Güvencesiz ve Esnek Emek Piyasası

Pınar Kütük

Sosyolog

Yazar Hakkında

İzmir'de doğdu. İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde Sosyoloji lisansını tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesinde Sosyoloji alanında Yüksek Lisansına başladı ve halihazırda devam etmektedir. Burada bulunma amacı ise tüketim çılgınlığının bu kadar arttığı bir dönemde fikirsel alanda bir şeyler üretmek ve ortak ilgiyi paylaşan kişilerle bu platformda bir araya gelmektir.

Yazıları hakkında iletişime geçmek isteyenler pnarkutuk.35@gmail.com hesabından ulaşabilirler.


pnarkutuk.35@gmail.com

pnarrktk


A+ A-

Esnek Çalışma

Esneklik kavramı, neoliberal politikalarının etkisini arttırması ile birlikte farklı çalışma şekillerinin ortaya çıkması sürecinde iş yapma edimini kolaylaştırıcı çalışma biçimlerini temsil etmektedir. İş piyasalarında katı kuralcı çalışma şekillerinden ziyade piyasalarda değişime uyum sağlayıcı, üretimde tasarruf alanı oluşturucu, hızlı ve verimli iş sahaları oluşturabilmek adına kullanılan esneklik kavramı, bu anlamda kullanıldığında pozitif bir anlayış sunmaktadır. Fakat esneklik kavramı birçok ülkede çalışma ilişkilerinin çeşitlenmesinden dolayı çok daha geniş anlamlara referans sağlamaktadır. Dolayısı ile bu geniş anlam ağı içerisinde rutinin bozulması, güvencesizlik, belirsizlik, bulanıklaşma, gündelik hayat pratiklerini negatif olarak etkilemesi gibi çeşitli birçok sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu anlamda esneklik kavramının hangi koşullar altında değerlendirildiği ve bu kavrama hangi açıdan yaklaşıldığı önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda esnek çalışma ilişkilerini kategori halinde sunmak istersek sayısal esneklik, çalışma sürelerinde esneklik, fonksiyonel esneklik, ücret esnekliği, taşeron esnekliği gibi tasniflemeden bahsetmek mümkün olabilir. Genel olarak bu sistemler, kullan-at olarak isimlendirilen çalışanı (thedisposableworker) neoliberal piyasanın yarattığı güvencesizliğe mahkûm edebilmektedir (Harvey,2015). Bu durumda aslında piyasanın esneklik olarak adlandırdığı şeyi çalışanlar gerilim olarak yaşamaktadır.

Türkiye’nin neoliberal politikalar sürecindeki dönüşümü ile birlikte esneklik kavramı yasalara da taşınmıştır. Türk hukukunda kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, geçici süreli çalışma, uzaktan çalışma (tele-work), evden çalışma, iş paylaşımı gibi çeşitli esnek çalışma şekillerine ilişkin kanunlar yer almaktadır. Özellikle Türkiye’de esneklik uygulamaları ekonomik kriz ya da işsizliğin yoğun olduğu dönemlerde tampon görevi gören bir çalışma biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda işyeri dışında çalışma durumunun pandemi ile birlikte evden çalışma şeklini alması ve esnek çalışma kapsamında evden çalışmanın bir takım sorunlara neden olması bu yazının ana sorunsalını oluşturmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO, 177 sayılı sözleşme) esnek çalışma biçimlerinden olan evde çalışmayı (homework) ‘’bir kişi tarafından yürütülen; işverenin, çalışanın çalıştığı yere karışmayıp her türlü maddi, teknolojik, araç-gereç desteğini sağladığı ve işverenin verdiği plan dahilinde sonuçlanan çalışma biçimidir’’ olarak tanımlamıştır. Bu sözleşmeye göre amaç evden çalışan kişinin haklarını güvence altına almaktır. Bu bağlamda pandemi dönemi ile evden çalışma uygulamasına geçilmesi sektörel olarak imkan, kısıt, erişim, bütçe konularında çeşitlilik söz konusudur.


Güvencesizlik

Güvence kavramı risk ve tehditlerden, korku, kaygı ve endişeden uzak olma, güvence altında olma insana güvenlik hissi veren bir kavramdır(Seçer, 2007: 157). Bauman ise güvenceyi üç öğe ile açıklamaktadır. Bunlardan ilki, öznenin kendisinin kazandığı ve kaybetmemek için mücadele ettiği ‘’güvenlik’’. İkincisi, özneyi neyin beklediğine dair olan ‘’kesinlik’’ Sonuncusu ise, öznenin fiziksel ve biyolojik olarak güvende olduğunu hissettiren ‘’emniyet’’tir. Bauman’a göre, güvenlik, kesinlik ve emniyetten oluşan “güvence” kavramının olması özgüveni ve kendine olan inancı olumlu etkilemektedir (Özmen, 2016). Güvencesizlik kavramı ise güvencenin zıt anlamı olarak belirsizlik, emin olmama durumu ve gelecekle ilgili sürekli kuşku ve endişe içerisinde olma halidir. Kişinin yaşamında belirsizlik ve risklere uzak olma temel ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç, bireylere hayatlarını kontrol etme ve yönlendirme imkanı sağlamaktadır. Dolayısı ile güvence özgürlük ve özgüvenin vazgeçilmez parçasıdır. Kısaca güvencesizlik haksızlığın kaynaklandığı biçimlerden biridir (Temiz, 2004: 59).

