İkigai’mizi Keşfedelim!

İkigai; uzun ve mutlu yaşam sırlarını içinde barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Japonların yaşam koşul ve tarzlarını araştıran iki yazar Hector Garcia ve Francesc Miralles gözlem ve deneyimlerini aynı isimli kitap ‘İkigai’ ile bizlere sunuyor.

Okuduğumuzda kendi zihnimizde sorguladığımız şeylere rastlamak oldukça mümkün. Çünkü ikigai, aslında tamda hayatımızın içinde.

Günlük hayatımızda gerekli kılınan şeyleri yaparken bazen fiziksel yorgunluk, bazen de sırf hayatımızı iademe ettirebilmek adına yaptığımız işlerin yarattığı süre kısıtlılığı sebebiyle kendimizi görmezden gelebiliyoruz.

İşte tamda bu noktada ikigai ortaya çıkıyor. Sevdiğimiz, iyi olduğumuz veya haz olarak bizi tatmin edecek ne varsa bunları farkında olup hayatımızın bir parçası haline getirmek. Ne olduğu mühim değil, temizlik yapmak, duvar boyamak, yazı yazmak ve buna benzer birçok şey daha. Yani ikigai’de vurgulanan yapmaktan hoşlandığımız şeyi keşfedip bunu hayatımıza sokmak.

Konuya ilişkin kitapta bir parçadan bahsetmek isterim. 20. Yüzyılın önemli fizikçilerinden Richard Feynman Thinking Machines’da çalışmaya başlar. Şirkette ki görevi bilgisayar geliştirmek.  Fakat Feynman zihnini dinlendirmek adına başka şeylere de yönelir ve ofis duvarlarını boyar. Nobel ödüllü Fizikçi’nin bu davranışı ikigai’yi özetler nitelikte. Hangi durumda veya hangi eylemi gerçekleştirirken akışa kapılıp, kendimizi iyi hissediyorsak bunu azımsamamalı ve hayata geçirmeliyiz.

                           

Dikkat çeken konulardan bir tanesi de, kişi hangi yaşta olursa olsun, illaki bir uğraşı olması. Aman efendim ‘Bu yaştan sonra resim yapmak mı?’ demeyin! Eğer zinde ve sağlıklı uzun bir yaşam istiyorsanız sağlığınız izin verdikçe mutlu olduğunuz bir aktivite ile hayatınızı besleyin.

Mesela emekli olmuş bir birey, bütün görevini tamamlamış artık uzunca bir dinlenme vakti olduğunu, tv zaplamaktan başka bir etkinlik yapamayacağını düşünmemeli! Zaten Japonlarda emeklilik kavramı, ölümle eş değer. Bu sebepten ister 80 isterse 90 yaşında olsunlar ilgilendikleri bir dal var. Biri resim yaparken, diğeri bahçe ile uğraşıyor, bir diğeri şarkı sözü yazıyor ve buna benzer birçok örnek kitapta mevcut.

 

Peki ikigaimizi bulmanın sırrı nerede? Bu soruya kendimize soracağımız sorular ile ışık tutabiliriz;

-Yapmaktan hoşlandığımız şeyler neler?

-Grup halinde mi yoksa tek başımıza mı vakit geçirmek daha verimli?

-Yaptığımız işte ne kadar iyiyiz ve kendimizi bu konuda nasıl geliştirebilir?

-Yaptığımız herhangi bir işte insanoğluna faydamız nedir?

-Kendimizi hangi işi yaparken akışa kaptırıp zaman kavramını unutuyoruz?

- Ve tüm bunların yanında ne kadar tatmin olabiliyoruz?

Kitabı okurken şu nu fark ettim ki, herhangi bir sohbet ortamında veya kendi kendime bu soruları sorduğum oluyor. Lakin henüz bir yaşam tarzı olarak benimseyebilmiş değilim. Biraz daha çevresel etkilerden kendimiz alıkoyabilirsek ve kendimize odaklanabilirsek bunu başarabiliriz. İkigaimizi keşfederek, daha mutlu ve uzun bir yolculuk dileğiyle…

 

  

Fotoğraf: https://www.google.com.tr/search?biw=1517&bih=664&tbm=isch&sa=1&ei=oVq7Wt6EDIyU6ATomozwDQ&q=ya%C5%9Fl%C4%B1+insan+etkinlikleri&oq=ya%C5%9Fl%C4%B1+insan+etkinlikleri&gs_l=psy-ab.3...4171.12094.0.12532.15.14.1.0.0.0.141.1473.6j8.14.0....0...1c.1.64.psy-ab..1.8.776...0j0i7i30k1j0i13k1j0i8i13i30k1j0i8i7i30k1.0.qyelNJGnn-g#imgrc=lOWm2eZ3fFupEM:

18-04-2018