Konuşmada Ana Fikir

Dilek Türkoğlu

Psikiyatrist Dr.

Yazar Hakkında

Dr. Dilek Türkoğlu Psikiyatri Uzmanı olarak serbest muayenehanesinde çalışmalarını sürdürmektedir.


0542 725 88 08

drdilekturkoglu@gmail.com


Diğer Yazıları

A+ A-

Konuşma tarzımız, düşünce tarzımız ile çok paraleldir. Bazı insanlar düşündüğü konunun merkezinde kalır, oradan çevredekilere dokunur, sonra tekrar konuşmanın ana fikri ile ya da merkezi ile bağlantı kurar. Bazılarının konuşma tarzı ise çağrışımların akması şeklinde gider. Konuyu anlatabilmek için çok fazla örnek verilir. Örnekler başka çağrışımlara sebep olur. Gereksiz ayrıntılar ile konuyu açıklamaya çalışırken ana fikir kaçırılır. Kendisi de konuşmanın bağlamında kalamaz, dinleyenler de merkezi kaçırdıkları için sonuca ulaşan verimli bir konuşma yapılamaz. Konuşma, çağrışımlarla ilerleyen sohbetten öteye geçemez.

Normal konuşmada bu tarzdaki konuşmalar sorun yaratmayabilir. Hatta bazen sohbete renk bile katabilir. Ancak tartışmada bu tarzdaki konuşmalar sonuca ulaşmada zorluklara sebep olur. Özellikle eşler arasındaki tartışmalarda, ortak alınması gereken kararlarda ya da uzlaşmaya ihtiyaç duyulan konularda, bu tarz konuşma, yapıcı bir çözüme ulaşılmasını engellemektedir.

Konuları örneklendirmek bazen anlatılmak istenenin daha kolay anlatılmasını sağlasa da ne düşündüğünü söylemek yerine örneklerle anlatmaya çalışmak farklı yorumlamalara sebep olabilmektedir çünkü aynı örnekte iki farklı kişi farklı çıkarımlar yapabilmektedir.

Düşünme alışkanlığı bu şekilde olan kişilerin konuşmaya başlamadan önce neyi vurgulamak istediklerini tek cümle ile belirlemesi, ana fikrin ne olduğunu netleştirmesi önemlidir.  Eğer kendi kendine tek cümle ile ifade edemiyorsa, karşısındakine anlatırken ifade etmek istediğinden uzaklaşma ihtimali yüksek olacaktır. Ne istediğini maddeler halinde net olarak birer cümle haline getirmek ve not tutmak merkezde kalmayı kolaylaştırır. Ayrıca, konuşulmak istenen birkaç madde varsa, çağrışımlarla konuşma aktığı için, genellikle ilk maddede takılıp kalınır. Diğer maddelere geçilemeden konuşma bambaşka yerlerde gezinmeye başlar. O yüzden not tutmanız, konuşmada kaybolmanızı engeller. Not tutarken sadece ne istediğinizi yazın. Amaç diğerini eleştirmek değil, sizin ne istediğinizi ifade etmek olsun.

Konuşmanın ana fikrini netleştirebilmek, merkezde kalabilmek, örnek verilse bile ana fikirden kopmadan ve sonra tekrar merkeze dönebilmek   sadece eşlerin ilişkisinde değil, her türlü konuşmada önemlidir. Dinlerken de ana fikrin ne olduğunu aklınızda tutarak dinlemeniz, ne anlatılmak istendiğini daha iyi anlayabilmenizi sağlayacak v yanlış anlaşılmaları önleyecektir ...

Kendimizi anlatabildiğiniz ve karşımızdaki anlayabildiğiniz, sağlıklı iletişimler kurabildiğiniz günler dileğimle…

 


Kaynakça

Kullanılan görseller:

unsplash.com

www.pexels.com

24-05-2019