1980’li yıllardan sonra yaygınlaşan serbest piyasa ekonomisi; piyasayı, devletin hegemonyasından kurtararak daha esnek ilişkiler çerçevesinde arz talep ilişkisinin buluştuğu noktalar haline getirmiştir. Devletin piyasa üzerindeki etkisi azaltılarak, piyasanın kendi haline işlemesi durumu, yani serbest piyasa ekonomisi, ulusal piyasaların büyümesi yerine küresel piyasaların büyümesi durumu, kitle üretimi ve tüketiminin ön plana çıkması, daha az ücretle daha çok işçi çalıştırarak sermayenin hızlıca büyümesinin sağlanması yeni çalışma ilişkilerini ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla ürün, Pazar ve kalite farklılaşmasına bağlı organizasyonlar ortaya çıkmış olup bu durum standart dışı istihdam biçimlerini oluşturmuştur. Polivka ve arkadaşları standart dışı istihdam çeşitlerini şu şekilde tasniflemişlerdir (Ogura,2006).

1) Ödünç iş ilişkisi içinde yer alan işçiler

2) Çağrı üzerine çalışan işçiler

3) Sözleşmeli şirket işçiliği

4) Doğrudan işe alınan geçici işçiler

5) Bağımsız sözleşme yapanlar

6) Düzenli kendi hesabına çalışanlar

7) Düzenli yarı zamanlı işçiler

Bu standart dışı istihdam türleri güvencesizliğin parçalarını oluşturmaktadır.  King (2003), ast-üst ilişkisi anlayışının, uzun süreli ve bulanık iş sözleşmelerinin, çalışma şartlarının, ücretin/gelirin sosyal güvenliğin kalitesini düşürmesi, mevsimlik çalışma, geçici süreli, belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışma, kendi hesabına, birden çok işte çalışmanın yoğunlaşmasının güvencesiz istihdamla ilişkili olduğunu belirtmektedir. Cranford ve arkadaşlarına göre işe devamlılık esas alındığında istihdamın en güvenceli olanından en güvencesiz olanına doğru sıralama şu şekildedir: Tam zamanlı daimi ücretli çalışma en az güvencesiz olarak tanımlanmıştır; ardından tam zamanlı geçici ücretli çalışma ve yarı zamanlı daimi ücretli çalışma gelmektedir. En güvencesiz olan ise yarı zamanlı geçici ücretli çalışma olarak belirtilmiştir (Cranford, Vosko ve Zukewich, 2003: 13).

Bu bağlamda güvencesiz çalışanlar temel haklarından ve sosyal koruma imkânlarından bile yeterince yararlanamamaktadırlar. Ücretli izinler, hastalık durumunda kullanılan raporlar, hamile kadınlar için doğum izni, yakın birinin kaybı üzerine kullanılan ölüm izni gibi sosyal haklara sahip değillerdir. Devlet tarafından sağlanmış yasal haklar bile işverenlerin kişisel inisiyatifine ve güvencesizliğe bırakılmıştır. Güvencesizliğe maruz kalan çalışanlar bu durumu sadece çalışma yaşamında değil gündelik ve özel hayatlarında da deneyimlemektedirler. Örneğin, nerede iş bulurlarsa oraya gitmek zorunda kaldıkları için sabit bir konaklama alanları yoktur ve bu durum sürekli konar-göçer bir yaşam tarzına mecbur kalmalarına sebep olurken konar-göçerliğin çeşitli olumsuzluklarını tecrübe etmelerine neden olmaktadır. İşsizlik riski nedeniyle her işi kabul etmek zorunda kalmaları ise, bir yandan emeklerini değersizleştirirken bir yandan da kişiliklerini/karakterlerini parçalamakta, bozmaktadır (Özmen, 2016).  ‘’Uzun Vade Yok’’ sloganı ile somutlaşan maddi değişimler kişinin karakterini ve özellikle ailesi ile olan ilişkilerini şekillendirmektedir. ‘’Uzun Vade Yok’’ sloganı güveni sadakati ve bağlılığı aşındıran bir ilkedir (Sennet, 2016). Bu güvencesizlik hali çalışanların pamuk ipliğine bağlı bir iş yaşamına denk düşerken pandemi ile birlikte bu ipler kopmuş olup güvencesizliğin sonucu keskin bir şekilde deneyimlenmiştir.

 

 


Kaynakça

İlhan, S. (2019).Neo-liberalizm Esneklik ve Güvencesizlik. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,29 (2) , 361-368 . DOI: 10.18069/firatsbed.568043

Özsoy Özmen, A. (2016). Türkiye'de kamu çalışma ilişkilerinde güvencesizlik: Uyum ve direniş örüntüleri. Kocaeli Üniversitesi, SBE, Yüksek lisans tezi.

Sennett, R. (2010), Karakter Aşınması, Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri, (Çev. Barış Yıldırım), Ayrıntı Yay.(10.Basım) İstanbul

Sennett, Richard (2011), Yeni Kapitalizmin Kültürü, (Çev. Aylin Onacak), Ayrıntı Yayınları(4.Basım), İstanbul.

Vosko, L., F., Zukewich, N., andCranford, C., (2003), “PrecariousJobs: A New Typology of Employemnt”, StatisticsCanada, October

https://aydinlik.com.tr/guvencesizligin-adi-esnek-calisma-234444

27-07-2021


ankara psikolog