Karanlık Gökyüzüne Özlem



Gökyüzü, her çağ ve medeniyet için ilham kaynağı olmuştur.

İnsanoğlu tarih öncesi çağlarda bile bir “gök kubbenin” altında yaşadığının bilincinde olmalıydı.Bu gök kubbe, hem kafamızı kaldırıp bakabileceğimiz kadar yakın hem de içerdiği farklı renklerdeki, farklı parlaklıklardaki “incileri” ile bir o kadar zengindi. İnsanlık gökyüzünün güzelliğinden ilham almakla kalmayıp, çağlar boyunca gökyüzündeki değişimleri takip ederek tarım ve denizcilik gibi faaliyetleri için gökyüzünü kendine rehber edinmişti.Gökyüzü,şiirsel güzelliğiyle ilham verici olmanın yanı sıra günümüzde de insanlığa rehber olma görevini sürdürmektedir.

Modern bilim ile birlikte gökyüzündeki fizik yasalarıyla yeryüzündekilerin aynı olduğunu fark eden insanlık, astronomi ve astrofizik çalışmalarıyla günümüzde gökyüzünü bir fizik ve kimya laboratuvarı gibi kullanabilmektedir.

Gökyüzüne modern bilimin ışığıyla bakarak, kocaman bir evrendeki milyarlarca galaksiden birindeki ortalama bir yıldızın etrafındaki bir gezegende yaşadığını öğrenen insanlık, evrenin muazzamlığının farkına varmayı başarmıştır.

İnsanlık, bilimsel merakla gökyüzüne bakmaya devam ederek, bundan sonra da çok daha fazlasını öğrenmeye devam edecektir.

Bize böyle ufuklar açmış ve açmaya devam eden gökyüzüne günümüzde ödememiz gereken bir borcumuz var: Gökyüzü, insan kaynaklı hatalı aydınlatma sebebiyle giderek daha “soluklaşıyor”.

Günümüzde özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar artık gökyüzünün güzelliğini unutur hale geldi.

En bulutsuz gecede bile, Ay görünür, gezegenler ve az sayıda parlak yıldız dışında hiçbir şey görünmez oldu. “Işık kirliliği” olarak adlandırdığımız bu sorun insanlığın yapay aydınlatmayı yoğun kullanmaya başladığı 20. yüzyıl başlarından beri bizleri tehdit etmekte.

Işık kirliliği günümüzde, gökyüzünü giderek daha görünmez hale getirerek şehirlerin çevresinde hem profesyonel hem de amatör astronomların gözlem yapabilme olanaklarını giderek azaltmaktadır.

Artık özellikle ışık kirliliğinin yoğun yaşandığı ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkede gökyüzünün nispeten karanlık olduğu özel bölgeler oluşturulmaktadır [1]. Bu özel bölgeler, adeta gökyüzü meraklılarının ellerindeki son kaleler haline gelmiştir.

Işık kirliliği sadece astronomi için bir tehdit değildir aslında...

Bundan belki daha vahimi, ışık kirliliğinin ekosisteme zararlı olduğuna dair elimizde pek çok verinin olmasıdır [2].

Işık kirliliği bitkilerin ve hayvanların Güneş ışığına bağlı günlük (diurnal) döngülerini bozabilecek ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Tabii insan da bu etkiden muaf değildir: Yapay ışıklar artık yatak odalarımıza kadar girerek sağlığımızı tehdit eder hale gelmişlerdir. Yapay ışığın medeniyetimizin en başta gelen nimetlerinden biri olduğunu kabul etmiyor değilim, ama yine de yapay ışığın ve dolayısıyla da ışık kirliliğin sağlığımıza olası olumsuz etkileri konusunda bilinçlenmemiz gerektiği çok açıktır [3].

Nasıl Önlemler Alabiliriz?

Işık kirliliğini tam olarak ortadan kaldırabilmek bugünün dünyasında mümkün görülmemektedir.

Ancak ışık kirliliğini biraz sorumlu davranarak azaltmak hepimizin elindedir. Işık kirliliğinin birincil kaynağı boşu boşuna yolları, parkları, evleri ve işyerlerini aydınlatmak yerine havayı aydınlatmamızdır:

Doğru aplikler kullanarak gökyüzü yerine sadece gerekli yerleri aydınlatabilmemiz mümkündür [4].

