Gerçeğin Sanata Etkisi - Cansu Karayünlü

Konuk Düşünürler


Konuklardan Diğer Yazılar

A+ A-
Hadi bir düşünelim sanatı topluma benimseten ne?

Günümüzde insanlar pek çok sanat dalıyla çeşitli şekillerde karşılaşmaktadırlar. Bunların arasında en göze çarpanları, nefes kesenleri ise resim, heykel, tiyatro vb. Bunun yanında tabi ki de olmazsa olmazları müzik de yer almaktadır.

Bu dalların gelişim süreçlerine değinmeden topluma nasıl hitap ettiğini anlamak tabi ki de güç olur. Bu yüzden hadi gelin çok derine inmeden kısa özetlerine bir bakınalım.

Resim sanatının bilindiği üzere çok geniş bir tarihi skalası bulunmaktadır. [1] Bunun en eski örneğini M.Ö 15.000 - 10.000 dolaylarında İspanya’da bir mağara içindeki duvarda görmekteyiz.


 
Altamira-Bizon[2]

Peki herhangi bir insan neden bizon resmi tasvir etme gereksinimi duyar?

Bunu bir insana ya bir merak, ya da anlatma-aktarma dürtüsü yaptırmış olmalı ki hem bu kadar gerçekçi hem de perspektif etkisini bize sağlasın. Bakıldığında sadece bir hayvan tasviri deyip geçmek kolay olsa da detaya inildiğinde gerçekten yorumlanması gereken pek çok unsur var. Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum kullanılan materyal her ne ise bir çizim kalemiymiş gibi ince hatları bile kusursuz şekilde betimlemiş. Göz bebeklerini bile görebiliyor olmak, şaşırtıcı değil mi sizce de?


Boya teriminin kullanılmadığı bir dönemden bahsediyoruz. Fakat üzerinde ki boyalara bir bakın. Şimdi bu bir tesadüf sonucu ortaya çıkan bir betimleme demek sizce ne kadar doğru olur. Bence kesinlikle doğru olmaz.

Bunun gibi örnekler değişik sanat dallarında da karşımıza çıkmaktadır. Michelangelo’nun David (Davut) heykeline bakmaya ne dersiniz.[3]


 
Florensa-Accademia Galerisi (1501-04)[4]


Bana soracak olursanız insanlar kaçıncı yüzyılda yaşarsa yaşasın hep gerçeği yansıtma ve yaşatma gereği duymuşlardır. Tabi bu gerçeği kendi benliklerini, hislerini ve deneyimlerini kullanarak aktarmayı tercih etmişlerdir. Buna Leonardo[5], Raffaello[6], Beethoven[7], Chopin[8] gibi sanatçıların eserleri örnek verilebilir. Bir sanatçı kendi gerçekliğini bir heykelle aktarabiliyorken bir diğer sanatçı ise aynı etkiyi müziğiyle bizlere sunuyor. Ama sonuç bana kalırsa hiç değişmiyor. Gerçeklik arayışı bize güven sağlıyor. Çünkü insanlar güvende olmayı seviyorlar ve huzurlu hissediyorlar. İşte bu yüzden arayışlar bu yönde oluyor. Zaten hep şu soru yok mudur aklımızın bir köşesinde; Gerçekten ben ne istiyorum?


Bana kalırsa bu var olma isteği bizim gerçeklik dediğimiz kavramın ta kendisi. Ve biz bu arayış sayesinde ortaya şaheserler çıkartıyoruz. Böylece biz yok olsak bile kendi gerçekliğimiz yüzyılları aşarak diğer insanların da gerçekliğinde bir yere sahip olacak. Peki ya sizin gerçekliğiniz?       

 
 
 


[1] http://www.gozlemci.net/4385-dunya-resim-tarihi.html

[2] http://resiminsansanat.blogspot.com/2013/11/sanatin-ilk-ornekleri.html

[3] https://onedio.com/haber/hic-bu-kadar-yakindan-gordunuz-mu-michelangelo-nun-david-eserinin-yakin-cekimleri-742235

[4] http://www.accademia.org/explore-museum/artworks/michelangelos-david/

[5] https://www.yeniakit.com.tr/kimdir/Leonardo_da_Vinci

[6] http://www.ressamlar.gen.tr/raffaello-santi-kimdir-hayati-biyografisi/

[7] https://www.biography.com/people/ludwig-van-beethoven-9204862

[8] https://www.bbc.co.uk/music/artists/09ff1fe8-d61c-4b98-bb82-18487c74d7b7

16-10-2018