemlere yer veriyorlar. Annelik bir kadının eriştiği en elzem statü olarak resmediliyor. Bu durum kaçınılmaz olarak anne olmak istemeyen ya da istese de olamayan kadınları ötekileştiriyor. Yanı sıra çoğu kadında görünen, annelik kimliğinin geri kalan bütün kimlikleri ya ikinci plana atışı ya da yok edişi oluyor.

 

Bütün bu takip ettiğim ve üzerine düşündüğüm profiller uzun zaman önce okumuş olduğum Sevi Bayraktar’ın kitabını zihnimde yeniden gündeme getirdi: Makbul Anneler Müstakbel Vatandaşlar. Bu çalışma, modern ulus-devletin kurulma aşamasında “doğru annelik” etmesi için eğitilen, modernleştirilmeye çalışılan kadınları ve bu amaçla onlara verilen eğitimi ele alıyor. Eğitim Anne-Çocuk Eğitim Vakfı tarafından(AÇEV) Anne-Çocuk Eğitim Programı(AÇEP) olarak veriliyor. Yazarın amacı verilen eğitimin doğru ya da yanlışlığını sorgulamak değil, eğitimle yaratılmak istenen anne kimliğini betimlemek. Bayraktar’ın yapmış olduğu betimleme ile bugünün sosyal medya anneleri arasında dikkate değer bir benzerlik var. Bu da bize anneliğin içeriğine dair algıların, araçlar değişse de bir şekilde devam ettirildiğini gösteriyor.

“Makbul anneler” her şeyden önce çocukları için yaşayan, çalışkan, hemen yorulmayan, çocuk yetiştirmenin bilimsel bilgisine sahip “başarılı” kadınlardır. Yaratılan “Makbul anne” profili doğal olarak bu özelliklerin dışında kalan anneleri “yetersiz anneler” konumuna getirmektedir. Bunlar kendini çocuğuna adamamış, tembel, çabuk yorulan, üşengeç anneler olarak algılanıyor.

”Makbul anneler” bu özelliklerinin yanında orta sınıf veya üst sınıf, ev içi performansında da “başarılı” kadınlar. Çünkü ısrarla vurgulanan şey, ev içi düzeni sağlayamayan annenin çocuğuna sağlıklı bir ortamda büyüme fırsatı yaratamayacağıdır. Çocuklar annelerin yansıması olarak görüldüğü için tembel, başarısız bir annenin çocuğu da tembel ve başarısız olacaktır.

Merak ediyorum, bunca fenomen annenin çocukları hiç mi başarısız olmuyor? Ya da gösterge nesnesi olmuş bu çocuklar her zaman için tatlı, neşeli ya da eğlenceli mi? Oysa gerçek dünyada gözlemlediğim çocuklar her insanın olabileceği gibi başarısız, sinirli, mutsuz ya da neşesiz olabiliyor. Bu soru fenomen annelerin takipçilerin aklına da gelmiş olmalı ki annelere sıklıkla soruyorlar:

“Oğlunuz/kızınız sizi hiç mi üzmüyor?” Bütün bu fenomenler annelikte kariyerini tamamlamış olmalı ki krizle başa çıkmanın bütün yollarını bir uzman edasıyla takipçileriyle paylaşıyor. Paylaşımların içeriğine baktığımda ise fedakâr, idareci, her zaman anlayışlı, sakin ve düzenleyici kadın profili görüyorum. Aynı zamanda bu anneler kişisel bakımı asla ihmal etmeyen, doğumdan sonra vermek zorunda(!) olduğu kilolarını kontrol altında tutabilen anneler…

Her zaman için mutluluğu, güzelliği, kolaylığı kovalayan anneler…  Gerçeklikten kaçarak “mış gibi” yaşamaya devam edecek mi?

Yararlanılan Kaynaklar

Bayraktar, S. (2011). Makbul Anneler Müstakbel Vatandaşlar. Ankara: Ayizi.

05-12-2018