Kader Algısı Üzerine

A+ A-

Kader nedir? Kaderimiz önceden belirli midir? Eğer öyleyse eylemlerimizden sorumlu tutulabilir miyiz? Özgür iradenin kaderle ilişkisi nedir? İnsanoğlu kaderini çizmeye ne ölçüde muktedirdir? Eğer böyle bir yetki insana verilmişse bu seçimi yapmak özgürlüğün gerçekleşmesine mi yoksa seçimin gerçekleşmesiyle özgürlüğün reddine mi işarettir?

Kader üzerine birbiriyle çelişen farklı görüşler ve inanışlar olabilir. Ama belki de çeliştiğini düşündüğümüz birçok şey aslında aynı şeyi söylemektedir.

Klasik felsefeden kuantum felsefesine

Varoluşu zihin-beden ayrımı gibi dualite üzerinden kavrayan kartezyen felsefenin öncüsü Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum öyleyse varım” sözü, varoluşu uzay-zaman bütünselliği içerisinde kavrayan kuantum felsefesi ile yerini “Seçiyorum öyleyse varım” sözüne bırakıyor. Klasik felsefe için kader düz bir çizgi üzerinde ilerlerken; özne ile nesnenin, gözlemci ile gözlemlenenin eşzamanlı varoluşunun kabulü, kaderi sonsuzca çok şekiller alışıyla göreliliğin değişken doğasına taşıyor.

Bu noktada kader seçimlerden ibaret oluyor. Ama yine de bir kaderden yani belirsizlik içerisindeki bir belirlilikten bahsetmemizin sebebi seçimlerimizin de kaderimizle sınırlı olması olabilir. Attığımız her adım, her bir belirlenim yeni seçimlere, yeni belirsizliklere gebedir. İnsanın özgür iradesi ardındaki sorumluluğu da işte tam bu noktada ortaya çıkmaktadır. Bilincin varlığı seçme özgürlüğünü zorunlu kılarken akıllara Sartre’ın o müthiş sözü gelir; “We are condemned to be free”(Özgürlüğe mahkûmuz). İnsanın kaderinin kendi elinde olduğunu söyler modern varoluşçuluğun kurucusu Sartre. Ama kuantum felsefesinin olasılıklı dünyasında kaderini var etmek için özgür olmak bile bir tutsaklıktır aslında. Çünkü olasılıklar içinde yaptığımız seçimler de bir sonraki aşamada karşımıza çıkacak olasılıkları belirler. Ve böylelikle kendi seçme özgürlüğümüzün tutsakları haline geliriz. Peki ya kendimiz için en iyi olanı seçme yetisine ne ölçüde sahibiz?

Kelimeler ve anlamlar                                

İngilizcede kader kelimesi ‘destiny’ sözcüğü ile ifade edilir. ‘Destine’ ise kaderinde olmak anlamına gelir. Bu sözcüklerin kökü Latince ‘kurmak’ anlamına gelen ‘destinare’ kelimesidir. Aynı kökün ‘-ate’ son eki ile türetilmiş fiil hali olan ‘destinate’ sözcüğü ‘tasarlamak, seçmek, tayin etmek’ anlamlarına gelmektedir. Sizce de kader ve seçmek sözcüklerinin aynı kökten gelmesi manidar değil midir?

Bu bakış açısı bize büyük bir sorumluluk yükler, kaderimizi seçimlerimizle biz tayin ediyoruz der. Ama daha büyük sorumluluk, tıpkı uzay-zaman bütünselliği gibi ben-biz bütünselliği içerisinde kendi gözümüzden gözlemci özne ve başkalarının gözünden gözlenen nesne olduğumuzdan dolayı, birbirimizin kaderlerinde de rol alıyor oluşumuzdur. Velhasıl başkalarını değerlendiren olduğumuz kadar başkaları tarafından değerlendirilen de olduğumuz için hem seçen hem de seçilen oluyoruz. Öyleyse kendi kaderimin tek belirleyicisi ben değilim. Korkunç mu? Aslında değil. Belirleyen olmam dolayısıyla beni belirleyen faktörlerin belirleyeni olmam da mümkün olabilir pekâlâ. Ama yine bir başka nokta daha var, o da seçme hususunda ne kadar başarılı olduğumuz! İyi bir gözlemci? Güçlü bir belirleyici? Öngörülü ya da sezgili bir karar verici? Ya da etkisiz!