Bunun yanında mümkün olduğunca bina dış cephelerini aydınlatmasını azaltmamız, çok gerekli gördüğümüz dış cephe aydınlatmalarını daaşağıdan-yukarı değil yukarıdan-aşağıya doğru olacak şekilde yapmaya özen göstermemiz uygun olacaktır.

LED Lambalara Dikkat

Giderek, daha ekonomik ve daha uzun ömürlü olduğu için LED lambalar günlük hayatımıza daha fazla giriyor.

Farklı renklerde yanan LED lambalarla daha az enerji harcayarak koca koca binalarımızı, köprülerimizi pırıl pırıl ve rengarenk hale getirmeye başladık.

Beyaz LED lambaları ise günümüzde yavaş yavaş yüksek basınçlı sodyum buharlı lambalar yerine kullanmaya başlayarak cadde ve sokaklarımızı daha enerji verimli olarak aydınlatmaya başladık.

LED teknolojisinin aydınlatma için önemini yadsıyamayız. Yakın bir zamana kadar LED aydınlatmanın hem iç hem de dış mekanlar içindaha da önem kazanacağı çok açıktır.

Ancak LED lambası kullanımında, gün geçtikçe daha ucuza üretilebildiği, birim enerji maliyeti düşük olduğu ve farklı renklerde kullanılabildiği için, savurganlık tehlikesi giderek artmaktadır.

Sokak aydınlatmalarında kullanılan beyaz LED, yüksek basınçlı sodyum buhar lambalarına kıyasla özellikle mavi ışık bölgesi civarında önemli ışıma yapmaktadır [5].

Mavi ışık atmosferde diğer dalga boylarındaki görünür ışığa göre daha fazla saçılmaktadır (gündüz gökyüzünü mavi görmemizin sebebi Güneş’ten gelen ışığın mavi kısmının atmosferde diğer renklere göre daha fazla saçılmasıdır), yani mavi bileşeni daha çok olan ışık gökyüzünde daha fazla ışık kirliliğine sebep olacaktır.

Ayrıca mavi ışığın canlıların günlük döngülerine diğer renkteki ışıklara kıyasla daha fazla etkide bulunduğuna dair bilimsel bulgular mevcuttur [6].

LED teknolojisi, enerji verimli aydınlatma imkanı vermesiyle çevre dostu bir teknoloji olarak ele alınsa da çevreye ve insanlara bu olası olumsuz etkisinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Karanlık Gökyüzü Hedefi

Karanlık gökyüzü bir insanlık mirasıdır.

Tüm kültürlerin temelinde gökyüzüyle olan ilişkileri önemli yer tutmaktadır.

Günümüzde insanoğlu, gökyüzüne bilimin gözüyle daha da büyük hedeflerle bakmakta ama bir yandan da günümüz insanlarının önemli bir kısmı çıplak gözle gökyüzünün güzelliğinin farkına varabilme şansından mahrum kalmaktadır.

Eğer çocuklarımızın ve torunlarımızın gökyüzüne bakıp hayallere dalmaya devam etmesini istiyorsak karanlık gökyüzünü korumak adına bir şeyler yapmaya başlamamız şarttır.

Karanlık gökyüzü hedefine ulaşabilirsek ekosistemi de koruma yolunda bir adım atmış ve hatta sağlığımıza yönelen bir tehdidi bertaraf edebilmiş olacağız.

Şimdiden çevremizdeki insanları karanlık gökyüzünün değeri hakkında bilinçlendirmeye başlayalım.

Kaynakça:

[1] “International Dark Sky Parks” (http://www.darksky.org/night-sky-conservation/dark-sky-parks) [2] “Ecological light pollution” (http://en.wikipedia.org/wiki/Ecological_light_pollution) [3] “Missing the Dark: Health Effects of Light Pollution” (http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2627884/) [4] “Doğru Aydınlatma” (http://www.isikkirliligi.org/index.php/dogru-aydinlatma) [5] “Dış Aydınlatmada LED Lambaları ve Doğa” – Prof. Dr. Zeki Aslan (http://www.isikkirliligi.org/index.php/kaynaklar/73-dis-aydinlatmada-led-lambalari-ve-doga) [6] “Blue light has a dark side” (http://www.health.harvard.edu/staying-healthy/blue-light-has-a-dark-side)

 

04-05-2015