Endişeli Kadınlar

Mahdiye Mahdizad


Yazar Hakkında

Mahdiye, İran’da Resim bölümünden lisansını aldıktan sonra, yüksel lisansını Hacettepe Seramik bölümünde yaptı. Hep sanatla uğraşmayı sevdi ve seçti. Hayatı sanatsız bir hiç olarak görüyor ve sanatla her şeyin daha da güzelleştiğine inanıyor.


Bir kaç sene önce , anne olan veya olmayan kadınların gözlerindeki derin endişeye ve hüzüne takılmıştım. Bunun nedeni haberler de çıkan cinayet, taciz, çocuk ölümleri, savaşlar, velayet alamama ve bir sürü kadınları kapsayan farklı haberler idi. Bunu birçok nedeni olabilirdi. Biraz araştırmaya başladım ve böyle haberlerin daha çok gelişmemiş ülkeleri kapsadığını gördüm. Bende onlardan birindenim çünkü.  

                                               

Belki böyle olaylar başımdan geçmemiş olabilir ama her zaman benimde endişelerim olduğundan emindim. Benimle dertleşenlerin bana söyledikleri nedenlerden: Yaşadığın yerlerde seni yeterli görmeyip kendini isbatlamak için fazlası ile yorman. Kadın olduğun için bir çok işin üstüne yapışması; (yemek, çocuğa bakmak, ev temizliği... ) üstüne ne giyeceğine herkes ve her yer karar verebilir, çoğu zaman kendini savunamazsın  ve bunun gibi bir sürü nedenlerden sadece bir kaçı.    

                                     

Bunları aşmak ve ya çozumlemek gibi yollar var hiç olmasa bir kısmı zamanala hall olabilirler, her ne kadar yüzde yüz olmasada, yine çözümsüz değilerdi Bir çoğu. Ama hayatlarında bu sorunlar olmayanlarında gözünde bu hüzün vardı. Bazı kişilerin gözündeki endişe ve hüzün beni derinlere çekiyordu.

                                                                          

Çözemediğim içinde saatlerce düşünüp duruyordum. Gözlerindeki bakış çok şeyi ifade ediyordu. Onlarıda çizmeye başladım. Gerçektende gözler, kişinin içindekileri dışarı vura biliyor. onları fark edip çizmeye başladım.

Çizdiğim bu kadın yüzleri çoğu zaman üzgün bir yüz olarak çıktığının sebebi düşündüğüm o endişeli gözler. Her kes bana bu kızlar niye üzgün diye soruyordular.    

                                

Benimde cevabım hep ’’ bende nedenini bilmiyorum’’ oluyordu. Sonralar fark ettim ki o üzgün kız yüzleri, benim farkında olmadan mutsuz insanlarla konuşup ve ya izlediğim kişilerin üzgün ruh hallerinin bana yansıdığı duygularmış. Ben onların yüz ifadelerini içimde tutup, kendi içimdeki hüzün, bazen korku, bazen çare sizlik, çoğu zaman özlem ve zaman zaman öfke ile karıştırıp, kalemimle seramik yüzeylerine yansıtıyormuşum. O kadar farklı bir duygu idi ki bu. Bunu anladıktan sonra tekrar yarattığım eserlere baktım ve aynı hisleri tekrar yaşadım. Eserlerim beni aynı bir koku ve ya müzik gibi o zamanlara geri götüre biliyorlar. Ben onlara baktığımda hep kendimi görüyorum ve bu bana çoğu zaman terapi gibi geliyor. Ben içimdeki sevmediğim hisslerimin dışarı çıkartmanın bir yolunu bulmuşum ve bu da beni mutlu ediyordu.


Benim seramikle olan çalışmalarımın, yüzeyinde seramik üstü fırça dekorutekniği ile, ve resimlerde de yağlı boya , kuru kalemle ve acrolik ile yaptım.

                                           

                                                                                                                                            Mahdiye Mahdizad

07-11-2018