Yalnız benzer şekilde ‘-tion’ son eki ile isimleştirilmiş bir başka sözcük de ‘varış yeri, hedef, amaç’ anlamlarına gelen ‘destination’ sözcüğüdür.

Bu kaderin kendimize seçtiğimiz hedef ve amaçlarla ilgili olabileceği gibi kaderde seçimden bağımsız kesin varış noktaları olabileceğini de aklımıza getiriyor. Mesela tüm insanlar için ölümün bir varış noktası olması ya da hamurunda starlık olanın önünde sonunda o noktaya varacak olması gibi. Bazen davranışlarımızı ya da seçimlerimizi yöneten genetik faktörler vardır. Biz bu algıya ‘biyolojik determinizm’ adını veriyoruz. Buna göre belirleyici olan biyolojik faktörlerdir, çevresel koşullar ise varış yeri için sadece zemin hazırlar. Bu açıdan bakınca da her ne yaşarsak yaşayalım her şey bir amaca hizmet eder deriz ve sorumluluğu kısmen üzerimizden atarız.

Bir Sıçrayış, Tüketici Kader Simülasyonu

Bir başka bakış açısı da kaderin bir tüketim nesnesi olarak pazarlanmasıyla ortaya çıkar. “Tüketiyorum öyleyse varım” algısı pazarlamanın ilk ayağını oluşturur. İstediğin varoluşlar senin için tasarlanır ve reklamlarla satışa sunulur. İhtiyacın olan tek şey seçmek ve harcamaktır. Ama burada gerçek bir seçimden asla bahsedemeyiz. Çünkü seçebileceğin her şey başkaları tarafından senin adına seçilmiştir zaten. Kaderin varlığı da seçilebilirliği de tanrısallaştırılmış iktidarlar tarafından simüle edilmiştir. Ve sıkışmış hissederiz kendimizi. Seçebilmek ya da seçebildiğini zannetmek arasındayızdır çünkü. İşte tam da istenilen şey! Sıkışmışlıktan kurtuluşun yolu ise çoktan çizilmiştir. Tüket! Bu algı sana hiçbir zaman kader var ya da yok demez. Kaderin varlığı da yokluğu da piyasa tarafından çoktan satın alınmıştır. Özgürlük uyanışındır.

Ve Gerçekliğe Uyanış

Peki gerçeklik nedir? Belki biz neye inanıyorsak odur, belki de tüm faktörlerin bir bileşkesidir. Çünkü tüm bakış açıları karşıtlık da sunsalar gerçekliğe atıf yapmaktalar. Biyolojik/genetik ya da zorunlu ve çevresel/deneyimsel ya da seçimsel? Yani varlığıyla ya da yokluğuyla kaderi hem içimizde taşır hem de seçimlerimizle belirleriz. Tanrısallık algısıyla verili olan içerisinde sıkışmışken bilincin uyanışlarıyla özgürlüğü yakalarız. Bu bağlamda verili olan da seçilmiş olan da aynı bütünsellik içerisindedir, hayatın kendinden olasılıklı doğası gibi. Seçme özgürlüğümüzü seçilmiş olanın mahkûmiyetine dönüştürmemek için bilinçlenmek durumunda kalırız yani bir anlamda önyargılardan özgürleşmek, aklı vicdanla buluşturmak, bilgiyi sezginin süzgecinden geçirmek…

Gerçeklik sonsuz olasılıklar barındırıyorsa, yaşam, varlık ve yokluk arasında sonsuz çeşitliliklerin dansını yapmaktır bir bakıma.


Kaynakça

Kaynakça

*Kendini Bilen Evren, Amit Goswami

Görsel Kaynaklar

1)      https://unsplash.com/photos/NraCi7VU9Hc

2)      https://www.deviantart.com/batjorge/art/Probabilities-666117359

3)      https://www.deviantart.com/najirs-s/art/Words-Create-World-141608855

4)      https://www.deviantart.com/alperyesiltas/art/Final-Destination-153609117

5)      https://unsplash.com/photos/-TQUERQGUZ8

14-07-2019